Gittim Gezdim Geldim / Ankara
Gezinin İstanbul ayağından başlayayım anlatmaya. Emir Akın’la birlikte trenle Türkiye turuna karar verdikten sonra güç bela bir araya gelip gezinin planını yapmaya başladık. İlk olarak backpacklerimizi hallettik ve Sirkeci Garı’na gidip tren tur kartlarımızı aldık. “Demirağlarla ördük ana yurdu dört baştan” diyerek Haydarpaşa Garı’ndaki son trene atladık büyük bir heyecanla.
İstanbul’dan ayrıldıktan sonra ilk durağımızı Eskişehir olarak belirlemiştik. Saat 04.00’te Eskişehir Garı’na ulaştık, görevliyle yaptığımız ufak bir görüşmeden sonra Kayseri’ye gidecek trenin 24 saat sonra olduğunu öğrenince tekrar trene dönmeye ve günü Ankara’da geçirmeye karar verdik. Tabi bu arada bizim tren ufak ufak yol almaya başlamıştı, geç farkettik. Hemen depara kalktık ve trene yetişmeyi başardık. Hızlanmaya başlayan trenin kapısını son anda açıp güç bela atlayabildik trene. (Hep Western izlemenin faydaları bunlar.)
Devam

İstanbul’da yaptığımız rota planlamasına göre ilk günü Eskişehir’de geçirip doğrudan Kayseri’ye geçecek ve kısa bir süre Kayseri’de kaldıktan sonra Mersin, Adana, Gaziantep üzerinden Mardin’e geçecektik. Ama trenle doğuya gitmenin büyük bir sabır gerektirdiğini fark edip hemen akabinde çark ettik. Doğuyu gezmek istiyorsanız nokta atışlar yapmalısınız. Trenle, tarım işçilerinin yollarda olduğu vakitlerde otuz saate yakın tren yolculuğu çekilecek bir şey değil. Yoldayken rota üzerinde ufak tefek değişikliklikler yaptık. Kayseri’de vakit geçirip aynı gece Ulukışla üzerinden Konya’ya gitmeyi düşünüyorduk ama TCDD’nin imkanları buna izin vermedi. Rotada tutturamadığımız tek yer Konya oldu, o da içimizde kaldı zaten.
Çünkü tilkinin dönüp dolaşıp geleceği yer kürkçü dükkanıymış. Bitirdim tatili döndüm yuvama. Koca tatil boyunca bana İstanbul’u hatırlatacak her şeyden uzak durdum. Bir tek Emir Akın’dan ayrılamadım. Eksik olmasın yalnız bırakmadı beni, turu birlikte tamamladık. Kars’a ya da Mardin’e kadar gitmeyi planlamıştık ama evdeki hesaba çarşıya uyduramadık. Zaten gezinin dışındaki hiçbir hesap da çarşıdakiyle tutmadı. Aklımıza koyduğumuz her şeyi yaptık. Rahatladık, stres attık, kafayı dinledik. Canlandık ve kendimize geldik. Dönüş yolunda öbür tatilin planlarını yapmaya başladık.
Çeyrek asrı deviren ömrümün muhasebesini yaptım geçen gün. Vicdan muhasebesi, nefis muhasebesi, doğrularım, yanlışlarım, pişmanlıklarım, hatalarım… Derken çok önemli bir şeyi farkettim; yıllardır tatil yapmamışım. Bünyeyi tatil diye Rivalarda, Şilerde, Ağvalarda oyalamışız senelerce; yemiyor artık keranacı!



Son Yorumlar