Etiket Arsivi: gittim gezdim geldim

Yazın yaylaya kaçılır


Aydın’da bunaltıcı bir yaz mevsimi daha. Hele benim gibi sıcakta aşırı terleyenler için tam bir işkencedir yazları Aydın’da durmak. İyi ki Adana, Mersin ya da Antalya’da falan yaşamıyorum. Oralar, yazları çok daha beter. Eşimle serinleyip kafa dağıtırız dedik ve çok küçükken ailemle gittiğim, hayal meyal hatırladığım Gölcük Yaylasına gitmeye karar verdik. Gölcük, İzmir’in şirin ilçesi Ödemiş’e 28 km uzaklıkta, volkanik göle sahip bir yayla köyü. Rakımı 1050 metre civarında. Yeşilliklerin içinden, dağı tırmanarak, keskin virajları dönerek ulaşıyorsunuz Gölcük’e. Uzunca tırmanışın ardından yeşilin arasındaki krater gölünü görünce insanın bütün yorgunluğu diniyor.

Devam

Gittim Gezdim Geldim / Bodrum

Geçen seneki tatilden döndükten sonra, “Hacı senin tatil çok güzelmiş ya, beraber böyle bir beraber yapalım” diyen eril ve dişilerin yan çizmesi sonucu kendimi bir anda Bodrum’un kızgın kumlarında, kulağımda Hande Yener’in “Bodrum’a da gittik beraber, Eestanbul’da da yaşadık” diye bağıran sesiyle buldum sepsevgili okur. Denizle kumun birleştiği tatillerden çok fazla hazzetmesem de insan mecbur kalınca uzanıyor şezlonga. “Ben dağ, bayır gezemem hacı” diyenlere sözüm yok ama “Abi seneye de Karadeniz turu yapalım yaa” deyip yan çizenleri huzurlarınızda bir kez daha en sinkaflı duygularımla anıyorum.

Bodrum’a giderken bir günün nasıl geçeceğini tahmin ediyordum. Kahvaltı, deniz, öğle yemeği, havuz, akşam yemeği, okey masası, bilumum aktivite ve yatış. İşte genel hatlarıyla tahminlerim bu şekildeydi, tahminlerimde de yanılmadım anasını satayım! Dört kişilik bir tatil ekibiyle İngiliz, İrlandalı ve Hollandalıların cirit attığı Bodrum’da aklımdan geçen programa son derece sadık kaldık.


Devam

Bi gün bi arkadaşla oturuyoruz…

medeniyetEmir’le birlikte Gittim Gezdim Geldim serisinin başlamasına vesile olan gezinin ilk gününde yorgunluktan bezmiş bir vaziyette Ankara’da bir parkta oturmuş konuşuyorduk. Mevzu nereden açıldı hatırlamıyorum ama sonunu Emir şöyle bağladı: “Olm şimdi bunu bir yarış olarak düşün. Adamlar bize tur bindirmiş defalarca. Tur bindirirken yanımızdan geçiyorlar ya, işte o zaman devletlüler meydana çıkıp (Gördüğünüz gibi muasır medeniyetlerle aynı seviyedeyiz) diyorlar. Bizim medeniyetimiz budur işte.”

Sonra bu güzel tesbiti için “Aferin lan keranacı” diyerek tebrik ettim Emir’i.

Gittim Gezdim Geldim / Bergama

altay1Balıkesir’de fazla vakit kaybetmeden öğleden sonra Bergama’ya doğru yola çıktık. Gittim Gezdim Geldim serisinin başlarında Anadolu’da ulaşım zor demiştik. Bunu bir kez daha yakından gördük. Bergama’ya ulaşabilmek için ilk önce trenle Soma’ya gittik. Orada iki vasıta değişikliği yaparak Bergama’ya giden minibüslerden birine atladık ve bir saatlik yolculukla Ege’nin arka mahallelerini seyrederek Bergama’ya ulaştık.

Bergama’da bizi ilk karşılayan aşırı sıcak bir hava oldu. Kayseri’de Nevşehir’de sadece ışık verdiğini düşündüğüm güneş, Ege’de diğer işlevinin de sıcaklık yaymak olduğunu hatırlattı, akşam üzeri olmasına rağmen beynimizi sulandırdı.
Devam

Gittim Gezdim Geldim / Balıkesir

altayyHava akşama dönmek üzereyken Eskişehir’den Balıkesir’e doğru yola çıktık. Gezinin en sıkıntılı, en iğrenç, en bezdiren, çocuklardan lanet ettiren yolculuğu başlamıştı. Kayseri’ye giderken trende gecenin bir yarısı bağıra çağıra konuşan yavşaklardan edindiğimiz tecrübe gereği trende uyumak zordu ve bunu en iyi çözebilecek olan da bir uyku ilacıydı. O güvenle bindik trene…

Yaptığımız yolculuktan bahsedeyim biraz. Vagonumuz, TCDD’nin diğer vagonlarına nazaran gayet kaliteliydi. Ancak içindeki karaktersizlerin kalitesi için aynı şeyi söyleyemiyorum. Yaklaşık yetmiş kişinin aynı anda yolculuk yaptığı pullman vagonun popülasyonunun yirmi kişilik kontenjanını 0-6 yaş grubuna ait çocuklar oluşturuyordu. Koltuklarımız en manyak ailelerin ve onların çocuklarının olduğu bölümün tam ortasına denk gelmişti. Arkamda ayağını koltuğa vuran bir velet, sağımda ise yere oturup oyun oynamaya çalışan bir sürü gerizekalı yavru vardı Balıkesir yolculuğunda.
Devam