Aşka aşık olanlar
Kapris No: #~Belirsiz~:
- Beni seviyor musun?
- Seviyor muyum? Seviyorum tabii ki, evet.
- Seni terk edersem ne yaparsın?
- Ne mi yaparım? Çatıya çıkıp vurulmuş bir köpek gibi bağırırım.
- Ama ben seni sevmiyorum.
Kapris No: #~Sonsuz~:
- Beni seviyor musun?
- Seviyorum tabii ki, evet.
- Benim için her şeyi yapar mısın?
- Ne yapayım? Söylemen yeterli.
- Şunları görüyor musun? Git ve direksiyondakini dudaklarından öp, yeniden konuşalım. (Yağmurlu gecede, sokağın köşesinde beklemekte olan polis arabasını gösterir.)
- Ne!?
- Hadi, beni ne kadar sevdiğini göster.
- Yapınca ne olacak ki?
- Aşkının gerçek olduğunu anlayacağım. Yapmazsan Üçkağıtçıların Kralı’sın. Eşyalarımı toplar giderim.
Bu diyaloğu yaşasanız ne yapardınız? Hatta kızın dediğini yaptıktan sonra yine de sizi bırakıp giderse ne yapardınız?
Devam

Ben bankacı gördüm! Benim bankacı arkadaşlarım var! Onlardan ilginç detaylar öğreniyorum nefret ettiğim banka ortamlarına dair. Mesela bunlardan bir tanesi bankalardaki “kılık kıyafet kanunu”. Kot falan giyemiyorlarmış. Hadi bunu anladık insanı alelade gösteren bir şey kot (anlamadım aslında, bence mis gibi kıyafet). Sakal traşı falan da olmak zorundasın. Tamam hadi bunu da anladım diyelim. Takım elbise giymek zorundaymışsın; bunu da anlarım. Peki takım elbiseye renk zorunluluğu getirilmesini, illa lacivert ya da siyah olacak diye zorlanmasını kim nasıl anlatır bana?






Son Yorumlar