Etiket Arsivi: medya

Yayın ahlakı ne lan?

Hürriyet MaxBugün arkadaşlardan biri bir link gönderdi. “Abi,” dedi “habercilik başarısı budur!”

Girdim baktım, gerçek bir habercilik başarısıydı. Elbette başkasından değil, her zamanki gibi Türkiye’nin en büyük gazetesi Hürriyet’ten. Bu gazetenin başarılı haberleri genelde herkesin bildiği sıfatsız mankenlerin seksi resimlerini bulmaktır ama bu seferki gerçek bir başarıydı. Hürriyet bile uygun başlık bulamamış ve “Bu kızlar bildiğinizden çok farklı” başlığıyla sunmuştu haberini.

Peki neydi haberin içeriği? Yaşları 16-17 civarındaki kız çocuklarının internetten derlenmiş fotoğrafları.

Sizce de bomba bir haber değil mi? Başka hangi gazete size bacak kadar çocukların çıplak resimlerini “bu kızlar çok farklı” diye sunabilir?

Hadi ama, çocuk pornosu demeyin, porno yok. Kızların göğüs uçlarını sansürlemişlerdi. Çıplak göğüslerinin uçları sansürlenen 17 yaşında bir kız çocuk pornosunun kurbanı sayılamaz ki.


Devam

Sağlık sektörüne para lazım

kus gribi yalan dolandir!Ben küçükken Şile’ye pikniğe giderdik. Ümraniye yolları stabilizeydi, Ümraniye Sondurak dediğimiz yer gerçekten de son duraktı. Daha ileri gitmezdi otobüsler. Ümraniye’yi geçtikten yol kenarında kızarmış piliç satan dükkânlar olurdu. Biraz daha gidip Ömerli’yi de geçince mevsimine göre mısırcılar, gözlemeciler, meyve sebze satanlar da olurdu.

Acarkent falan yoktu o zamanlar, Beykoz Konakları da yoktu. Bugün villaların cirit attığı yerlerde çakalların gezdiği ormanlar vardı. Bunları hatırlıyorum diye 100 yaşında zannetmeyin beni, sadece 15–16 sene öncesinden bahsediyorum.

Çevresindeki ormanları kemire kemire Şile’ye kadar dayanan İstanbul sadece ormanları değil, orman köylüsünü, bir şekilde yaşamaya devam eden o sakin kasaba yaşamını da yok etti.

“Eski günler ne güzeldi üf yaa,” diye ağlayacak değilim, böyle olması gerektiği için böyle oldu. Son 50 yılda milyonlarca insanın koşarak gelip doluştuğu bir şehirden bahsediyoruz, daha farklısı beklenemezdi.

Ben “Ümraniye köydü,” diyorum, babam “Maslak’ta çakallar gezerdi,” diye anlatıyor. Eğer dönüp gelir de İstanbul’da yaşarsam çocuklarım Ömerli’deki, Şile’deki gökdelenleri, iş merkezlerini gösterip “eskiden ormandı buralar” diyecekler. Göç engellenmedikçe, normal gelişmeler bunlar.

Aslında kafama takılan başka bir şey bugün.

Bütün dünya aylardır Domuz Gribi tantanasıyla yatıp kalkıyor. Aşılar, ilaçlar, maskeler yok satıyor. Türkiye’de Sağlık Bakanı “herkes aşı olsun,” derken Başbakan kalkıyor, “bana ne ben aşı olmam, gerek yok,” diyor.


Devam

En seksi 100 Türk

ahmet hakanHürriyet Gazetesi yaşayan en seksi 100 Türk’ü seçmiş. 50 kadın 50 erkek var listede. Yarışmanın amacına bayıldım.

Uzaya bizi temsilen 50 güzel kadın ve 50 erkek gönderecek olsak, neslimizin devamı için kimleri seçerdik?

Türk ünlülerini çok tanımam o yüzden internetten aradım seksilerin diğer fotoğraflarını.

Eğer Türkiye’nin en seksi 100 ismi bunlarsa biz çok çirkin milletmişiz.


Devam

Sümeyye keman çalıyormuş!

asil_sana_fuckŞu ülkenin medyasından zerre hazetmiyorum. Gazeteleri paçavraya, gazeteciliği çapulculuğa çevirdiler. Haberlere göz atarken bir şey dikkatimi çekti, merak edip okudum.

Özetleyelim hemen.

CNN Turk’te Kürşat Başar’la programına konuk olan piyanist Süher Pekinel, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın kızı Sümeyye’nin keman dersleri aldığını, şan derslerine devam ettiğini, şarkı söylediğini açıklamış.

Ölse kılımı kıpırdatmayacağım, belki de zil takıp oynayacağım Mehmet Ali Birand ise şaşkınlıktan küçük dilini yutmuş!
Devam

Boxer ve Bulvar arasındaki 7 fark

erkek dergileri(Bu yazıda ahlaki değerlerinizle ters düşecek, “aaa çok ayıp,” dedirtecek materyaller bulunabilir, cici çocuklar ve hanım kızlar yazının devamını okumasınlar. Hürriyet okurları için sorun yok, alışkınlar böyle şeylere)

Bulvar Gazetesi’ni bilirsiniz. İkinci sınıf gazete kabul edilir, abazanlara hitap ettiği söylenir, inşaatta bira içen amelelerin en önemli kültürel aktivitesidir bu gazeteyi okumak.

Boxer Dergisi’ni de bilirsiniz. Gayet şık tasarlanır, sevgiliye alınması gereken pahalı hediyelerden bahsedilir, köşe yazarları falan vardır.

Bu iki medya ürününün arasında ne fark var?
Devam