<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Delinin Kuyusu &#187; mektup</title>
	<atom:link href="http://www.delininkuyusu.com/index.php/tag/mektup/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.delininkuyusu.com</link>
	<description>Bir deli, kuyuya bir akıllı atar ve olaylar gelişir!</description>
	<lastBuildDate>Sun, 14 Aug 2011 01:36:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Tamam geliyoruz!</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/tamam-geliyoruz.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/tamam-geliyoruz.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 30 Apr 2009 22:14:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Altay Esiroglu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Havadan Sudan]]></category>
		<category><![CDATA[Şahsiyet]]></category>
		<category><![CDATA[askerlik]]></category>
		<category><![CDATA[bedelli askerlik]]></category>
		<category><![CDATA[bolivya]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[jose alfredo]]></category>
		<category><![CDATA[mektup]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=1239</guid>
		<description><![CDATA[(Aşağıdaki yazıyı nerden bulduğumu hatırlamıyorum şimdi ama Bolivyalı bir genç Jose Alfredo’ya yazmış vakti zamanında. Bolivya’da üniversite mezunları 6 ay, diğerleri ise 15 ay civarında askerik yapıyormuş bir zamanlar. Sonra günün birinde Jose Alfredo Garcia Bruno Domingues Sanches “Olmaz öyle şey. Askerliği tek tipe indireceğiz herkes eşit yapacak” demiş ve bu yazı ortaya çıkmış. Ben [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><img class="alignleft size-full wp-image-1240" style="margin-top: 10px; margin-bottom: 10px;" title="iwantyou" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/05/i-want-you-flat.jpg" alt="iwantyou" width="410" height="472" />(Aşağıdaki yazıyı nerden bulduğumu hatırlamıyorum şimdi ama Bolivyalı bir genç </em><a href="http://www.delininkuyusu.com/?p=642" target="_blank"><em>Jose Alfredo’ya</em></a><em> yazmış vakti zamanında. Bolivya’da üniversite mezunları 6 ay, diğerleri ise 15 ay civarında askerik yapıyormuş bir zamanlar. Sonra günün birinde Jose Alfredo Garcia Bruno Domingues Sanches “Olmaz öyle şey. Askerliği tek tipe indireceğiz herkes eşit yapacak” demiş ve bu yazı ortaya çıkmış. Ben aradan çekileyim sizi Bolivyalı gencin satırlarıyla bırakayım&#8230;)</em></p>
<p>Çok kıymetli, pek sevgili Jose Paşam; uzun dönem-kısa dönem ayrımını kaldırmaya yönelik açıklamanız süperdi, destekliyoruz. Böyle bir ayrım bence de çok saçma. Nedir yani okumuş adamın 6 ay askerlik yapıp, okula gidemeyen cânım vatan evladının 15 ay askerik yapması. Hepsinin iki gözü yok mu? Bence var! Dolayısıyla herkes eşit&#8230;</p>
<p>Bakın benim dikkatimi çeken bir başka konu daha var. Bu okuyan dallamalar çok bilmiş oluyorlar. Zaten askerliği vicdanen reddedenler hep üniversite mezunu tipler. Vatan sevgisini, devlet aşkını falan sorguluyor bunların birçoğu. Ama yurdumuzun o saf, mert, yüreği temiz, alnı pak, akça pakça evlatları hiç bunları yapmıyorlar. Vatanlarını çok seviyorlar. Devletlerine yavukluları kadar aşıklar, analarına olmadıklarına kadar sadıklar. Dolayısıyla onları ödüllendirmek adına yurdumuzun iç kesiminin evlatları 2-3 ay askerlik yapsalar yeterlidir. Asıl bu vatan haini lavuklara verin 15 ay askerlik vazifesini, verin de Türklerin dediği gibi Hanya ile Konya arasındaki ayrımı yapabilsinler. Döndüklerinde iş, aş, Haydar Baş! konusunda sıkıntıya düşmelerinden korkmayın. Ölsün ibneler!<span id="more-1239"></span></p>
<p>Sayın Jose Paşam, birçok üniversite öğrencisi mezuniyet gününde burulu bir vaziyette ellerine tutuşturulacak kağıt parçalarının hayalini kuruyorlar. Açıklamanıza sadık kalırsanız günün birinde gerçekten ellerine alacaklar, hayalleri gerçek olacak.</p>
<p>Bolivya’daki üniversitelerin çok kaliteli kurumlar olmadığını ben de sizin kadar biliyorum. Ama anladığım kadarıyla siz, üniversite mezunlarına bahşedilen 6 ay askerliğin nasıl bir motivasyon kaynağı olduğunu bilmiyorsunuz. O zaman şunu söyleyeyim, birçok vatan evladı var askerliğini kısa dönem yapabilmek için üniversiteye giden. Siz şimdi böyle yaparsanız, zaten okumaya hevesli olmayan bu adamları nasıl sokarsınız üniversitelere? Yarın öbürgün siz de bir Türk paşası gibi “Halk cahil, cumhurbaşkanını seçemez” derseniz, olur mu? Bence olmaz!</p>
<p>Herkes eşit sürede askerlik yapacaksa askerliğini yapmamış bir birey okula gider mi? Sittin sene gitmez. Liseyi bitirir, sülüsünü alır, paşalar gibi askerliğini yapar. Ondan sonra döner evine, iş peşinde koşturur. Ama bazıları daha rahat bir hayat sürmek için okur tabii ki. Bugün 100 bin üniversite öğrencisi varsa, o gün bu rakam 50 bine düşer. Ama niyetiniz üniversitelerdeki yoğunlaşmayı azaltmaksa ona söyleyecek sözüm yok. Verdiğiniz her karara olduğu gibi buna da saygı duyarım. Saygı duymak ne kelime; bir Türk şairinin dediği gibi enginlere sığmam taşarım!</p>
<p>Biz büyük bir ülkeyiz paşam. Topraklarımızın üç tarafı sularla, dört tarafı düşmanlarla çevrili. Zaten her Bolivyalı asker doğar, bu özelliğimizi kaybetmemek için askerliği sürekli yapmalıyız. Göçebe kültürümüzü kaybetmemek için de bir şeyler olmalı. Bu konuda çok büyük bir eksikliğimiz var.</p>
<p>Sizler büyük insanlarsınız, bizler ise küçük mahluklar. Bir karar alıyorsanız vardır bir bildiğiniz. Vatan görevi de -bir Türk tabelasında yazdığı gibi- vergilendirilmiş kazanç kadar kutsaldır. Vergi kaçıranlar toptur ayrıca. </p>
<p>Vatanımız, devletimiz bizi insan yerine koymaz ama biz onun için ölürüz. Ölmeliyiz, ölmelisiniz, ölmeliler, ölsünler, ölüler. Ölen ölür kalan sağlar halayda başı çeker. Benden selam söyleyin Bolu Bey’ine. Ferman padişahınsa PKK’nın ne işi var dağda!?</p>
<p>Yani diyeceğim odur ki ellemeyin sisteme. Cahil halka bir tekme de siz atmayın. Bizi ortaçağ karanlıklarına götürmeyin ey kıymetlilerimiz!</p>
<p>Por favor!<br />
Miguel Rodrigo Alvaro Guelermo Alvarez<br />
Cochabamba &#8217;80</p>
<p>Adios!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/tamam-geliyoruz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/05/i-want-you-flat-260x300.jpg' length ='23607'  type='image/jpg' />	</item>
		<item>
		<title>Fazıl Say’a açık mektup</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/fazil-saya-acik-mektup.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/fazil-saya-acik-mektup.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 2009 23:05:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Altay Esiroglu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Havadan Sudan]]></category>
		<category><![CDATA[müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Şahsiyet]]></category>
		<category><![CDATA[2009 yerel seçimleri]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[chp]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[deniz baykal]]></category>
		<category><![CDATA[deniz baykal'a mektup]]></category>
		<category><![CDATA[fazıl say]]></category>
		<category><![CDATA[laiklik]]></category>
		<category><![CDATA[mektup]]></category>
		<category><![CDATA[sanatçı]]></category>
		<category><![CDATA[seçim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=1007</guid>
		<description><![CDATA[Fazıl Say sen manyak mısın ne istiyorsun her seçim sonrası bizden? Geçen “ülkeyi terk edeceğim” demiştin, şimdi de Deniz Baykal’a mektup yazmışsın. Hasta mısın? Fazıl Say nerede eğitim aldığını çok merak ediyorum. Senin Türkçe derslerine giren öğretmenin manav mıydı, var mı bunun cevabı? Fazıl Say, Deniz Baykal’a yazdığın mektubun her satırında üç nokta kullanmışsın. Cümleye [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-1008" style="margin-top: 10px; margin-bottom: 10px;" title="fazilsay" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/04/8d8_fazil-say.jpg" alt="8d8_fazil-say" width="410" height="284" />Fazıl Say sen manyak mısın ne istiyorsun her seçim sonrası bizden?</p>
<p>Geçen “ülkeyi terk edeceğim” demiştin, şimdi de Deniz Baykal’a mektup yazmışsın. Hasta mısın?</p>
<p>Fazıl Say nerede eğitim aldığını çok merak ediyorum. Senin Türkçe derslerine giren öğretmenin manav mıydı, var mı bunun cevabı? Fazıl Say, Deniz Baykal’a yazdığın mektubun her satırında üç nokta kullanmışsın. Cümleye derin anlam katacak başka şeyler yok mu Fazıl Say? Bu mektubu bana bir başkası gösterseydi bir ilkokul çocuğu babasının gazıyla Deniz Baykal amcasına yazmıştır diye düşünürdüm. Fazıl Say hiç mi kitap okumuyorsun sen?</p>
<p>Fazıl Say seni “aydın” diye pazarladılar bize. Ülkesini çok seven bir insan ilk önce kendi dilini doğru kullanmaz mı? Kullanmazsa bunun adı çakma aydın olmaz mı Fazıl Say? Dostum, bir soru cümlesinde soru işareti bir kere kullanılır benim sana yazdığım bu mektupta olduğu gibi. Bunu da mı görmedin hiçbir yerde? Yazdığın diğer yazılardan da haberim var; hepsinde aynı hata! Farkında mısın Fazıl Say? Sen böyle hatalar yaparsan gazete sitelerindeki okuyucu yorumlarından ne farkı olur bunların? Millet onlarla taşak geçiyor Fazıl!<span id="more-1007"></span></p>
<p>Fazıl Say, 30 milyon 16 tane Estonya ederse, 42 milyon kaç tane Estonya eder hiç mi hesaplamadın bunu? Ailende matematik dehaları var, onlardan bir şey kapmadın mı bu yaşına kadar? Fazıl Say insan dert ettiği ülkeyi çok seviyorsa o ülkenin ilerlemesi, demokratikleşmesi için diğer seslere de saygı göstermez mi? Ben ülke sevgisi konusunu tartışabilen birisiyken buna saygı gösteriyorsam senden bunu beklemem abes mi?</p>
<p>Fazıl Say gördüğüm kadarıyla ömrünün çoğunu ülke dışında geçirdin. Ne ara ülkesi için parçalanan birisi oldun? Baykal’a yazdığın mektupta CHP’ye oy veren yüzde 24’ün zekasının çok büyük olduğunu söylemişsin. Eğer yazdığın bu mektupla onları temsil ediyorsan geri kalanların zekasının durumu hakkında ne düşünmemi bekliyorsun Fazıl Say?</p>
<p>Fazıl Say, CHP partizanlarının içinde Deniz Baykal’a adam gibi mektup yazacak kimse yok muydu da bu işe sen el attın? Yoksa reklamını yapmak mıydı amacın? Yazdığım işbu mektupla reklamına tuz da ben kattığım için bana da bir konserine bilet ayarlar mısın?</p>
<p>“Varoşlara inelim, halkla bütünleşelim&#8230;” demenin hemen öncesinde Atatürk’ün “Ben halkı niye dinleyeyim, halk beni dinlesin” demesini örnek vermişsin. Diktatörlük mü istiyorsun Fazıl Say? Yok amacın demokrasi ise bu nedir Fazıl Say? Bu nasıl bir kafa karışıklığıdır toparlak müzisyen!</p>
<p>Fazıl Say sen nasıl oluyor da kendini çok önemli bir insan olarak görüyorsun? Kaç kişi senin kim olduğunu biliyor, 70 milyon içinde kaç kişi seninle avunuyor tombik? “100 konserimin 80’ini yurtdışında veriyorum” diyen sen misin yoksa bizim hacı amca mı? Vatan sevgisi yurtdışına kapağı atmak mıdır konçertolarını yediğim?</p>
<p>Fazıl Say akıllı adamsın! Bu ülkede popüler olmanın yolunu bulmuşsun, helal olsun. Eğer işin müzikse, oradan beslenmeyi düşünüyorsan bu yaptıklarının samimiyetine nasıl inanayım Fazıl Say? Sen eğer böyle yaparsan; önündeki Muş Ovası’na bir tohum bile atmamasına rağmen “laik düzeni korumalıyız” diyen Ziraat Fakültesi Dekanı’ndan ne farkın kalır Fazıl Say? Fazıl Say, Shakespeare’in “Dostum siz şemsiye yapınız, sadece şemsiye yapınız, yalnızca şemsiye yapınız,” diye biten hikayesini hiç mi duymadın? Duyduysan da hiç mi ibret almadın?</p>
<p>Siyasete bu kadar meraklıysan ne diye hala piyano başında kafanı sallıyorsun oynar başlı müzisyen?</p>
<p>Fazıl Say!<br />
Yeter lan sayma artık!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/fazil-saya-acik-mektup.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/04/8d8_fazil-say-300x207.jpg' length ='17746'  type='image/jpg' />	</item>
		<item>
		<title>Tetrapak meşrubat ambalajları</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/tetrapak-mesrubat-ambalajlari.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/tetrapak-mesrubat-ambalajlari.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Dec 2008 18:16:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Akay Perker</dc:creator>
				<category><![CDATA[Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[İnceleme]]></category>
		<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[ambalaj]]></category>
		<category><![CDATA[içecek]]></category>
		<category><![CDATA[mektup]]></category>
		<category><![CDATA[meyve suyu]]></category>
		<category><![CDATA[tasarım]]></category>
		<category><![CDATA[tetrapak]]></category>
		<category><![CDATA[ticaret]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=481</guid>
		<description><![CDATA[Kim tasarladı abicim bu kutuyu? Bir ürün tasarlanırken sadece şık görünmesi veya kargoda rahat taşınabilmesi mi düşünülür, yoksa kullanım kolaylığına da biraz önem verilir mi? Benim gibi keyfine düşkün bir müşteri için, kullanım rahatlığı her şeyden önce gelir. Eğer bir sıvı kutusunda delik yuvarlaksa ve dökme esnasında hava alamıyorsa, o kutudaki sıvıyı başka bir yere [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-480" style="float: left; margin: 10px;" title="Dünyanin en berbat mesrubat kutusu" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/2008/12/tetrapak_ambalaj.jpg" alt="" width="200" height="301" />Kim tasarladı abicim bu kutuyu?</p>
<p>Bir ürün tasarlanırken sadece şık görünmesi veya kargoda rahat taşınabilmesi mi düşünülür, yoksa kullanım kolaylığına da biraz önem verilir mi?</p>
<p>Benim gibi keyfine düşkün bir müşteri için, kullanım rahatlığı her şeyden önce gelir. Eğer bir sıvı kutusunda delik yuvarlaksa ve dökme esnasında hava alamıyorsa, o kutudaki sıvıyı başka bir yere transfer etmek tam bir işkence olur.</p>
<p>Bu nedenle, solda gördüğünüz Tetrapak ambalaj, dünyanın en kullanışsız meşrubat ambalajı olarak tarihe geçmeye hak kazanmıştır. Bu kutuyu tasarlayan arkadaşın fizik kurallarından hiç anlamadığına adım gibi eminim.</p>
<p>Kardeşim ben bu kutudan bardağa meşrubat dökmek için illa ki deliğin yanına başka bir delik açmak zorunda mıyım?</p>
<p>Değilim. Zorunda olmadığım için de, bir süredir raflarda duran bu berbat tasarımlı kutuyu kesinlikle almıyorum. Gerek Ice Tea, gerekse meyve suları olsun, şık görünümlü ama kullanışsız Tetrapak ambalajlar yerine cam şişeyi tercih ediyorum.</p>
<p>Bu dandik tasarımı kullanan meyve suyu üreticilerine ve Türkiye&#8217;de 1971&#8242;den beri faaliyet göstermesine rağmen fizik kurallarından anlamayan ürün tasarımcıları çalıştıran Tetrapak&#8217;a duyurulur.</p>
<p>Öperim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/tetrapak-mesrubat-ambalajlari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mektup yazdım Hasan&#8217;a, ha Hasan&#8217;a ha sana</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/mektup-yazdim-hasana-ha-hasana-ha-sana.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/mektup-yazdim-hasana-ha-hasana-ha-sana.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 20 Nov 2008 13:40:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Akay Perker</dc:creator>
				<category><![CDATA[Havadan Sudan]]></category>
		<category><![CDATA[askerlik]]></category>
		<category><![CDATA[mektup]]></category>
		<category><![CDATA[terör]]></category>
		<category><![CDATA[ticaret]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=375</guid>
		<description><![CDATA[Hasan! Lan sen ne terbiyesiz bir adammışsın. Şirketin arabasını kendi keyfin için kullanmayacaksın demedik mi sana? Oğlum sen aptal falan mısın? Bak bunu daha önce de yaptın. Neden kulak asmıyorsun bu uyarılara sen? Yediğin önünde yemediğin arkanda evladım. Altına arabanı veriyoruz, evinin kirasını ödüyoruz, sınırsız bütçe sağlıyoruz. Buna rağmen 3 hafta önce deli gibi zarar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hasan!</p>
<p>Lan sen ne terbiyesiz bir adammışsın. Şirketin arabasını kendi keyfin için kullanmayacaksın demedik mi sana? Oğlum sen aptal falan mısın? Bak bunu daha önce de yaptın. Neden kulak asmıyorsun bu uyarılara sen?</p>
<p>Yediğin önünde yemediğin arkanda evladım. Altına arabanı veriyoruz, evinin kirasını ödüyoruz, sınırsız bütçe sağlıyoruz. Buna rağmen 3 hafta önce deli gibi zarar ettin! Bizi rakiplere rezil ettin lan, hatırlasana! Bi&#8217; de kalkıp suçu yönetime attın, &#8220;bütçemiz yetersiz, para olsa böyle olmazdı,&#8221; falan dedin. Daha ne kadar bütçe verelim evladım sana?</p>
<p><span id="more-375"></span>Şimdi de tutmuş şirket arabasıyla pikniğe gitmişsin. Ben sana o araba sadece şirket ihtiyaçları için kullanılacak, haftasonu karını çocuğunu gezdirmeyeceksin demedim mi? Ulan Ankara&#8217;dan Trabzon&#8217;a arabayla gidilir mi? Hem bütçe yetersiz, para yok diyorsun hem de şirketin arabasını, benzinini keyfine göre harcıyorsun. Üstelik yanına o gün tatil yapması gereken elemanlarını da almışsın. &#8220;Elemanlar için değişiklik olsun, şirket pikniği olsun&#8221; falan deme bana, gördüm fotoğrafları! Sen spor kıyafetlerle, bir yanında karın bir yanında çocuklarınla eğlen coş, elemanların takım elbiselerle arabanın yanında dikilip sana hizmet etsinler. İş mi lan bu yaptığın?</p>
<p>Müşterilere rezil olduk lan senin yüzünden. Senin beceriksiz yönetim politikaların yüzünden borsada değeri düştü şirketin. Hissedarlar demediğini bırakmadı bize. Bu insanlar şirket hisselerine Hasan piknik yapsın diye para vermiyor oğlum, karşılığında iş bekliyorlar, kâr bekliyorlar!</p>
<p>Terbiyesiz Hasan! Git istifanı ver şimdi! &#8220;Ben bu işi beceremeyecek kadar salağım, sermaye yönetmeyi bilmiyorum, üstlerim ne der, rakiplerim bana hangi gözle bakar bilmiyorum&#8221; de. &#8220;Borsaya açık, dikkat çeken bir firmada hissedarların düşüncelerinin önemini kavrayamadım&#8221; de.</p>
<p>3 hafta önce yaptığın beceriksizlik yüzünden bütün hissedarlara rezil olduk zaten. Neymiş, paramız yokmuş. Hem bunca paraya rağmen bizi parası olmayan sefil şirket görüntüsüne sok, hem hissedarların &#8220;nereye gitti lan bu kadar para&#8221; diye düşünmesine neden olup şirketi dolandırıcı, hortumcu şirket gibi göster, hem de tut haftasonu şirketin arabasıyla gezmeye git. Bu nasıl bir beceriksizlikler silsilesidir Hasan?</p>
<p>Hadi git şimdi. Muhasebeye söyle hesabını kessinler.</p>
<p>Beceriksiz!</p>
<p>Kaybol!</p>
<p>** Bu yazının, Aktütün baskınından sonra &#8220;paramız yok bizim&#8221; diyen ve bugün tutup eşi ve çocuğunu da yanına alarak helikopterle pikniğe giden Genelkurmay 2. Başkanı Hasan Iğsız&#8217;la bir alakası yoktur. Tamamı, bizim şirketteki kabiliyetsiz Hasan&#8217;a 3 gün önce söylediklerimden ibarettir. Ordumuzu seviyor, saygıda kusur etmiyoruz, yanlış anlaşılma olmasın. Hasan Paşa pikniğe gitmişse vardır bir bildiği, biz cahil halkız, aklımız ona ermez. **</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/mektup-yazdim-hasana-ha-hasana-ha-sana.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Babalar gibi satalım!</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/babalar-gibi-satalim.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/babalar-gibi-satalim.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 13 Aug 2008 08:22:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Akay Perker</dc:creator>
				<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[inovasyon]]></category>
		<category><![CDATA[mektup]]></category>
		<category><![CDATA[porno dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[ticaret]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/index.php/2008/08/13/babalar-gibi-satalim/</guid>
		<description><![CDATA[Sayın bakanım, Biliyorum ve takdir ediyorum; satmayı çok seviyorsunuz. Uzman bir pazarlamacı, usta bir özelleştirmeci, cömert bir paylaşımcısınız. Size bir anımı anlatmak istiyorum! Birkaç gün önce yanımda bir arkadaşımla 2 ayda bozulan Samsung marka DVD sürücümü değiştirmek üzere Kadıköy&#8217;deki Yazıcıoğlu&#8217;na gittik. (Bu arada monitörde mükemmel olan Samsung, DVD konusunda çok başarısız. Bence Samsun&#8217;u bunlara satalım, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sayın bakanım,</p>
<p>Biliyorum ve takdir ediyorum; satmayı çok seviyorsunuz. Uzman bir pazarlamacı, usta bir özelleştirmeci, cömert bir paylaşımcısınız. Size bir anımı anlatmak istiyorum!</p>
<p>Birkaç gün önce yanımda bir arkadaşımla 2 ayda bozulan Samsung marka DVD sürücümü değiştirmek üzere Kadıköy&#8217;deki Yazıcıoğlu&#8217;na gittik. (Bu arada monitörde mükemmel olan Samsung, DVD konusunda çok başarısız. Bence Samsun&#8217;u bunlara satalım, fabrika kursunlar ama adam gibi DVD sürücü üretsinler.)</p>
<p>Neyse, konuya dönelim. Kartvizit ve el ilanı dağıtan gençleri bilirsiniz. Hani şu İngilizce kursu ilanları dağıtan ve &#8220;I know English, you motherfucker!&#8221; dediğinizde yolunuzdan çekilenler gibi. Buna benzer bir genç önümüzü kesti ve birer kartvizit tutuşturdu elimize. Melissa mıdır, Maria mıdır, ismini hatırlamadığım bir masaj salonunun kartviziti. &#8220;Nedir bu dostum?&#8221; dedim. &#8220;Masaj salonu abi, bekleriz&#8221; dedi. &#8220;Hizmet nasıl?&#8221; dedim. Göz kırparak &#8220;%100 hizmet var abi&#8221; dedi. &#8220;Ulan ben sivil polis olsam n&#8217;apardın?&#8221; dedim. &#8220;İndirim yapardım hahaha&#8221; dedi. Sonra detayları konuştuk.  Detayları burda anlatmak olmaz şimdi ama kızlardan birini özellikle tavsiye etti, sanırım kartvizitleri dağıtması için ödeme olarak o kızı vermişler.</p>
<p><span id="more-309"></span>Saptık yine. Yau hocam şimdi bakıyorum da, bu işi yapmak yasaksa bunlar nasıl bu kadar pervasız davranabiliyor? Sadece Kadıköy &#8211; Acıbadem arasında, Yeldeğirmeni civarında bu işi yapan yığınla ev, masaj salonu vs. mevcut. Bunların ne iş yaptığını herkes biliyor mu? Biliyor. Şehrin her duvarında &#8220;Bel fıtığı: 05xx xxx xx xx&#8221; numaraları var mı? Var. Bu fıtık doktoru arkadaşlar Rus ve Ukrayna asıllı hemşiraanımlarla sağlamıyorlar mı tedaviyi? Evet. Arkadaşlık sitelerinin özel mesaj kutuları pazarlıklarla dolu mu? Dolu. Öyle mi? Öyle.</p>
<p>Bakın kapitalizmin ticari yaşama getirdiği en büyük getirilerden biri markalaşmak oldu. Markasına değer vermeyen ayakta kalamaz. Mahalle bilgisayarcılarını PC Gold, Vatan gibi markalar batırdı. Onları da Mediamarkt gibi markalar batıracak. Dünyanın geneli gibi markalar da globalleşecek. Don Quijote&#8217;nin kendi yağında kavrulanları, yeldeğirmenlerinin küresel markaları temsil ettiği bir yüzyıla girdik.</p>
<p>Afedersiniz ama kaldırım orospusu diye bir şey kalmadı, farkında mısınız? Bostancı &#8211; Kartal arası sahildeki adları bilinmeyen taş gibi hatunlar ortadan kayboldu. Siz bunun bir devlet başarısı olduğunu düşünmüyorsunuz değil mi? Bence de düşünmeyin. Çünkü onlar bizim KOBİ&#8217;lerden bile önce kavradılar markalaşmanın önemini. Kafası çalışan masaj salonu, temizlik şirketi açıp yönetmeye, kafası çalışmayan da bu &#8220;şirketlerde&#8221; çalışmaya başladı. Komisyon veriyor, kâr marjı düşüyor ama kafası rahat, güvenli bir ortamda çalışıyor. Büyük kârlar, yüksek kazançlar mazide kaldı, global ekonomide buna yer yok.</p>
<p>Rusya&#8217;dan, Ukrayna&#8217;dan, Bulgaristan&#8217;dan çılgın bir ithalat var. Pazar çok karışık. İnsanlar birbirini yiyorlar, manken olma hevesiyle gelen salak kızlar tavanaralarında, kamyon dorselerinde yurdum ayısına pazarlanıyorlar. Ne onları bu hayvanların hayvanlıklarından, ne de bizim hayvanları onların hastalıklarından koruyacak bir STK var. Bu işe bir çözüm lazım.</p>
<p>Kontrollü suç güzeldir. Las Vegas&#8217;ın kurulması New York&#8217;taki suç oranını ne kadar düşürdü bilirsiniz. Keza Amsterdam&#8217;daki Red Light District&#8230; İnsanoğlu zaten suç işlemeye can atan bir ırk.</p>
<p>Adamlar dedi ki, &#8220;bu eşekler zaten New York&#8217;ta kadın, uyuşturucu, alkol kaçakçılığı yapıyorlar. Bizim polisimiz de devletin verdiği maaşın kat kat fazlasını bu heriflerden rüşvet olarak kazandığı için suça göz yumuyor. Bari bunlara bir yer tahsis edelim, yaptıkları tüm işi de serbest bırakalım, gitsinler orada birbirlerini yesinler, hem kontrol etmiş hem vergi almış oluruz.&#8221;</p>
<p>Gittiler çölün ortasına Las Vegas diye bi şehir kurdular, &#8220;alın burda tepişin&#8221; dediler. Yurt genelinde ithal alkolü de serbest bırakınca onlarca suç örgütü çöktü, suç oranları dibe vurdu.</p>
<p>Üstelik deli gibi de döviz kazandılar, Las Vegas&#8217;ın ışıkları dünyanın her köşesinden salak zenginleri topladı. Kelebeklerin ateşin ışığına koşup çıtır çıtır yanması gibi, kumar meraklısı züppeler de Las Vegas&#8217;ın ışıklarına koşup masanın her zaman kazandığını öğrenerek yandılar.</p>
<p>Hollanda ne yaptı? Eskiden gemicilere hangi evde ne iş görüldüğünü ifade etmek için kullanılan kırmızı ışıkların en yoğun olduğu bölgeyi seks turizmine açtı. Gelin lan, dedi &#8220;burada her şey serbest.&#8221;</p>
<p>Siz bunları zaten bilirsiniz, benim demek istediğim başka. Madem bu iş olacak, bari yasal olsun. Düzgün bir kontrol mekanizması olsun, vergi kaçıran cezalandırılsın. İthalatımız belli olsun, Rusya&#8217;yla ticaret hacmimiz artsın. Bu iş yasallaştırılıp vergiye zorlanırsa, haksız rekabete sinirlenen bütün yasal pezevenkler bu işi gizli saklı yapanları ihbar ederler zaten. Faturaya %25 eğlence vergisi, %18 KDV, %10 özel &#8220;iletişim&#8221; vergisi falan eklenir, herkes rahat eder. Anonim şirketlerin en az bir avukat ve mali müşavirle çalışmak zorunda olmaları gibi, bunlar ayrıca bir de özel doktorla çalışsınlar. Jinekologlarımıza yeni bir istihdam kapısı açılsın.</p>
<p>Olmuyor hocam, insanın gücüne gidiyor. Biz bu çılgın rekabet ortamında bir yandan çalışırken bir yandan da sermayeye, personele, reklama para harcayıp üzerine bir de KDV, ÖİV, Gelir Vergisi, stopaj, Bağkur, SSK falan derken yığınla vergi ödüyoruz, adam orda iki yatak iki de kadın koyduğu evden vergisiz harçsız dünyaları kazanıyor. Biz işçinin maaşını geciktirirsek grev yapıyor, o adamın işçiyi ölüm tehdidiyle çalıştırdığını müşterisi bile bilmiyor. Olmaz! Haksız kazanç var. Bu işe dur demek lazım.  Profesyonellik şart!</p>
<p>Bu, işin devlete düşen kısmı. Müşterilerin dileklerini bir sonraki mektubumda belirtirim.</p>
<p>Hayırlı işler, başarılı satışlar dilerim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/babalar-gibi-satalim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yurdum Savcılarına Açık Mektup</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/yurdum-savcilarina-acik-mektup.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/yurdum-savcilarina-acik-mektup.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 26 Mar 2008 01:38:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Akay Perker</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sanal Alem]]></category>
		<category><![CDATA[adalet]]></category>
		<category><![CDATA[mektup]]></category>
		<category><![CDATA[msn]]></category>
		<category><![CDATA[sansür]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=250</guid>
		<description><![CDATA[Site engellemeye pek meraklı olan yurdumun hakim ve savcılarına sesleniyorum. Ülkemin güzide insanlarına karşı hakaret içen yazıların olduğunu gerekçe göstererek Ekşi Sözlük&#8217;ü, İTÜ Sözlük&#8217;ü engellediniz. Yetmedi, dünyanın en büyük video paylaşım sitesi youtube.com PKK propagandası yaptığı gerekçesiyle engellendi. O da yetmedi, üzerinde hergün milyonlarca dolarlık toptan alışveriş yapılan, dünyanın en büyük toptan alışveriş portalı alibaba.com [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Site engellemeye pek meraklı olan yurdumun hakim ve savcılarına sesleniyorum.</p>
<p>Ülkemin güzide insanlarına karşı hakaret içen yazıların olduğunu gerekçe göstererek Ekşi Sözlük&#8217;ü, İTÜ Sözlük&#8217;ü engellediniz. Yetmedi, dünyanın en büyük video paylaşım sitesi youtube.com PKK propagandası yaptığı gerekçesiyle engellendi. O da yetmedi, üzerinde hergün milyonlarca dolarlık toptan alışveriş yapılan, dünyanın en büyük toptan alışveriş portalı alibaba.com engellendi. Yüzbinlerce kullanıcıya hizmet veren WordPress, sadece bir kullanıcının hatası yüzünden engellenerek Türkiye&#8217;de yeni yeni gelişen blogculuk baltalandı. Durmak bilmediniz, sakıncalı resimler içerdiği gerekçesiyle tagged.com&#8217;u, ona link verdiği suçlamasıyla slide.com&#8217;u engellediniz ki bu siteler dünyanın en büyük paylaşım siteleri arasında. Hatta IMDB&#8217;yi engellemeyi bile denediniz. Her ne kadar beceremeyip bugüne kadar hiç kullanılmamış olan imbd.com&#8217;u engellemiş olsanız bile, en azından denediniz.</p>
<p><span id="more-250"></span>Pornoya, çocuk pornosuna ve her türlü ahlaksızlığa karşı olduğunuzu söyleyerek youporn.com, worldsex.com gibi siteleri engellemenize gülsem de en azından hak veririm. DNS nedir, proxy nedir bilmediğiniz için bu şekilde davranrak temiz internete ulaşmaya çalışıyorsunuz, başarılar dilerim.</p>
<p>Ancak madem her savcı bir site engelleyerek CV&#8217;sini zenginleştirme peşinde, o zaman gerçekten insanlığa zararlı olan siteleri engelleyin. Kullanıcıları rahatsız eden siteleri, internette çalışmayı imkansız kılacak kadar işin cılkını çıkaran spamcıları engelleyin.</p>
<p>Madem temiz internet peşindesiniz, öncelikle bunu yapın. Spam gönderen web sitelerini tespit ederek engelleyin. Farklı IP adresleri kullanmaları, proxy üzerinden çalışmaları önemli değil. IP ne kadar farklı olursa olsun, reklam yapan maildeki adres sizi hedefinize ulaştıracaktır.</p>
<p>Aylardan beri MSN kullanıcılarını rahatsız etmekte olan Garanti Aşk adlı siteden başlayabilirsiniz işe. Ahlak mı dediniz? İçinde envai çeşit travesti ve hayat kadını bulunması bu sitenin pornografik içeriğe sahip olduğunu kanıtlar ve engelleme hakkınız olur. Hakaret mi dediniz? Bana her gün yüzlerce kullanıcıdan, MSN listemdeki tüm &#8220;orta seviyede bilgili&#8221; arkadaşımdan saçma sapan mailler, mesajlar geliyorsa, bu benim ve tüm internet kullanıcılarının şahsına hakarettir. Alın size engelleme hakkı.</p>
<p>Bu da aynı siteye ait örnek bir reklam maili:</p>
<blockquote><p>Turkiyee&#8217;nin lider arkadaslik sitesine davetiye kazandiniz.</p>
<p>Hulya isiimli arkadasiniz sizze davetiye gonderdi.</p>
<p>Davetiye Linkiniiz http://www.vrcdxt.info/87/123/458/171</p></blockquote>
<p>Gördüğünüz gibi adresin hiçbir anlamı yok. Ancak bu adrese girmek isterseniz, sizi yönlendireceği yer garantiask.com olacak. Bu saçma sapan adres kısa bir süre sonra yok olacak farklı adreslerden aynı sitenin reklamları yağmaya devam edecek.</p>
<p>Bu sitenin reklam politikası MSN için de geçerli. Akşama kadar her kullanıcıdan &#8220;Seni kim engellemiş?&#8221; veya &#8220;Sevgilin seni ne kadar seviyor?&#8221; mesajları altlarında bu siteye yönlenen bir linkle geliyorsa bu internet kullanıcısının özgürlüğüne hakaret değildir de nedir?</p>
<p>MSN spamcılarının başında gelen site de kimengellemis.com! Her kullanıcıdan farklı bir adres geldiğine bakmayın, hepsi aynı adrese yönleniyor.</p>
<p>Madem site engellemeyi çok seviyor ve faydalı bir çalışma olduğunu düşünüyorsunuz, o zaman bu tip siteleri engelleyin de insanlara gerçekten faydalı bir iş yapmış olun.</p>
<p>Sevgiler</p>
<p>[Bu yazı eş zamanlı olarak <a href="http://www.sitedenhaber.com" target="_blank">Siteden Haber'de</a> yayınlanmıştır.]</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/yurdum-savcilarina-acik-mektup.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mektup</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/mektup.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/mektup.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 Dec 2007 17:11:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yigit Ezel</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şahsiyet]]></category>
		<category><![CDATA[mektup]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=174</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Beni al ve içimdeki utanca hapset, ancak böyle büyüyebilirim. Beni al ve bende sakla, içinde, içimde&#8230; Şimdi bu uzun yolun daha başındayken güzel şeyler söylemek isterim sana, gücümün yettiğince güzel. Korkarak yaşıyorum evet, sana son sarılışımda, sessizliğinden ya da söyleyeceğin herhangi bir bıçaksı sözden korkup &#8220;seni seviyorum&#8221;u söylemeye çekindiğim gibi, sana korkudan titreyerek sarıldığım gibi, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/2007/12/uut.jpg" alt="" hspace="5" vspace="5" width="193" height="188" align="left" />&#8220;Beni al ve içimdeki utanca hapset, ancak böyle büyüyebilirim. Beni al ve bende sakla, içinde, içimde&#8230; Şimdi bu uzun yolun daha başındayken güzel şeyler söylemek isterim sana, gücümün yettiğince güzel. Korkarak yaşıyorum evet, sana son sarılışımda, sessizliğinden ya da söyleyeceğin herhangi bir bıçaksı sözden korkup &#8220;seni seviyorum&#8221;u söylemeye çekindiğim gibi, sana korkudan titreyerek sarıldığım gibi, gecenin bir yarısında kalkıp sevdiğin filmlerin arasındaki ilaçlarından bir avuç aldıktan sonra, koynuna tekrar uzanmak isteyip de göğsümdeki başını kaldırıp yataktan kalkmaya cesaretim olmadığı için, ölmeye uzandığım bir yatakta tekrar senin sırtınla yüzleşmekten korktuğum gibi ve o defterinin hayatımızdan kesitleri bulunan sayfalarının hemen ardına, en arkalarından bir sayfaya yazdığım &#8220;benim intihar mektubumu sen yaz&#8221; cümlesini sabah ellerimi ellerinden söktüğün gibi alıp sökmek ve onu yutmak isteyişimen arda kalan korkularımın içinde, şimdi hep büyüyüp elimde ekmek ve pirinçlerle kapını çaldıktan sonra karşımda okşadığım yüzünü göremeyecek olmanın endişesi var içimde&#8230;&#8221;</p>
<p><span id="more-174"></span>Daha fazla&#8230;</p>
<p>İlk bakışta, gönderilmesi her iki taraf için de istenilmeyen kelime ve içsel birikimlerden oluşur mektup dediğimiz şey. Yukarıda henüz dumanı üstünde tüten zincirleme ve devrik cümleler (ki kusursuz imladan samimi mektup olmaz) sizin anlatmak istediklerinizi anlatamamanıza yardımcı olur. Evet anlatamamak. Egomuz o kadar hayvansı boyutlarda ki &#8220;seni anlıyorum&#8221; lafı bizim için birşey ifade etmez, bundan mutlu olmayız. Ama &#8220;seni hiç anlayamıyorum!&#8221; sözü bizim için hayatımızın özetidir. Kendimizi birşey sanmaktaki en büyük etken de anlaşılamamaktır.</p>
<p>Çünkü insanlar tarafından kolayca anlaşılıyorsanız kendinizi basit ve sıradan görürsünüz. Eğer sözlü veya yazılı olarak ifade etmeyi sevmiyor ve bunu da klasik görüyorsanız, giyim kuşamla hayatınızı yansıtırsınız ve insanların sizlere bakışları da değişmez &#8220;bu gençlik nereye gidiyor anlamıyoruz, hey nereye?&#8221; gibi ilim irfan sahiplerince sizin için konferans ve seminerler düzenlenir. &#8220;Gençlik Nereye Gidiyor&#8221; tartışmalarına &#8220;sorunlu&#8221; gençlerin katılmıyor olmasıyla terör konulu bir konferansa teröristlerin katılmaması arasında pek bir fark olmuyor.</p>
<p>Ah mektup diyorduk. Söylemek istediğinizi değil, söylenilmek istenileni yazarsınız. Kötü sözler uzaktayken söylenmez, ayıptır, yazıktır. Anlaşılmak en çok mektupta kolay olsa da (okuyan değil yazan anlar ne yazdığını) kelime altlarına girmeyi seven ben ve benim gibi arkadaşlar o kelimeleri kaldırır altında buzağı arar, bulduklarında da &#8220;ne demek istedin burda&#8221; gibi gıcık sorular sorarlar.</p>
<p>Eğer yazan da &#8220;bilmem ki ne demişim&#8221; diyorsa vay haline! Yaşanmış olayları kelimelere döküyorsanız bunu zenginleştirmek için süslü sözcüklere ihtiyaç duyarsınız, çok dizi izliyorsanız örnek bir mektubun sonuna &#8220;sonunu düşünen kahraman olamaz sevgilim&#8221; diyebilirsiniz, şuh içerisinde yazılmış bunalım bir mektubun ardından bir sigara yakar &#8220;ne yani vermeyecek mi bu bana&#8221; diye iç geçirirsiniz.</p>
<p>Aslında mektup yazarken dikkat edilmesi gereken en önemli nokta temel olarak neyi anlattığınızdır. Özlemi, hasreti, sevgiyi ve aşkı dökmek en kolayıdır ve bu yüzden de bütün mektuplar bu temel üzerinedir. Bir sayfayı taşırırsanız sıkıcı olur. Karşınızdakine biraz hayal kırıklığı yaşatmayı tercih edin. Çünkü &#8220;bekleyen&#8221; bir insan aldığı mektubu açıp kağıdı çıkardıktan sonra hiç okumadan zarfın içerisine bakar başka bir şey var mı diye. Sonra kağıdın yüzeyine bakıp cengaver bir el çabukluğuyla arkasını çevirir, kağıdın arkası boştur!</p>
<p>Ona yetinmeyi öğretin. Şimdi sayfayı yukarıya doğru kaydırıyorum ve baştaki tırnak işareti içerisindeki cümlelere dalıyorum, kelimelerin altlarına&#8230; Sahi, muhattabından başka birinin okuduğu bir kaç cümleden kim ne anlar?</p>
<p>Yazdığımın muhattabı olan kişi ben olmadığım için, ne dediğimi ben bile bilmiyorum. Şimdi size soruyorum, bu kadar çelişki dolu bir paragrafı kim anlar gerçek muhataplarının dışında?..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/mektup.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fırtınam&#8230;</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/firtinam.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/firtinam.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 12 Sep 2007 15:49:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yigit Ezel</dc:creator>
				<category><![CDATA[Havadan Sudan]]></category>
		<category><![CDATA[Şahsiyet]]></category>
		<category><![CDATA[mektup]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=109</guid>
		<description><![CDATA[Her şey planlandığı gibi giderdi planladığın gibi&#8230; Parçaları dağıtılmış küçük bir bulmaca parçasıydım ruhunun her geçene selam verdiği köşesinde her seferinin durağında.. Her durağının dudağında.. Yolunun en küçük yolcusuydum dolayısıyla en güvenilmezi küçük bir çocuğun verdiği selam okunurdu yolunun son durağında her geçenin bir öpücük kondurduğu ama hiç bir geçenin geçmiş sayılmadığı uzak bakışların vardı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="float: left;" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/2007/09/081269-3.jpg" alt="" width="236" height="112" />Her şey planlandığı gibi giderdi<br />
planladığın gibi&#8230;<br />
Parçaları dağıtılmış küçük bir bulmaca parçasıydım ruhunun her geçene selam verdiği köşesinde<br />
her seferinin durağında..<br />
Her durağının dudağında..<br />
Yolunun en küçük yolcusuydum dolayısıyla en güvenilmezi<br />
küçük bir çocuğun verdiği selam okunurdu yolunun son durağında<br />
her geçenin bir öpücük kondurduğu<br />
ama hiç bir geçenin geçmiş sayılmadığı uzak bakışların vardı<br />
sana göre ben artık geçmiştim son selamımı da vererek<br />
oysa,<br />
henüz gelmeyenlerdendim&#8230;<br />
<span id="more-109"></span><br />
Defoldum hayatından<br />
canım, gerçekten cehennem&#8217;deydi.<br />
Bunlar senin gittiğin, ezbere bildiğin ve artık ezbere selam verdiğin yaşlı ve donuk bakışların sahibi soğuk şehirlerden öğrendiklerindi sadece<br />
kanayan dizlerimin damlalarıydı onlar aslında, seni kandırdığım yek yerdi.<br />
Unuttuklarıyla yaşamalıydı insan ve dolayısıyla &#8220;bütün sevgililer ayrılmalıydı&#8221;,<br />
son durağındaydım ve artık transtaydım.<br />
Geçmiş diye sayılmayacak kadar küçük bir ruhtum ve kestiğin, sildiğin her bir fotoğrafta parça parça çoğalıyorduk<br />
sen, sen olmadığın bir zaman söylediğin &#8220;paranoyak&#8221; hallerim başlamıştı işte bitmeyen bir yol sonu<br />
dizlerim kanardı ve sende gözlerini bırakan herkes dizimin kan damlasıydı.<br />
İçimde çoğalttığın binlerce küçük çocuk vardı her söylediğine zırlayan,<br />
her söylediğine dizinden yeni bir kan damlatan<br />
kendi içimde uzak yolcularım vardı bir yerimden bir yerime ulaşmaya çalışan&#8230;<br />
Her organıma selam veren, yırtık fotoğraf parçalarım ve her birinin elinde senin hayatına dair ayrıntıların heceleri oynardı<br />
<em><strong>sedef</strong></em> ikliminde oyuncaklardı<br />
<em><strong>deniz</strong></em> kokan kan damlalarıydı pıhtılaşmasına asırlar kalan<br />
<em><strong>umut</strong></em>suz kalan sokak çalgıcıların her bir notasında zırlamaya devam eden, sesin olmadan da her birinin içinde binlerce yolcu olan kendi içimde yolcularım vardı gerçekten de&#8230;<br />
Her birinin selam verdiği, selam verdikçe &#8220;geçmiş&#8221;ten sayıldığı uzak yolların vardı her seferinde tekrar etmekten nefretimi bileyen&#8230;<br />
Her yüz metresinde karşıma çıkan ve her biri içimdeki uzak yolcuları alıp götüren bir sürü &#8220;sen&#8221; vardı.<br />
Her hecesi, her bir soluğu aşk kokan, üstünde dumanı tüten ve uzun bir yolculuğun ardından karnımı doyuran pirinç taneleriydi aşık olduğum en son<br />
biliyorum, bu sana bir ihanetti..<br />
İçimi ısıtan, dilimi ıslatan ağzın vardı taptığım, her taptığımda selam verdiğim içimin yolcularıydı beni senden alıp götüren..<br />
Bana bir ihanetti..<br />
Her gidip gelişin, içimdeki yolcuları alıp götürürdü,<br />
artık ne bir yolcum kalırdı, ne yol, ne durak, ne selam, ne de beni doyuracak bir pirinç tanesi..<br />
İhanetti&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/firtinam.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

