Etiket Arsivi: mektup

Yurdum Savcılarına Açık Mektup

Site engellemeye pek meraklı olan yurdumun hakim ve savcılarına sesleniyorum.

Ülkemin güzide insanlarına karşı hakaret içen yazıların olduğunu gerekçe göstererek Ekşi Sözlük’ü, İTÜ Sözlük’ü engellediniz. Yetmedi, dünyanın en büyük video paylaşım sitesi youtube.com PKK propagandası yaptığı gerekçesiyle engellendi. O da yetmedi, üzerinde hergün milyonlarca dolarlık toptan alışveriş yapılan, dünyanın en büyük toptan alışveriş portalı alibaba.com engellendi. Yüzbinlerce kullanıcıya hizmet veren WordPress, sadece bir kullanıcının hatası yüzünden engellenerek Türkiye’de yeni yeni gelişen blogculuk baltalandı. Durmak bilmediniz, sakıncalı resimler içerdiği gerekçesiyle tagged.com’u, ona link verdiği suçlamasıyla slide.com’u engellediniz ki bu siteler dünyanın en büyük paylaşım siteleri arasında. Hatta IMDB’yi engellemeyi bile denediniz. Her ne kadar beceremeyip bugüne kadar hiç kullanılmamış olan imbd.com’u engellemiş olsanız bile, en azından denediniz.


Devam

Mektup

“Beni al ve içimdeki utanca hapset, ancak böyle büyüyebilirim. Beni al ve bende sakla, içinde, içimde… Şimdi bu uzun yolun daha başındayken güzel şeyler söylemek isterim sana, gücümün yettiğince güzel. Korkarak yaşıyorum evet, sana son sarılışımda, sessizliğinden ya da söyleyeceğin herhangi bir bıçaksı sözden korkup “seni seviyorum”u söylemeye çekindiğim gibi, sana korkudan titreyerek sarıldığım gibi, gecenin bir yarısında kalkıp sevdiğin filmlerin arasındaki ilaçlarından bir avuç aldıktan sonra, koynuna tekrar uzanmak isteyip de göğsümdeki başını kaldırıp yataktan kalkmaya cesaretim olmadığı için, ölmeye uzandığım bir yatakta tekrar senin sırtınla yüzleşmekten korktuğum gibi ve o defterinin hayatımızdan kesitleri bulunan sayfalarının hemen ardına, en arkalarından bir sayfaya yazdığım “benim intihar mektubumu sen yaz” cümlesini sabah ellerimi ellerinden söktüğün gibi alıp sökmek ve onu yutmak isteyişimen arda kalan korkularımın içinde, şimdi hep büyüyüp elimde ekmek ve pirinçlerle kapını çaldıktan sonra karşımda okşadığım yüzünü göremeyecek olmanın endişesi var içimde…”


Devam

Fırtınam…

Her şey planlandığı gibi giderdi
planladığın gibi…
Parçaları dağıtılmış küçük bir bulmaca parçasıydım ruhunun her geçene selam verdiği köşesinde
her seferinin durağında..
Her durağının dudağında..
Yolunun en küçük yolcusuydum dolayısıyla en güvenilmezi
küçük bir çocuğun verdiği selam okunurdu yolunun son durağında
her geçenin bir öpücük kondurduğu
ama hiç bir geçenin geçmiş sayılmadığı uzak bakışların vardı
sana göre ben artık geçmiştim son selamımı da vererek
oysa,
henüz gelmeyenlerdendim…

Devam