Etiket Arsivi: mizah

Abilik zor meslek

abi-Lan oğlum giyme benim kıyafetlerimi, manyak mısın sen?
-Ya giyecek bir şey bulamıyorum napıyım?
-Ne biliyim ben, giyme işte benimkileri. Gavur malı gibi kullanıyorsun kıyafetlerini, sonra da bik bik ediyorsun. Çıplak gez bana ne!
-Ne biçim abisin be!
-Sigigi… Adam gibi kullansan izin veririm ama piç ediyorsun her şeyi. Yoksa parasında, pulunda değiliz.
-Tamam itiraf ediyorum, seninkiler daha güzel. Hoşuma gidiyor pantolonların, gömleklerin…
-Tamam oğlum sana da alalım. Gidelim, neyi istiyorsan al ama benimkilerden uzak dur.
-Olaar!

-Lan alsana işte bunu, mis gibi sweat işte.
-Ya bi dur!
-Hem senin zevkin hoşuma gidiyor diyorsun hem beğenmiyorsun ne biçim iş lan bu!?
-Dur şuna da bi bakayım.
-Bak bu da güzelmiş he
-O ne be, çok mu rakçı duruyorum oradan bakınca.
-Tamam lan ne istersen onu al, ama şunu kaçırma derim.
-Abi yemin ediyorum sende de zevk yok, valla bak!
-[ebe! eben! dztt! ebe! biip! dzzt! ebeni!]

İçimde tutacak halim yok! -3-

karikatur*Emanuella bilinç altına gizli gizli mesaj mı bırakıyordu acaba manuel takılın gibisinden.

*Okullar da açıldı, sezonun resmen başladığının kanıtıdır. Sen de beni bekle Haziran!

*Emir’le karar verdik, parayı vurunca hevesimizi almak için küçük esnaf olacağız. Çırağın ensesine vurup “oğlum iki çay kap” demekmiş Emir’in hayalleri. “Hikmet abi 50 lira bozuk var mı sende!?” diye bağırmak da benimdir…
Devam

Çok sosyal kulüp Beşiktaş

kizilayBen tatildeyken olmuş bu olay. Daha yeni inceledim neymiş ne değilmiş diye. Beşiktaş, formasının sırtına Kızılay’ın reklamını almış. Sosyal kulübüz, halkın takımıyız, yardımseveriz teranelerinin son şekli. Başkan Yıldırım Demirören olayla ilgili “Bunları yaparsak Beşiktaş sevgisini, dürüstlüğünü insanlara gösteririz. Beşiktaş gibi bir kulüp senede 2-3 milyon dolar kazanacak diye formasının sırtına reklam almaz. Türk Kızılayı’nın reklamıyla gelecek hafta sahaya çıkacağız. Bu şekilde topluma Kızılay’ın önemini anlatmak istiyoruz’’ demiş.

Sen kulübünde çalışan personelinin maaşını paramız yok diye vaktinde yatırma, maaşı taksit taksit vererek parayı piç et, kredi taksidi olanlar senin yüzünden bir sonraki ay faiziyle ödesin, 4 yıl içerisinde bir kere zam yap, en başarılı branşın olan hentbol takımına para yüzü gösterme, amatör branşların kan ağlasın ondan sonra da sosyal kulübüz, dürüstüz, kılız, yünüz; 2-3 milyon dolara kafamız girsin diye dolaş ortada.

Ya reklam verecek kimseyi bulamadılar ya da gerçekten ahmaklar. Personel maaşını iki kuruş faiz gelsin diye ayın yedisinden önce yatırmayan kulübe mi kalmış sosyal sorumluluk çerçevesinde ücretsiz reklam almak.

Beşiktaş gibi bir kulüp senede 2-3 milyon dolar kazanacak diye formasının sırtına reklam almazmış. Yürü be kartal parçası, ayranın yok içmeye atla gidiyorsun çeşmeye!?

Bu yüzyılda bu zihniyetle köy yönetmeye kalksan davar sürüsü vermezler adamın eline.

İçimde tutacak halim yok! -2-

deliler*Geldi 23 Nisan, neşe dolsun insan. Atamın bize vermiş olduğu bu özel günleri, tatil yaptığım için çok fazla seviyorum. Çocukken de severdim zaten. Teşekkürler Ata!

*Çocukları sıraya dizerek aptal ve despot bir törenle miniklere eziyet çektirmek Çocuk Bayramı anlayışına ne kadar uygun? Cevaplasın biri bunu!

*Sayın Genel Müdürümüz maille yaptığı duyuruda 23 Nisan’da kurumumuzda çalışma olmayacağını deklare etti. “Hepinizin bayramını kutlarım” derken taşak mı geçti acaba diye düşünmeden edemedim. G.tüm yese “senin de 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramın Kutlu Olsun Müdürüm” diye cevabi bir mail atardım. Yemedi ama.
Devam

Hepsi Salı Günü Yüzünden…

halbuki

Efendim selamlar! Nasılsınız?

Beni soracak olursanız gayet yorucu bir günden sonra huzurlu bir şekilde, dünya muhteşemi koltuğuma oturdum ve hiç tarzım olmayan türden bir iki grubun, hiç tarzım olmayan bir iki parçasını dinliyorum. Ve hayat felsefemle, yaşadığım yaşamla, tecrübelerim ve zevklerimle tamamen alakasız bir şekilde, kucağımda kediyle oturuyorum!…

Beni tanıyanlar sağlam bir kahkaha patlatmıştır eminim. Zira oldum olası haz etmemişimdir kedilerden. Ama işte Allahın sopası yok mu derler, ne derler? Başımıza geldi bir kabus. Genel olarak odama pek sokmasam bile bugünün vermiş olduğu ruhsal saçmalıkla izin verdim bugün. Bugünün özelliği ne bilmiyorum tabi. Bugün Salı. Ve ben Salı günlerinden hiç hoşlanmıyorum.
Devam