Etiket Arsivi: motor sporları

Kenan Sofuoğlu’nun basın bildirisi

Kenan SofuogluSevgili Deliler;

Bildiğiniz gibi, sürekli motor sporları hakkında yazarak burayı boğmamak için birkaç ay önce sadece o konuyla ilgili bir blog açmıştım. O günden beri de Kuyu’da motor sporları ve otomotiv hakkında pek bir şey yazmadım. Fakat Supersport Dünya Şampiyonu Kenan Sofuoğlu geçtiğimiz günlerde öyle bomba bir basın bildirisi yayınladı ki, çevremize iletmek boynumuzun borcu oldu.

Motor sporlarıyla ilgilenmeseniz bile birkaç dakikanızı ayırarak Pit Cafe’ye uğramanızı ve bu basın bildirisini okumanızı tavsiye ederim. Türkiye’de neler döndüğü hakkında şapkayı önümüze koyup bir kez daha düşünmemiz için önemli bir yazı bu.

Şuraya tıklayıp okuyabilirsiniz: Kenan Sofuoğlu Basın Bildirisi

Pit Cafe

Otomotiv ve motor sporları hakkında bir blog açmayı uzun zamandır düşünüyordum ama bir türlü harekete geçmemiştim. Birkaç gün önce bir arkadaşım, daha önce kendi projesi için aldığı domaini bana vermeyi teklif edince apar topar bir Wordpress tema atarak siteyi yayına açıverdim.

Pit Cafe’de otomotiv sektörü, Formula 1 başta olmak üzere motor sporları, transferler, sponsorluk ilişkileri hakkındaki düşüncelerimi yazıya dökmeyi düşünüyorum.

Pit Cafe’yi www.pitcafe.com adresinde ziyaret edebilirsiniz, bekleriz efendim :)

Kenan sen insan mısın!?

Yukarıdaki videoyu izlediğinizde Kenan Sofuoğlu’nun dünya şampiyonluğunu neden hak ettiğini yeniden görmüş olacaksınız. Üçüncü sırada girdiği son turda yaptığı iki mükemmel hamleyle birinciliği ele geçirmesi, şampiyonluk yarışından kopmaya niyetli olmadığını gösterdi herkese. Bu kadar cesur, bu kadar agresif olması heyecandan rahat rahat izlememe bile engel oluyor.

Supersport sezonunun 7. yarışı ABD’de koşuldu ve Kenan’ın zaferiyle sonuçlandı. ABD’nin ardından sezonun yarısı tamamlanmış durumda. Kenan da 7 yarışta 2 zafer ve 3 podyumdan topladığı 108 puanla 3. sırada. Bu sezon şampiyonluk pek kolay görünmese de iddiası devam ediyor. Sonraki yarış bu haftasonu San Marino’da ve her zamanki gibi Eurosport’tan canlı yayınlanıyor.

TMF’nin tüm destekleri ona helal olsun, federasyon en azından Kenan sayesinde biraz günah çıkarıyor.

Kenan’ı kutladıktan sonra, geçtiğimiz haftasonu Doktor’un kazandığı Catalunya Moto GP’de 125 CC ayağına da şuradan bir göz atın derim. Tutup da 125 CC izleyecek değiliz, 125′likleri kullanmak bile yavan ama Julian Simon’ın tarihe geçen bu salaklığını yıllarca jeneriklerde seyredeceğimize eminim. Yarışın bittiğini zannedip coşarken daha bir turun olduğunu görmesi, pit ekibinin pit duvarından sarkıp “yürüsene laaan gerizekalı” der gibi el kol yapması, Julian’ın yeniden gaza yüklenmesi ama altıncı sıraya gerilemesi… Her karesiyle komik bir tur, trajikomik bir yarış olmuş Julian Simon için.

Roket yarışları başlıyor mu?

roket yarislariABD’nin aksiyon meraklısı uçak firması Velocity Aircraft, geçen yıl yaptığı açıklamalarla hepimizi heyecanlandırmıştı. Gelen haberlere göre, heyecan fırtınası organizasyoncu Granger Whitelaw ve X Prize Vakfı’nın kurucusu Peter Diamandis tarafından 2005 yılında kurulan Rocket Racing League, FAA tarafından onaylanmak üzereydi ve 2010 yılında start alacaktı.

Projeye göre, 10 takımın katılacağı organizasyonda Lynx adı verilen roket uçaklar 600 km/s süratle 90 dakika boyunca yarışacaktı. (Tüm üreticiler bu tip uçaklara Lynx diyorlar, nedenini bilmiyorum.) Serinin Wisconsin’de başlayacağı kesindi ancak diğer eyaletlere henüz karar verilmemişti.

Uçaklar kendi pistlerinde giderken, izleyiciler yarışı hem yerden, hem uçaklarda bulunan kameralardan, hem de ayrıca satılacak olan gözlükler sayesinde pilotların gözlüklerinden takip edebileceklerdi.
Devam

The Curious Case of Jenson Button

Brawn GP Avustralya ZaferiHonda F1 Racing Team sezonun başlamasına kısa bir süre kala Formula 1′den ayrıldığını açıkladığında yarış dünyası ciddi bir şok geçirmişti. McLaren ile, Benetton ile Formula 1 tarihine geçen, B.A.R. ortaklığından ayrıldıktan sonra sadece fabrika takımı olarak yaptığı denemelerde ise bir türlü istediği başarıyı tutturamayan firmanın seriden ayrılması hem izleyicileri hem de organizatörleri yaralamıştı.

Jenson Button ise, 8 yıl önce Formula 1′e adımını attığında İngiliz medyası tarafından Damon Hill’den sonraki büyük İngiliz efsanesi diye lanse edilmişti. Ancak Honda’da geçirdiği yıllar içinde bir türlü uygun otomobile sahip olamadı, 2004 Macaristan GP zaferinden başka kayda değer bir başarı elde edemedi.


Devam