Etiket Arsivi: müzik

The Classical Conspiracy

simone simonsAylardır merakla beklediğim Epica albümü The Classical Conspiracy nihayet piyasaya çıkmış. 2007′de çıkardığı The Divine Conspiracy‘den sonra yapımcılarla yaşanan sorunların üzerine bir de Simone Simons ölümden dönecek kadar hastalanınca 2008′de susmuştu Epica. Ama artık iyileşti ve neşesi yerinde. Stüdyoda birlikte şarkı söylediği arkadaşına bakarsanız anlarsınız neşesinin kaynağını. (İkinci video)

Yeni albüm çalışmaları Epica’nın video blogunda sürekli yayınlandı ve 5 Mayıs’ta piyasaya çıktı. Hiç yeni şarkı içermeyen 2 CD’lik albüm, 70 kişilik koro ve orkestrayla sahneye çıkarak klasik müzik ziyafeti verdikleri Macaristan konserinden oluşuyor. Verdi’den Händel’e, Vivaldi’den Beethoven’a kadar 8 klasik besteyi kendi tarzlarıyla yorumlamışlar ve gayet yeterli olmuş. Ombre mai fù Simone’nin sesiyle bir başka oluyor. Aşık mıyım neyim bu kıza?


Devam

N’aptınız lan Kızılordu’ya?

Eurovision’u seyretmedim. Çok meraklısı değilim bu tip dandirik aktivitelerin. Ama bugün neler olmuş Moskova ortamlarında diye YouTube’dan şöyle bir göz atasım geldi. Puanlar, Hadiseler, berbat şovlar ve kostümler neyse de, anlı şanlı Kızılordu Korosu’nun Eurovision çıkarmasına hayran kaldım. Rusya’nın çöküşünün, komünizmin popüler kültür karşısında pes edişinin acı bir belgesidir bu Eurovision gösterisi.

t.A.T.u.’yu hatırlayan var mı? Hani şu Not Gonna Get Us diye çığlık çığlığa bağrışıp sahnede birbirini yalayan iki lezbiyen kız vardı. Hah! Kızılordu Korosu onlarla birlikte sahneye çıkmış ve Not Gonna Get Us diye koro halinde bağırmışlar. Kızları yaladılar mı göremedim, sanırım onu kışlada yapacaklar. (Julia Volkova süper olmuş ama, bizim top modellerde yok o kadar bacak. Aferin, geliştirmeli insan kendini…)


Devam

Türkiye için büyük Hadise

hadise-eurovision-logoÖzlemle beklediğim o kutsal gün nihayet geldi çattı. Eurovision’da göğsümüzü kabartan milli kızımız Belçikalı Hadise, finale çıktı. Cumartesi günü al bayrağımızı Rusya’nın göbeğinde dalgalandırarak bütün düşmanlarımıza ders verecek. Herkes Türkiye’nin ne büyük bir devlet olduğunu anlayacak.

Bu işi bizden başka ciddiye alan var mı çok merak ediyorum. İkinci sınıf Avrupalıların ilgiyle takip ettiği bir organizasyondur, hepsi bu. Engin Ardıç, “UEFA Kupası ayarında bir şeydir” demiş, ki doğru söylemiş. Çok fazla ciddiye alınmayan ikinci sınıf bir organizasyonu milli bir hadise haline getiren bir ülkenin bireyi olmaktan utanç duyuyorum.
Devam

Ne diyorduk?

Efendim selamlar! Nasılsınız?

Beni soracak olursanız, acaip bir gün bugün. 23 Nisan kutlu olsun, mutlu olsun falan diyoruz ama kafamı ne tarafa çevirsem gergin bir suratla karşılaşıyorum. Tek mutlu olanlar annesini kandırıp, okul bahçesinde satılan pamuk şekerden alabilen çocuklar sanırım. Ama eminim onların mutlulukları da salak saçma oyunlara kadar sürecektir. Hiç unutmam, ilkokul birinci sınıftayken takmışlardı bana papyonu, salmışlardı beni insanların önüne. Bir kızla dans ede ede bitirmiştim o kabus dakikalarını. Sahne korkum o zamanlardan kalma. Tabi o zamanlar pamuk helva yoktu, bildiğin macun vardı. Şimdi o macunculardan kalmadı. O yaşta minicik olup macunları yiyen kızlar şimdi büyüdü, o macunları tüylerini yolmak için kullanıyorlar. Zaman ne değişmiş lan?!
Devam

Tuğçe Becerikli adında bir yorumcu…

Tugce BecerikliAslına bakarsanız Türk sanat müziği ile pek ilgim yok. Az biraz Muazzez Ersoy’dur, kısmen Muazzez Abacı’dır, arada bir açar dinlerim. TRT korolarını da izler gülerim bazen. TRT’nin o soğuk, itici imajı yüzünden hak ettiği yere gelemiyor Türk sanat müziği. Özellikle o sadece mavi ışıklarla aydınlatılmış stüdyolarda dünyanın en ciddi işini yaparcasına asık suratla şarkılar söyleyen TRT sanatçılarını anlayabilmiş değilim.

Ama birkaç gün önce YouTube’da öyle birini keşfettim ki, Katherine Jenkins‘in TSM versiyonu resmen. Katherine kadar olmasa da bir ses, bir güzellik, bir yorum… İsmi, Tuğçe Becerikli. Keşiften beri hem dinliyor, hem araştırıyorum piyasada albümü var mı, ismini bilen var mı diye…

Ayrıca tam TRT’nin aradığı elemanlardan. Bazen sunucu, bazen şarkıcı, boş zamanlarında çay falan da yapıyordur diye düşünmedim değil. Soyismiyle müsemma bir yorumcu yani kendisi.
Devam