<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Delinin Kuyusu &#187; politika</title>
	<atom:link href="http://www.delininkuyusu.com/index.php/tag/politika/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.delininkuyusu.com</link>
	<description>Bir deli, kuyuya bir akıllı atar ve olaylar gelişir!</description>
	<lastBuildDate>Sun, 14 Aug 2011 01:36:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Medya ve politika toplumların kamburudur!</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/medya-ve-politika-toplumlarin-kamburudur.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/medya-ve-politika-toplumlarin-kamburudur.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 25 Apr 2009 00:39:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Akay Perker</dc:creator>
				<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[medya]]></category>
		<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[askerlik]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[fahişelik]]></category>
		<category><![CDATA[ferrari]]></category>
		<category><![CDATA[ferrari enzo]]></category>
		<category><![CDATA[hayat kadınları]]></category>
		<category><![CDATA[lucifer]]></category>
		<category><![CDATA[meslekler]]></category>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<category><![CDATA[porno dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[satanizm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=1194</guid>
		<description><![CDATA[Toplumun temel dinamiklerinden biridir meslekler. Birçok sektör ve meslek de ihtiyaçtan ortaya çıkar. Binlerce yıllık bir gelişme/değişme sonucunda bugünkü mesleklere sahip oldu insanoğlu. İşi kapitalizmle, sosyalizmle veya diğer akımlarla tartışmak bir yana, mesleklere neden ihtiyaç duyduğumuz kafama takıldı bugün. En gereksiz sektörlerin medya ve politika olduğunu fark ettim. Bunları insanoğlunun karaktersizlik oranına göre askerlik takip [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-1195" style="margin-top: 10px; margin-bottom: 10px;" title="medya ve politika" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/04/medya_ve_politika.jpg" alt="medya ve politika" width="410" height="309" />Toplumun temel dinamiklerinden biridir meslekler. Birçok sektör ve meslek de ihtiyaçtan ortaya çıkar. Binlerce yıllık bir gelişme/değişme sonucunda bugünkü mesleklere sahip oldu insanoğlu. İşi kapitalizmle, sosyalizmle veya diğer akımlarla tartışmak bir yana, mesleklere neden ihtiyaç duyduğumuz kafama takıldı bugün.</p>
<p>En gereksiz sektörlerin medya ve politika olduğunu fark ettim. Bunları insanoğlunun karaktersizlik oranına göre askerlik takip ediyor.<span id="more-1194"></span></p>
<p>Her meslek sahibi, işini para için yapmaz. Çeşitli etkenler de buna dahil. Çalışmaya ihtiyaç duymayacak kadar parası olanların mutlaka bir hobisi vardır ve zaman içinde bunu meslek edinirler. Eğer meslek edinecek bir hobileri yoksa, kısa süre sonra ciddi psikolojik sorunlarla karşılaşmaları da kaçınılmaz bir sonuç.</p>
<p>Yapacak işi kalmayanlar sıkıntıdan kendilerini çeşitli inanç ve akımlara teslim ediyorlar. Ve toplum da onları hemen sınıflandırıyor.</p>
<p>Toplumun &#8220;ruhsal doyuma ulaşma çabası&#8221; olarak kabullendiği uzak doğu felsefeleri iyiyken, Lucifer için çeşitli ayinler düzenleyen satanistler, &#8220;sapık kişiler&#8221; olarak değerlendiriliyor.</p>
<p>Toplumların inançları nasıl değerlendirdiği benim umrumda değil. Kimsenin inancına da karışmam, bir başkasının özgürlük sınırına girmediği müddetçe isteyen istediğini yaşasın, istediğine inansın. Hindu&#8217;nun taptığı ineği, Müslüman kurban olarak kesip afiyetle yiyebilir. Müslüman&#8217;ın haram diyerek uzak durduğu şarabı, Hristiyan &#8220;İsa&#8217;nın kanı&#8221; diyerek afiyetle içebilir. Semavi dinlerin haram kıldığı zinayı, masonluğun zirvelerini zorlayanlar ibadet niyetine grup seks olarak icra edebilirler. Beni yedirmeye, içirmeye, tapınmaya, grup sekse zorlamadıkları sürece kimseyle sorunum yok. Zaten konu da inançlar değil, meslekler.</p>
<p>Günümüzdeki çalışanların, bir mesleği icra edenlerin büyük çoğunluğu işlerini paraya ihtiyaç duydukları için yapıyorlar. Bu işleri öğrenmek için okullar okuyor, yıllar harcıyor, kariyerlerine ilk basamaktan başladıkları andan itibaren üstlerinin emrinde bir amaç uğruna bir çok şeye katlanıyorlar. Ve tüm mesleklerin de bir şekilde topluma faydası var. Meslek sahibinin işini sevip sevmemesi değil, icra ettiği mesleğin topluma olan katkısı benim dikkatimi çeken.</p>
<p>Doktorlar sağlık için çalışıyor, tekstilciler insanları giydirmek için. Bilgisayar teknolojileri iletişimi hızlandırırken, otomotiv teknolojileri ulaşımı hızlandırma peşinde. Bilgisayar oyunu hazırlayan firmalar bile insanların en azından stres atmasını, hatta Second Life gibi online sistemler insanların para kazanmasını sağlıyorlar.</p>
<p>Nefret ettiğim bir spor dalı olan futbol, en azından turizm, tekstil gibi sektörlere destek veriyor, piyasada para döngüsüne yardımcı oluyor.</p>
<p>Fahişelerin bile bir misyonu var şu dünyada. Kadınlardan yüz bulamayan, hayatta başarısız olmuş erkeklere zevk veriyorlar, iyi hissetmesini sağlıyorlar falan.</p>
<p>Peki politikacılar ne işe yarıyor? Ve geleneksel medya?</p>
<p>Bakın hangi sektör olursa olsun, varlığı ve yokluğu bir değil. Bugün futbol olmasa insanlar yine bir spor, bir eğlence aracı bulup vakit geçirmeyi başarırlardı. Yani yokluğunda az da olsa bir boşluk hissedilirdi.</p>
<p>Misketlerin, çelik çomakların, oyuncak arabaların yerini PES, Call of Duty, Need for Speed aldı çocukların dünyasında. Barbie&#8217;ler, lahana bebekler Sim City&#8217;e kurban gittiler. Bir değişim yaşandı ve gidenin boşluğunu doldurmak üzere bir başkası geldi. Veya yeninin ışıltısı eskinin sönmesine neden oldu.</p>
<p>Çocukların oyuncak dünyası bile yenilenirken, politikanın insan yaşamındaki varlığı neden binlerce yıldır değişmedi?</p>
<p>Yenilenmedi bile lan! 2400 yıl önce, Sokrates&#8217;ın dünyasında tartışılan politik kavramlarla bugün tartışılanlar arasında minnacık bir fark yok! Hala demokrasinin önemi, cumhuriyetin görevi, krallığın geçmişi, laikliğin durumu tartışılıp, dinler ve politika arasındaki bağların ne durumda olması gerektiği konuşuluyor.</p>
<p>Adamlar hiçbir işe yaramadan binlerce yıldır aynı şeyleri konuşuyorlar. Sağı, solu, sosyalisti, komünisti yok bu işin. Hepsi aynı bokun içinde. Politika düzgün bir ırmak olsaydı, binlerce yılda kendine akacak bir yatak bulurdu. Kendi varlığına bile hala karar verememiş bir mesleğin var olmakta ısrar etmesi kadar komik bir saçmalık olamaz.</p>
<p>Politikanın en büyük beslenme kaynağı medyayken, medyanın da en büyük beslenme kaynağı politika.</p>
<p>Medya, haber kaynaklarıyla yaşıyor. Ve haber kaynaklarının başında da politika geliyor. Politikacılar olmasa bu kadar fazla medya grubu da olmayacak piyasada.</p>
<p>Ve politika da medyanın halka verdiği gaz sayesinde bu kadar semiriyor. Medya olmasa politikacıların da götü bu kadar kalkmayacak.</p>
<p>Geri kalmış ülkelerde özgür yazarların veya bağımsız internet sitelerinin yasaklanması için sarf edilen büyük çaba da yine medya &amp; politika çiftinin birbirini yaşatma arzusundan kaynaklanıyor.</p>
<p>Emin olun ki, siz prim vermeyi keserseniz onlar da seslerini kısmak zorunda kalacaklar. Televizyon, gazete gibi belli gruplara bağlı olan, geleneksel medya kaynaklarını takip etmiyorum. Kendimde de bir eksiklik hissetmiyorum bunun için. &#8220;Gündemden haberdar olmak&#8221; zorunluluğunuz yok, medyanın attığı oltayı çıkarın artık boğazınızdan. Van&#8217;da gerçekleşen trafik kazası, İstanbul&#8217;da soyulan dükkan veya Ankara&#8217;da tecavüze uğrayan kadın umrumda değil. İşime yaramayacak bilginin bir faydası yok bana.</p>
<p>O nedenle tekrar ediyorum: Medya gereksizdir! Politika medyadan da gereksizdir. İnsanlığın kesinlikle ihtiyaç duymadığı halde en çok meşgul olduğu iki meslek, yer yüzünden silinsin istiyorum. Ferrari Enzo da istiyorum ama ne yazık ki Ferrari Enzo sahibi olma ihtimalim, bu denyoların yok olma ihtimalinden daha yüksek.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/medya-ve-politika-toplumlarin-kamburudur.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/04/medya_ve_politika-300x226.jpg' length ='33510'  type='image/jpg' />	</item>
		<item>
		<title>Cevaplayınız&#8230;</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/alinti.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/alinti.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Apr 2009 08:22:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Altay Esiroglu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntılar]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[ahmet muhib dranas]]></category>
		<category><![CDATA[batı hayranlığı]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[kanun]]></category>
		<category><![CDATA[kanunlar]]></category>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye cumhuriyeti]]></category>
		<category><![CDATA[yavuz bülent bakiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=1023</guid>
		<description><![CDATA[1980 yılında, şair Ahmet Muhib Dranas, vefatından birkaç ay önce, Yenişehir’de, bir ayak üstü sohbetimizde bana dert yanmıştı. Demişti ki: “Bir Fransız yazarının bizim hakkımızdaki hükmü şöyle: * Türkler, İsviçre Medeni Kanununa göre doğarlar, büyürler, nişanlanır evlenirler, ayrılırlar, miras sahibi olurlar. * Türkler, bir suç işledikleri zaman İtalyan Ceza Hukukuna göre hüküm giyerler veya beraat [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-1024" style="margin-top: 10px; margin-bottom: 10px;" title="hukuk1" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/04/hukuk1.jpg" alt="hukuk1" width="410" height="307" />1980 yılında, şair Ahmet Muhib Dranas, vefatından birkaç ay önce, Yenişehir’de, bir ayak üstü sohbetimizde bana dert yanmıştı. Demişti ki: “Bir Fransız yazarının bizim hakkımızdaki hükmü şöyle:</p>
<p>* Türkler, İsviçre Medeni Kanununa göre doğarlar, büyürler, nişanlanır evlenirler, ayrılırlar, miras sahibi olurlar.</p>
<p>* Türkler, bir suç işledikleri zaman İtalyan Ceza Hukukuna göre hüküm giyerler veya beraat ederler.</p>
<p>* Ticarete atıldıklarında, Fransız Ticaret Hukukundan faydalanırlar.</p>
<p>* Öldükleri zaman da İslâm Hukukuna göre defnedilirler.”</p>
<p><span id="more-1023"></span><br />
Dranas demişti ki: “Bu tespit kanıma dokundu! Artık bizim cenaze merasimlerimize bile Batı gelenekleri bulaşmaya başladı. Bazı ünlülerimizin cenazelerini, Şopen’in ölüm marşıyla kaldırıyoruz. Batılılar gibi, cenaze başında nutuk söylüyoruz. Batılılar gibi saygı duruşunda bulunuyoruz. Siyahlara bürünüyoruz. Bir tek istavroz çıkarmamız noksan kaldı. Yakışır mı bunlar bize?“</p>
<p>Yakışmıyor elbette diye cevap vermiştim. Şimdi bir de ölülerimiz için saygı duruşuna geçerken, Batı dünyasından bize, borazan öttürme adeti bulaştı. Bin kere, milyon kere ayıptır. Bütün bunlar, bir aşağılık duygusunun saçmalıklarıdır. Batılıların geleneklerine hiçbir şey demiyorum. Adamları saygıyla karşılıyorum. Ama o geleneklerden bize ne? Hani Atatürk; “Türkiye Cumhuriyetinin temeli kültürdür!“ demişti? Bizim kültürümüzde var mı ölülerimizin ruhları önünde put gibi durmak, borazan üflemek?<br />
Bir delinin kuyuya attığı bir taşı, kırk akıllı çıkaramıyor. Şimdi bir takım kimseler, benim bu yazdıklarımı okuyunca “laiklik, ilericilik, devrimcilik, çağdaşlık&#8230;” tamtamları çalacaklar. Laikliği, ilericiliği, çağdaşlığı borazan öttürmede, Şopen’in ölüm marşını çalmada arayanlara söyleyecek sözümüz yoktur. Çünkü anlayamazlar. Onlar, çağımızın bin yıl gerisinde kalan ham kafalardır&#8230;</p>
<p>Yukarıdaki satırlar Yavuz Bülent Bakiler&#8217;in Türkiye Gazetesi&#8217;ndeki 5 Nisan 2009 tarihli yazısından alıntıdır. Benim dikkatimi bir başka şey çekti. 86 yıllık koca cumhuriyet&#8217;in (!) kendisine ait orijinal bir kanunu yok. Yani ilk harfinden son noktasına kadar bize ait bir kanun. Dranas&#8217;ın bahsettikleri, bu ülkedeki tüm insanların hayatını yüzde 100 kapsayan kanunlar. Bunların dışında hareket etmemize imkan yok. Sağdan soldan çalıp kendimize yamamaya çalışmışız.</p>
<p><strong>Soru 1:</strong> Olmuş mu bu kanunlar?</p>
<p><strong>Soru 2:</strong> Hala inanan var mı &#8220;Atatürk&#8217;ün bize hediye ettiği laik, demokratik, çağdaş, modern Türkiye Cumhuriyeti büyüktür!&#8221; söylemlerine?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/alinti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>9</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/04/hukuk1-300x224.jpg' length ='12363'  type='image/jpg' />	</item>
		<item>
		<title>Seçim cenazesi</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/secim-cenazesi.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/secim-cenazesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Mar 2009 09:43:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Altay Esiroglu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[2009 yerel seçimleri]]></category>
		<category><![CDATA[ak parti]]></category>
		<category><![CDATA[mhp]]></category>
		<category><![CDATA[politika]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=827</guid>
		<description><![CDATA[Hafta sonunu mezarcılar gibi geçirdim güzel okur. Bir cenazeden öbürüne koştum durdum. İkamet ettiğim yer, İstanbul&#8217;un eski ve küçük yerleşim birimlerinden birisi. Yani hemen hemen herkes birbirini tanır. Sokağa çıktığınız anda sağa sola selam vermeye başlarsınız. Öylesine seviyoruz birbirimizi! Her cenazede olduğu gibi bizim cenazeler de kalabalıktı. Ahirete göçenlere rahmet dileyip asıl dikkatimi çeken yerlere [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-828" style="margin: 10px 0px;" title="siyasicenaze" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/03/siyasicenaze.jpg" alt="siyasicenaze" width="410" height="351" />Hafta sonunu mezarcılar gibi geçirdim güzel okur. Bir cenazeden öbürüne koştum durdum. İkamet ettiğim yer, İstanbul&#8217;un eski ve küçük yerleşim birimlerinden birisi. Yani hemen hemen herkes birbirini tanır. Sokağa çıktığınız anda sağa sola selam vermeye başlarsınız. Öylesine seviyoruz birbirimizi!</p>
<p>Her cenazede olduğu gibi bizim cenazeler de kalabalıktı. Ahirete göçenlere rahmet dileyip asıl dikkatimi çeken yerlere geliyorum şimdi.<span id="more-827"></span></p>
<p>Her iki cenaze namazında da bir sürü siyasi isim gördüm. AK Parti&#8217;nin ve MHP&#8217;nin belediye başkan adayları, Saadet Partisi&#8217;nin gençlik kolları, mahallenin muhtar adayları falan cenaze namazında safa geçmişlerdi (Hatta muhtar adayının teki beni cenaze yakını zannedip teselli etmeye bile kalktı eheh!).</p>
<p>Bu işlerden pek anlamam. Şimdiye kadar hiçbir partiyle dirsek temasım olmadı. İki cenazeyi de tanıyorum, adamların kimlerle tanıştığını, görüştüğünü aşağı yukarı biliyorum. Onlar da benim gibi; siyasetle falan pek işleri yok. Sordum soruşturdum, olayın aslını öğrendim. Seçim günlerinde her parti bölünür ve bu tip törenlerde yerlerini alırmış. Tanımasa bile düğünü olanın düğününe, cenazesi olanın cenazesine giderlermiş.  Maksat 1 oy daha fazla çıksın!</p>
<p>Sol partiler kendilerine oy çıkacak ailelerin cenazesinde ağlıyor, sağa yakınların tabutuna yaklaşmıyor. Aynısı sağcılar için de geçerli tabii. Bu ne pis bir düzenmiş lan! Ben böyle iğrençlik, iki yüzlülük görmedim arkadaş. Ölüden bile medet umuyorlar artık. Cenaze üzerinden prim yapmaya çalışan bir sisteme sikko dediğim zaman da kızıyorlar bana.</p>
<p><strong>Oy için adam öldürür lan bu tipler!</strong></p>
<p>(Fotoğraftaki Baykal&#8217;ı görüp küfür etmeyin bana. Konuya en uygun fotoğraf bu çıktı Google&#8217;da!)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/secim-cenazesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/03/siyasicenaze-300x256.jpg' length ='30335'  type='image/jpg' />	</item>
		<item>
		<title>CHP&#8217;nin amacı nedir?</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/chpnin-amaci-nedir.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/chpnin-amaci-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Jan 2009 20:30:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cem Gezmis</dc:creator>
				<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[chp]]></category>
		<category><![CDATA[deniz baykal]]></category>
		<category><![CDATA[derin devlet]]></category>
		<category><![CDATA[ergenekon]]></category>
		<category><![CDATA[mafya]]></category>
		<category><![CDATA[politika]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=549</guid>
		<description><![CDATA[Oldum olası kaçtım şu Ergenekon muhabbetinden ama sonunda benim de ilgimi çeken bir noktaya temas ettim. Ergenekon var mıdır, yok mudur, bunlar hükümetin uydurması mıdır ya da tüm bunlar bir yanılsama mıdır? Bunlara cevap verebileceğimi sanmıyorum ve aslına bakarsanız çok umursamıyorum. Eğer bir Ergenekon yoksa bile, hepimizin hemfikir olduğundan eminim ki; bir derin devlet olayı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="float: left; margin-top: 10px; margin-bottom: 10px;" src="http://img135.imageshack.us/img135/848/denizbaykalvl7.jpg" alt="yaslananbaykal" width="410" height="555" /></p>
<p>Oldum olası kaçtım şu Ergenekon muhabbetinden ama sonunda benim de ilgimi çeken bir noktaya temas ettim. Ergenekon var mıdır, yok mudur, bunlar hükümetin uydurması mıdır ya da tüm bunlar bir yanılsama mıdır? Bunlara cevap verebileceğimi sanmıyorum ve aslına bakarsanız çok umursamıyorum. Eğer bir Ergenekon yoksa bile, hepimizin hemfikir olduğundan eminim ki; bir derin devlet olayı memleketimde her daim söz konusu olmuştur.</p>
<p>Susurluk&#8217;ta kazalar olur, gazeteciler öldürülür, yazarlar tehdit edilir, asker &#8220;HÖTTT!&#8221; der herkes susar falan. Bunlara alıştık, bunlar bilindik sahneler. Birileri, ne tür bir amaçla olursa olsun, doğru adamları mı topladılar, yoksa yanlış adamları mı bilmiyorum ama bunların üzerine gidiyormuş gibi görünüyor. Ya da öyle gösteriliyor. İnanın bir fikrim yok.<span id="more-549"></span></p>
<p>Benim, tüm bu yukarıda saydıklarımdan hariç anlamadığım en önemli nokta CHP&#8217;nin neyi savunduğu, neyi anlatmaya çalıştığıdır? Deniz Baykal çıkıyor ve sırf hükümeti eleştirmek adına Ergenekon soruşturması sanıklarını koruyan açıklamalar yapıyor. Bu isimler gerçekten alakasız olabilirler. Kendi hallerinde yaşayan, etliye sütlüye karışmayan, mükemmel bir devletçi olabilirler. Bunu bilemem ancak iddia edildiği gibi; hükümeti devirmek gibi, kendi işine gelmeyenleri  yok etmek gibi kurtlar vadisi senaryolarına soyunmuş da olabilirler..</p>
<p>Memleketimin kendisine sosyalist, solcu, demokrat, komünist, anarşist, halkçı ve bunun gibi sıfatları takan kesimi yıllardır muzdarip olmuştur bu tür derin devlet ilişkilerinden. Darbeciler Yargılansın!, diye bağırırlar, Suikastlar Aydınlatılsın!, diye bağırırlar, Derin Devlet Çözülsün!, diye bağırırlar. Tüm bu Ergenekon iddianamesinde anlatılan hususların karşısındadırlar.</p>
<p>Şimdi, kendisini bir sosyal demokrat olarak gören ve öyle olduğunu iddia eden CHP, burada ne yapmaya çalışmaktadır? Amaçları sadece &#8220;nasıl olursa olsun ama hükümete yüklenelim!&#8221; midir, yoksa &#8220;bizim kankaları nasıl içeri atarsınız yahu!&#8221; falan mıdır? Ben tüm gün bunu düşündüm, bir cevabını bulamadım. CHP&#8217;nin tek derdi böyle koftiden muhalefet yapmak mıdır? Gerçekten muhalefeti ne zaman yapacaktır? Yoksa yukarıya koyduğum karikatürün anlattığı gibi, sosyalizme sırtını dayamış bir milliyetçiden mi bahsetmeliyiz?</p>
<p>Bu delinin taşı da benden olsun, biraz da siz düşünün&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/chpnin-amaci-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şimdilik özür dilemiyorum</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/simdilik-ozur-dilemiyorum.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/simdilik-ozur-dilemiyorum.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Dec 2008 17:26:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Akay Perker</dc:creator>
				<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[adalet]]></category>
		<category><![CDATA[ekrem buğra ekinci]]></category>
		<category><![CDATA[ermeni]]></category>
		<category><![CDATA[faşizm]]></category>
		<category><![CDATA[ittihat]]></category>
		<category><![CDATA[milliyetçilik]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>
		<category><![CDATA[soykırım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=485</guid>
		<description><![CDATA[[Öncelikle uyaralım. "Ermeni soykırımı yoktur, kimsenin canı yanmamıştır, asıl onlar Türkleri öldürmüştür" diyerek ucuz milliyetçilik yapanlar hiç okumasınlar bu yazıyı. Evet, Ermenilere uygulanan işlem soykırım değil ama tehcirdi. 1915 yılında 900.000 Ermeni bu topraklardan sürülmeye çalışıldı ve onbinlercesi de yollarda öldü. Onlar da intikam olarak 1918 yılında Türklere vahşi bir katliam uyguladılar. Yani iki taraf [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>[Öncelikle uyaralım. "Ermeni soykırımı yoktur, kimsenin canı yanmamıştır, asıl onlar Türkleri öldürmüştür" diyerek ucuz milliyetçilik yapanlar hiç okumasınlar bu yazıyı. Evet, Ermenilere uygulanan işlem soykırım değil ama tehcirdi. 1915 yılında 900.000 Ermeni bu topraklardan sürülmeye çalışıldı ve onbinlercesi de yollarda öldü. Onlar da intikam olarak 1918 yılında Türklere vahşi bir katliam uyguladılar. Yani iki taraf da birbirinin canını yakmış olsa da, kavgayı başlatanlar Ermeni halkı değildi.]</strong></p>
<p>Yurdum aydınlarından bir kısmı bir araya gelmişler ve internet üzerinden bir kampanya başlatmaya karar vermişler. Yılbaşında başlayacak olan kampanyanın adı; <strong>&#8220;Özür diliyorum.&#8221;</strong></p>
<p>Metinde deniliyor ki, &#8220;1915&#8242;de, Osmanlı Ermenilerinin maruz kaldığı büyük felakete duyarsız kalınmasını, bunun inkar edilmesini vicdanım kabul etmiyor. Bu adaletsizliği reddediyor, kendi payıma Ermeni kardeşlerimin duygu ve acılarını paylaşıyor, onlardan özür diliyorum.&#8221;</p>
<p>Hmmm&#8230;</p>
<p>Özür dilemek bir erdemdir, büyüklüğün şanındandır. Haklı konumda olsa bile özür dilemesi kişinin büyüklüğünü gösterir.</p>
<p>Ancak&#8230;</p>
<p>Eğer halkların kardeşliğinden, Anadolu mozaiğinden bahsediliyorsa ve geçmişten özür dilenecekse, bunun belli bir sıralaması olmalı.<span id="more-485"></span></p>
<p>Ermenilere yapılan haksızlığı kabul ediyorum. İttihatçı dallamaların her şeyi ellerine yüzlerine bulaştırmaları gibi, Ermeni tehcirini de beceremeyip binlerce Ermeninin ölümüne sebep olmalarına ben de kızıyorum.</p>
<p><strong>Ancak şimdilik özür dilemiyorum.</strong></p>
<p>Ekrem Buğra Ekinci&#8217;nin bir yazısından alıntı:</p>
<blockquote><p><em>Son asırda Ruslar, kendilerine yakın gördükleri ve Anadolu&#8217;daki emellerine yardım edeceğini düşündükleri Gregoryen Ermenileri himaye siyasetine başladılar. Kafkasya&#8217;nın Ruslar eline geçmesinden sonra Rus destekli olarak kurulan <strong>Taşnak ve Hınçak partileri,</strong> milis teşkil ederek, Ermeniler arasında ihtilal tahrikinde bulundular. [Bugünkü <strong>PKK </strong>gibi.] Yerli halkı taciz ederek gençleri kendi içlerine çekmeye çalıştılar. Anadolu&#8217;nun muhtelif yerlerinde patırtılar [Osmanlı makamlarının hâdiselere verdiği isim budur] çıkmaya başladı. O zaman hükümeti ellerinde tutan İttihatçılar, bunlarla baş edemeyince, tertipleyenleri bulup cezalandıracak yerde, <strong>hıncını isyanla alâkası olmayanlardan çıkardı.</strong> Hâlbuki Osmanlı hukukunun anayasası mesabesindeki Kur&#8217;an-ı kerimde &#8220;<strong>Kimse kimsenin suçunun cezasını çekmez&#8221; </strong>der. <strong>İttihatçılar, kendi siyasî zaaflarını, hep cinayetlerle örtbas etmeye kalkışmıştır.</strong> Siyasetlerine muhalif olan devlet adamı, asker ve gazetecilerden öldürttükleri ya da sürgüne göndererek hayatlarını kararttıkları gibi; <strong>Türk, Ermeni ve Arap Osmanlı vatandaşlarına</strong> da çok kara günler yaşatmışlardır. Asırlarca sessiz sedasız yaşayan ve &#8220;<strong>millet-i sâdıka&#8221; diye tanınan Ermenilerin</strong> niye kıyama kalktıklarını kimse düşünmemiş; bundan dolayı o zamanki idarecilerin basiretsizlikleri görmezden gelinmiştir.</em></p>
<p><em>Cihan Harbinin patlak vermesi üzerine, iktidardaki İttihat ve Terakki Fırkası, Rus cephesine yakın yerlerde yaşayan Ermenilerin, düşmana yardım edebilecekleri gerekçesiyle Suriye&#8217;ye tehcirine [göçürülmesine] karar verdi. 14 Mayıs 1915 tarihli &#8220;<strong>Sevk ve İskân Kanunu&#8221;</strong> ile bu tehcir gerçekleştirildi. Rumeli ve Anadolu&#8217;nun Rus cephesine yakın veya uzak bölgelerinden kadın, erkek, çoluk, çocuk, genç, ihtiyar, hasta, sağlam, yüz binlerce Ermeni, köy ve şehirlerinden yaya olarak istasyon merkezlerine getirildi. Buralardan trenlerle veya yaya olarak güneye sevk edildi. Genç erkekler bunu önceden işitip, Rusya&#8217;ya kaçmaya muvaffak olmuşlardı. Bunlardan bir kısmı da Osmanlı ordusunda asker idi.  Gelin görün ki, sadece Anadolu&#8217;nun doğusundakiler değil, her nedense Rus cephesinden çok uzak bulunan İzmit, Samsun, Afyon, Yozgat gibi şehirlerdekiler de tehcire tabi tutuldu. İstanbul ve İzmir Ermenileri ile Amasya ve Kayseri gibi yerlerdeki bazı Ermeni aileler sürgünden istisna edildi.</em></p>
<p><em>Anadolu&#8217;nun Rus cephesine yakın veya uzak çeşitli bölgelerinden takriben 900 bin kişi tehcir edildi. Sürgünler, Suriye şehirlerinde %5&#8242;i geçmemek üzere iskân edilecekti. <strong>Ancak bunların ancak yarısı Suriye&#8217;ye varabildi.</strong> Mühim bir kısmı yolda soğuk, açlık ve hastalıktan; bir kısmı da çete baskınlarında öldüler. İttihat ve Terakki erkânı, bu tehcirde Ermenilere çok eziyet edildiğini, tehcir kervanına mezalim icra eden çetelerin, mahallî idarecilerin emrinde hareket ettiklerini itirafa mecbur kaldı. Ermenilerin götüremediği 10 bin kadar çocuk, Müslüman ailelere verildi.<br />
</em></p>
<p><em>&#8230;..</em></p>
<p><em><strong>Tehcirin intikamı gecikmedi.</strong> 1916 yılında Rus işgal kuvvetleriyle Anadolu&#8217;ya giren Kafkasya Ermenileri, sürülen yakınlarının intikamını almak için katliama başladılar. Doğu Anadolu&#8217;da yaşayan, güçlerinin yettiği Türkleri, kadın, erkek, çocuk, yaşlı demeden katlettiler. Şu anda yer yer ortaya çıkan <strong>toplu mezarlar</strong> hep bu katliamlardan kalmadır. Yani Ermenilerin yaptıkları bu <strong>katliamlar, hep sürgünden çok sonrasına aittir.</strong> Dolayısıyla tehcire gerekçe olamaz. Tehcir 1915 yılında gerçekleşmiştir. Bu toplu mezarlar ise, en az üç yıl sonrasına, 1918 yılına aittir. Hâlbuki o tarihte Anadolu&#8217;nun doğusunda tek bir Ermeni kalmamıştı. Bu cinayetlerin sorumlusu da Ermeni halkı değil, Cihan Harbinde Ruslarla beraber Anadolu&#8217;ya gelen Ermeni çeteciler idi. B<strong>ir başka deyişle tehcir, emniyeti temine yetmemiş; bilakis 1918 katliamlarına sebep teşkil etmişti. </strong>Mamafih nasıl bir avuç serserinin isyan çıkarması topyekûn sürgünü haklı çıkarmazsa, s<strong>ürgün de bu katliamları haklı kılmaz.</strong> Çünkü zarara zararla mukabele edilmeyeceği umumî prensiptir. <strong>Ancak kavgayı önce başlatmak da az kabahat midir?</strong></em></p>
<p><em>Kırım&#8217;dan bu yana kaybedilmiş binlerce kilometrekarelik vatan topraklarından hicrete mecbur kalan ve bu uğurda çok acı çekmiş insanların torunları olarak topyekûn sürgünü, hele kadın, çocuk ve yaşlılardan alınan bir intikamı savunmak hayli şaşırtıcıdır. &#8220;Dünyada örneği var! Amerika da yapmış, Norveç de!&#8221; demek de kimseyi temize çıkarmaz. Sui misal emsal olmaz, yani<strong> kötü örnek, örnek olmaz</strong> sözü meşhurdur. Devlet, suç teşkil eden işlerin faillerini arayıp bulur ve cezalandırır. Bundan dolayı başkalarından intikam almaz. İslâm-Türk kültürünün hâkim unsur olduğu Osmanlı Devletinde hiçbir zaman başka din ve ırk mensuplarına karşı -bugün yükselişi endişeyle izlenen- şovence yaklaşımlara rastlanmamıştır. Bu dikkate değer bir noktadır. Ne gariptir ki, bugün en şuurlu muhalifleri bile, kendilerini bir imparatorluğu batıran İttihatçıların kabahatlerini savunmak mecburiyetinde hissetmektedir.</em></p></blockquote>
<p>Aydınız, özür diliyoruz demek kolay. Grup Vitamin&#8217;in Özgün Müzik adlı şarkısında tarif ettiği yola uygun davranırsa, <strong>herkes aydın olabiliyor bu devirde.</strong> İşte bu nedenle, dilenmesi gereken özürler farklı yerlere gidiyor.</p>
<p>Eğer geçmişten bir özür dilenecekse, önce <strong>Osmanlı&#8217;dan özür dileyin.</strong> Cumhuriyet kurulurken vatanından sürülen ve Avrupa&#8217;da yıllarca sefalet çeken <strong>hanedana sunun özürlerinizi.</strong> Hakkında konuşurken iftiraların, yalan dolanın gırla gittiği hanedana, <strong>son Osmanlı padişahlarına</strong> yazın asıl mektubunuzu.</p>
<p>Osmanlı&#8217;ya özürlerinizi sunduktan sonra, İttihat ve Terakki ekibine &#8220;bunu yazan tosun&#8221; tadında bir mektup yazarak, Osmanlı&#8217;ya saygı duyduğunuzu ama İttihatçıları reddettiğinizi, beceriksiz yönetim politikaları yüzünden dünyaya rezil olup ceremesini hala çektiğinizi anlatın, <strong>yüzlerine vurun hatalarını.</strong></p>
<p>Sonra da Ermenilerden özür dilemeye gelsin sıra. Çünkü siz bir yandan <strong>İttihatçıları adamdan sayıp</strong> bir yandan da Ermenilerden özür dilerseniz, hiçbir aklıbaşında Ermeni bu sözlerinize inanmaz. Tribünlere oynadığınız belli olur.</p>
<p>Sıralamayı doğru yaparak özür dilerseniz, Ermenilere yazdığınız özür mektubunuzun altına ben de imzamı atarım. Çünkü İttihatçıların neden olduğu acılar nedeniyle <strong>benim de vicdanım rahat değil.</strong></p>
<p>Elbette ki, ben aydın bir vatandaş olmadığımdan ötürü biraz karşılık bekliyorum.</p>
<p><strong>Tehcirin ardından</strong> Ermenilerin intikam olarak Türkiye topraklarında katlettiği Türkler için özür bekliyorum.</p>
<p><strong>Karabağ&#8217;da, Hocalı&#8217;da yapılan katliamlar</strong> için özür bekliyorum.</p>
<p>Kundaktaki bebeklerin, hamile kadınların <strong>süngülerle, tecavüzle, diri diri yakılarak katledilmesi</strong> için özür bekliyorum.</p>
<p>Halen daha bulunamamış olan <strong>toplu mezarların</strong> yerlerinin söylenmesi istiyor ve beş yılda bir yeni toplu mezar bulunmasının hiç hoş olmadığını eklemek istiyorum.</p>
<p>Hepimiz Ermeni değiliz. Ancak <strong>hepimiz Türkiyeliyiz ve bir arada yaşamak hepimizin hakkı.</strong></p>
<p><strong>Geçmişle yüzleşmek ağır geliyorsa,</strong> geçmişi unutun ve geleceğe bakın. Ancak reddettiğiniz geçmişinizdeki gurur veren olayları da unutun. Sadece güzel şeyleri hatırlayıp bugün kötü karşılananları reddetmeye kalkarsanız komik duruma düşersiniz. Tıpkı 2.217 yıllık Türk Kara Kuvvetleri&#8217;yle gurur duyan 85 yıllık Türkiye Cumhuriyeti gibi.</p>
<p>Diplomaside mızıkçılık yapana hoş gözle bakmaz dünya.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/simdilik-ozur-dilemiyorum.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kara Çarşaflı CHP</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/kara-carsafli-chp.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/kara-carsafli-chp.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 16 Nov 2008 22:04:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Emir Akın</dc:creator>
				<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[chp]]></category>
		<category><![CDATA[deniz baykal]]></category>
		<category><![CDATA[politika]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/index.php/2008/11/18/kara-carsafli-chp/</guid>
		<description><![CDATA[Bugün Cumhuriyet&#8217;in web sitesinde gördüm&#8230; Önce gözlerime inanamadım ardından patlattım kahkahayı&#8230; Efendim CHP&#8217;nin nurtopu gibi kara çarşaflı, türbanlı yepyeni üyeleri olmuş&#8230; Deniz Baykal&#8217;da sevgiyle hepsini kucaklamış, &#8220;Türkiye&#8217;yi kaynaştırmak, bütünleştirmek lazım&#8221; demiş. Kara çarşaflı üyelere de rozet takmış. &#8220;Başörtülüsü, türbanlısı, açık başlısı, genci, yaşlısı, kadını, erkeği hep birlikte yola çıkıyoruz. Birbirimize değer vererek, saygı göstererek yola [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img title="karacarsaflichp.jpg" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/2008/11/karacarsaflichp.jpg" alt="karacarsaflichp.jpg" hspace="5" vspace="5" width="236" height="195" align="left" />Bugün Cumhuriyet&#8217;in web sitesinde <a href="http://www.cumhuriyet.com.tr/?im=yhs&amp;hn=17560" target="_blank">gördüm&#8230;</a> Önce gözlerime inanamadım ardından patlattım kahkahayı&#8230;</p>
<p>Efendim CHP&#8217;nin nurtopu gibi kara çarşaflı, türbanlı yepyeni üyeleri olmuş&#8230; Deniz Baykal&#8217;da sevgiyle hepsini kucaklamış, &#8220;Türkiye&#8217;yi kaynaştırmak, bütünleştirmek lazım&#8221; demiş. Kara çarşaflı üyelere de rozet takmış.</p>
<p>&#8220;Başörtülüsü, türbanlısı, açık başlısı, genci, yaşlısı, kadını, erkeği hep birlikte yola çıkıyoruz. Birbirimize değer vererek, saygı göstererek yola çıkıyoruz. Yolumuz açık olsun&#8221; demiş&#8230;</p>
<p><span id="more-359"></span></p>
<p>Allah Allah dedim&#8230;</p>
<p>Bu adam değil miydi yahu daha geçenlerde başörtülü vatandaşa üniversitede okuma hakkı verilmesini vatana ihanetle bir gören?</p>
<p>Geri kafalı değil miydi bu sıkmabaşlar?</p>
<p>Beyinleri örümcek ağlarıyla kaplı değilmiydi yahu bu kara çarşaflıların?</p>
<p>Yahu bunlar değil miydi irticacılar?</p>
<p>Ulan siz değil miydiniz be başörtülü vatandaşı ikinci sınıf sayan, okula, belediyeye kamusal alana sokmayan?</p>
<p>Bu arada kamu demek halk demek. Al buyur kavram karmaşası&#8230; Halksal alana halkı sokmamak filan&#8230; Öff&#8230;</p>
<p>Yahu bunlar değil miydi bu partinin söyledikleri, savundukları?</p>
<p>Ben mi yanlış hatırlıyorum yoksa?</p>
<p>Yoksa bunların çarşaflıları laik mi? Ordan mı kurtarıyorlar?</p>
<p>E bir de kılık kıyafet inkilabı vardı, o ne oldu o?</p>
<p>Laiklik yetiyor mu sadece?</p>
<p>Yoksa taban genişlesinde yemişim laikliği mi?</p>
<p>O taban tutar mı?</p>
<p>Düz mü o taban?</p>
<p>Düz taban?</p>
<p>Yazacak kelime bulamıyorum&#8230;</p>
<p>Ama şunu söylemek gerek:</p>
<p>Bu kadarlık iki yüzlülük&#8230;</p>
<p>Bu kadarlık pişkinlik&#8230;</p>
<p>Bu kadar riyakarlık olmaz!</p>
<p>Tabi söz konusu olan CHP ise&#8230;</p>
<p>Anlayana sivrisinek saz anlamayana davul zurna az&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/kara-carsafli-chp.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ve CHP Dayanamaz</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/ve-chp-dayanamaz.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/ve-chp-dayanamaz.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 07 Dec 2007 14:02:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Altay Esiroglu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[canan arıtman]]></category>
		<category><![CDATA[chp]]></category>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<category><![CDATA[türban]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=171</guid>
		<description><![CDATA[Çok partili günlerde başladı CHP?nin muhalif olma tavrı. Birden fazla partili döneme kadar halkı istediği şekle soktuğunu düşünen CHP, Menderes hükümeti kendilerini şamar oğlanına çevirdiğinde neye uğradığını şaşırdı ve o günden beri saldırgan bir politikayı tercih etti. Bu seneki cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde CHP?nin ne menem bir oluşum olduğunu da iyice idrak etmiştik. Karşı çıktıkları hiçbir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çok partili günlerde başladı CHP?nin muhalif olma tavrı. Birden fazla partili döneme kadar halkı istediği şekle soktuğunu düşünen CHP, Menderes hükümeti kendilerini şamar oğlanına çevirdiğinde neye uğradığını şaşırdı ve o günden beri saldırgan bir politikayı tercih etti. Bu seneki cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde CHP?nin ne menem bir oluşum olduğunu da iyice idrak etmiştik.</p>
<p><span id="more-171"></span></p>
<p>Karşı çıktıkları hiçbir şey olmayınca da komik bir hale geldiler ve komikleştikçe saldırdılar, saldırdıkça komik oldular. Aklı başında CHP?liler bile yılların partisinin haline iç geçiriyorlar hatta onlar da gülecekler ama zor tutuyorlar kendilerini, &#8220;kıhk kıhk&#8221; diye ses çıkıyor kendilerinden. Bu tiyatroda sahne çıkan isim bu sefer CHP?li Canan Arıtman oldu. Baykal, yaşı biraz ilerlediğinden olsa gerek kulübeye çekildi galiba bu aralar. Gerekli kondisyonu topladıktan sonra daha da rezil ve rüsva olmak için geri dönecek.</p>
<p>Haftanın son günü okuduğum bir haber beni bu satırlarla uğraşmaya itti. Cumhurbaşkanı (-mız ekini eklememe hakkına siz de sahipsiniz) Abdullah Gül ve eşi Hayrünnisa Hanım, geçtiğimiz günlerde Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu?nu ziyaret etmişler ve 12 yaşındaki bir kız çocuğuna koruyucu aile olmak istemişler. İnsanlık adına güzel bir girişim var ortada. Ortada böyle bir şey var ama bir de olayın CHP boyutu var. Halk Partili Canan Arıtman, ağzından köpükler saçarak Gül ailesinin bu isteğine anında karşı koyuyor: ?Olamaz!?</p>
<p>Canan Arıtman, ?Ben milletin çocuklarını Gül ailesine emanet etmek istemem? diyor milletin tepesindeki bir aileye. Bakın devamı da şöyle: ?Cumhuriyetin kuruluş felsefesine aykırı düşünceler taşıyan, cumhuriyet kazanımlarını koruma hassasiyetleri olmayan bir çiftin ebeveynlik yapacağı çocuğun dünya görüşünde sapmalar olabilir. Bu, kız çocuklarını daha fazla etkileyebilir, başı kapatılabilir, daha ağır bedel ödeyebilirler. Kendi çocuklarını istedikleri gibi formüle edebilirler.? (Kendi çocukları sanki bu ülkenin evlatları değil, Gül ailesinin kızını da kurtarın!)</p>
<p>Endişe büyük, ya bu kız çocuğunun kafası kapatılırsa! Korkmakta haklılar aslında çünkü son yıllarda zaten kan kaybeden bir ideoloji var ortada. Yeni jenerasyondan medet umuyor Sayın Arıtman ve yandaşları. Kullandıkları olgu tabi ki yine değişmiyor, yıllardır sömüre sömüre bitiremedikleri Atatürk ve Atatürk?ün düşünceleri.</p>
<p>Sayın Canan Arıtman?ın milletini bu kadar düşünmesi hoş bir şey tabiî ki. Hiç düşünmeyen vekilleri de gördük çünkü. Ama madem ortada bu kadar büyük bir korku var neden bu çocuğa Canan Arıtman sahip çıkmadı? Hem merak ediyorum kaç CHP?li koruyucu aile görevini üstlenmiş bugüne kadar. Sayın Arıtman keşke bu çocuğu; pis, yobaz ve Türk milletinin asla kabullenemediği (!) aileden kurtarmak için girişimde bulunsa. İyilikle olmazsa güç kullanarak. Ya da Çocuk Esirgeme Kurumu?ndaki diğer çocuklara sahip çıkarak geride kalanları çağdışı ideolojiye kaptırmayarak. Hem ne güzel Cumhuriyetin hiçbir yerde bulunmayan nimetlerinden faydalanırlar. Atatürkçü olurlar, hatta boş verin Atatürkçü olmayı başları açık olur en azından. Oradan kurtarırız çocuklarımızı.</p>
<p>Geçtiğimiz günlerde Canan Arıtman?ın bir başka fiili vardı ki, ben kendisine gönülden teşekkürlerimi gönderiyorum. Hayrunnisa Gül?ü mahkemeye verecekmiş Köşk?te türban taktığı için. Bence de vermeli. Bir türbanlının ne işi var köşkte? Hatta bana kalırsa normal apartman dairesinde oturanları da yerlerinden kovmak gerekir. Hak ediyorlar çünkü bunu. Kalite sadece Halkçıların olmalı, halk kalitesiz yaşasa da olur. Canan Arıtman bütün bunlardan bahsederken First Lady?nin giydiği kıyafete de takmış. Hani liseli kızlar yapar ya ?Ayy şu kızın kıyafetine bak ne kadar tiksinç olmuş? diye, aynı ona benzer bir şey işte. Canan Arıtman, eleştirdiği kıyafetiyle Hayrunnisa Gül?ü penguene benzetmek istemiş ama son anda çark ederek, ?Penguenlere haksızlık ederim? demiş. Helal olsun bütün kalbimle alkışlıyorum kendisini az bile söylemiş yine. Ama şunu çok merak ediyorum, bu haberi okuyan Gül ailesinden herhangi birisi içinden ?? kodumunun orospusu? falan diye geçirmiş midir?</p>
<p>Ayrıca Sayın Arıtman, resminizi gördüm; şişkosunuz!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/ve-chp-dayanamaz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türkçülerin yapması gereken ibadetler</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/turkculerin-yapmasi-gereken-ibadetler.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/turkculerin-yapmasi-gereken-ibadetler.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 18 Sep 2007 14:27:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Akay Perker</dc:creator>
				<category><![CDATA[Havadan Sudan]]></category>
		<category><![CDATA[faşizm]]></category>
		<category><![CDATA[milliyetçilik]]></category>
		<category><![CDATA[politika]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=120</guid>
		<description><![CDATA[Internette çok sayıda komedi sitesi var, bilirsiniz. Bu sitelerden biri olan atsızcılar.org üyeleri de 2 yıl önce bir din uydurmuş. Dinin ismi yok. Ancak kutsal kitabı, ibadet listesi, peygamberi falan var. Komik olmasına komik ama bir o kadar da üzücü. Çünkü bunlar inanılarak yazılmış maddeler&#8230; Bakalım neler varmış: 1. Kutsal kitabımız Nutuk&#8217;u okumak. (2 yılda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Internette çok sayıda komedi sitesi var, bilirsiniz. Bu sitelerden biri olan atsızcılar.org  üyeleri de 2 yıl önce bir din uydurmuş. Dinin ismi yok. Ancak kutsal kitabı, ibadet listesi, peygamberi falan var. Komik olmasına komik ama bir o kadar da üzücü. Çünkü bunlar inanılarak yazılmış maddeler&#8230;</p>
<p>Bakalım neler varmış:</p>
<p><strong>1.</strong> Kutsal kitabımız Nutuk&#8217;u okumak. (2 yılda en az 1 kere.)</p>
<p><span id="more-120"></span>Gördüğümüz kadarıyla Nutuk, bu kurt yavruları için kutsal kitap. Yani Allah tarafından gönderilen kutsal kitaplarla aynı kefeye konuluyor. Bir dinin kutsal kitabı -o dini inanışta- ya tanrısı tarafından gönderilir ya da peygamberi/mucidi tarafından yazılır. Bunlar peygamber olarak Atsız&#8217;ı gördüklerine göre, demek ki Atatürk&#8217;ü de tanrı olarak kabul ediyorlar.</p>
<p>Ancak üzülerek söylemem gerekir ki, kutsal kitaplarının dilini pek anlamayacaklardır. Gerçi kutsal kitabını 2 yılda bir kez okuyan bir dinin üyesi, o kitabı anlasa ne olur, anlamasa ne olur?<br />
<strong>2.</strong> Tanrıkut Atsız Ata&#8217;mızın eserlerini-makalelerini okumak. (2 yılda en az 1 kere.)</p>
<p>Tanrıkut, &#8220;Tanrı&#8217;dan kut almış&#8221; anlamına gelen eski Türkçe bir sözcük. Günümüzdeki  sözcük karşılığı &#8220;peygamber&#8221;e denk gelir. Yani Nihal Atsız, bu arkadaşların peygamberi. Hmmm&#8230;</p>
<p><strong>3.</strong> Anıtkabir&#8217;i ziyaret etmiş olmak. (En az bir kere.)</p>
<p>Ölülerden medet ummak, umut dilenmek, uygar bir toplum için aşağılanmaktır.<br />
(Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt 2, Sayfa 217)</p>
<p><strong>4.</strong> Atsız Ata&#8217;mızın kabrini ziyaret etmiş olmak. (En az bir kere.)</p>
<p>Atsız&#8217;ın bu konuda herhangi bir yorumu var mı bilmiyorum. Of aman! İbadet listesinin 10. maddesini Anıtkabir&#8217;de ve Atsız&#8217;ın kabrinde gerçekleştiriyor mu bunlar?</p>
<p><strong>5.</strong> Çanakkale Şehitliğini ziyaret etmiş olmak. (En az bir kere.)</p>
<p>Tamam Anıtkabir gezildi, Nihal Atsız&#8217;ın kabri de gezildi. Ama ya Çanakkale? Liman von Sanders komutasındaki bu ordu Türkler, Çerkesler, Kürtler, Müslüman Ermeni ve Rumlardan meydana geliyordu ve tüm dünyanın birleşmiş ordularına karşı büyük bir zafer kazandı. Sadece Türkleri adamdan sayan bir &#8220;din&#8221; üyeleri nasıl kutsal kabul ediyor ki burayı?</p>
<p><strong>6.</strong> Hacca gitmek. (Tanrı Dağları, Tiyenşan ve Kadırgan Dağlarıyla birlikte Orhun Abideleri&#8217;ni, ata yurdumuzdaki toprakları en az bir defa ziyaret etmiş olmak.)</p>
<p>Elbette ya! Madem bir din var ortada, hacca da gidilmeli. Yalnız hac coğrafyası biraz geniş olmuş, Orta Asya gez gez biter mi be?</p>
<p><strong>7.</strong> Türk ırkının tek ve mutlak üstünlüğüne iman etmek, Türk ırkının gurur ve şuurunu damarlarındaki asil kanda hissetmek.</p>
<p>Irkın şuuru damarlardaki asil kanda hissedildi, tamam!</p>
<p><strong>8.</strong> Türklüğün milli sembolü olan bozkurtu kayıtsız şartsız tek ongun olarak kabul ve iman etmek.</p>
<p>Yürü be! Koyunları n&#8217;apalım? Türk tarihinde en çok kullanılan simge koyun, ondan sonraki at! Kurt 3. sırada. Binlerce yıl önce totemini seçerek davranış biçimini belli etmiş Türk milleti, kurt da nerden çıktı?</p>
<p><strong>9.</strong> Kımız içmek. (Yılda en az bir çamçak.)</p>
<p>Çamçak için ağaçtan oyularak yapılmış kulplu su kabı demiş TDK. Yani ibadetlerin tam olarak yerine getirilmesi için yılda ortalama 2 lt. kımız içmek gerekliymiş. Alman faşistleri günde 2 lt. bira içerek davalarına bizim faşistlerden daha bağlı olduklarını gösteriyorlar.</p>
<p><strong>10.</strong> Çaput bağlamak.</p>
<p>Nereye? Her gördüğü çıkıntıya çaput bağlayan bir inanış düşünemiyorum.</p>
<p><strong>11.</strong> Evdeşini Türk ırkından seçmek.</p>
<p>Evdeş dediği, hanım, eş. Yani bu arkadaşlar yüzlerce yıl önceki atalarından daha Türk. O zamanlar Çin&#8217;den az mı prenses gelmiş Türk çadırlarına? Komşu hanedanlardan getirilen cariyeler, cariyelikte kariyer yaparak hanedanın en üstüne kadar yetişen kadınlar hangi ırktandı? Ataları gibi hata yapmayacakmış bunlar. Yepyeni bir Türk ırkı çıkaracaklar ortaya.</p>
<p><strong>12.</strong> 3 Mayıs Türkçüler Günü&#8217;nün şuurunda ve bilincinde olmak.</p>
<p>Sure, man!</p>
<p><strong>13.</strong> Çocuklarına, yeğenlerine, çevresinde doğan Türk çocuklarına Türk isimleri koymak, koyulmasına sebep olmak.</p>
<p>Pek tabii ki.</p>
<p><strong>14.</strong> Günde 3 sefer ulumak. Biri sabah uyanınca aç karnına, diğerleri günün uygun saatlerinde olabilir. (Türk&#8217;ün içindeki bozkurt uyanana kadar yapılmalı.)</p>
<p>Hah! Son maddelere geliyoruz, adamlar normale döndü derken bombayı patlattılar. Evet efendim, günde 3 kere uluyoruz. İçerdeki bozkurt uyanana kadar, 3 yetmezse 5 kere uluyor, gerekirse havlıyoruz. Yeter ki içerdeki kurt uyansın.</p>
<p>İçinde &#8220;ırktaşım biliyorsunuz, bu ibadeti kımız içme ibadetinden hemen sonra yaparsak daha anlamlı olur. Bu konuda deneyimli olduğunuzu duymuştum&#8221; tarzı yorumların da bulunduğu <a title="Of of of" href="http://www.atsizcilar.com/forum/turkcunun-yapmasi-gereken-ibadetler-t5958.html">tam liste hemen burada.</a></p>
<p>Tamam faşist olabilirsiniz, ırkçılığın güzel bir şey olduğunu bile düşünebilirsiniz ama en azından atalarınızın lafını dinleyin be! Nihal Atsız sizin bu zırvalarınızı görse elinde sopayla dalar da çamçak çamçak pekmez akıtır o çok övündüğünüz kafataslarınızdan.</p>
<p>Madem Osmanlı&#8217;yı, İslam&#8217;ı da kabul etmiyorsunuz, şamanizmden bahsedin bari. En azından biraz tutarlı olursunuz!!</p>
<p>O değil de, kendime bakıyorum, maddelerin bir çoğunu yapmışım.</p>
<p>2 yılda bir olmasa da Nutuk&#8217;u okudum, Atsız&#8217;ın kitaplarını okudum, Anıtkabir&#8217;i ziyaret ettim, Çanakkale Şehitliği&#8217;ni ziyaret ettim, orta asyada geniş çaplı bir turistik gezim oldu, ikram edilen kımızı içtim hatta hoşuma gitti, İstanbul&#8217;a geldiğimde Zeytinburnu&#8217;nda da içtim&#8230;</p>
<p>Lan yoksa!?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/turkculerin-yapmasi-gereken-ibadetler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>33</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>You talkin&#8217; to me?</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/you-talkin-to-me.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/you-talkin-to-me.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 24 Aug 2007 08:40:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Akay Perker</dc:creator>
				<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[film noir]]></category>
		<category><![CDATA[kris kristofferson]]></category>
		<category><![CDATA[martin scorsese]]></category>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<category><![CDATA[robert de niro]]></category>
		<category><![CDATA[taxi driver]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=28</guid>
		<description><![CDATA[Yıllar sonra dün gece yeniden izledim bu filmi. Martin Scorsese ve Robert De Niro ortaklığının harika eserlerinden biri daha. Ayrıca 1976 yapımı bu eşsiz çalışmada upuzun saçlarıyla Harvey Keitel, bacak kadar boyuyla Jodie Foster ve cowgirl güzelliğinde Cybill Shephard da yer alıyor. Ayrıca Kris Kristofferson da tüm detayları vurgulayan kaliteli parçalarıyla renk katmış filme. Geceleri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.delininkuyusu.com/images/taxidriver.jpg" alt="Taxi Driver" hspace="5" vspace="5" width="150" height="214" align="left" />Yıllar sonra dün gece yeniden izledim bu filmi. Martin Scorsese ve Robert De Niro ortaklığının harika eserlerinden biri daha. Ayrıca 1976 yapımı bu eşsiz çalışmada upuzun saçlarıyla Harvey Keitel, bacak kadar boyuyla Jodie Foster ve cowgirl güzelliğinde Cybill Shephard da yer alıyor. Ayrıca Kris Kristofferson da tüm detayları vurgulayan kaliteli parçalarıyla renk katmış filme.</p>
<p>Geceleri uyuyamayan ve sabaha kadar aylak aylak gezen Travis&#8217;in aklına taksi şoförlüğü yapmak gelir ve uykusuz gecelerini para kazanarak değerlendirmeye başlar. Her ne kadar gece dışarda olsa da aslında bunu sevmemekte ve bütün hayvanların geceleri çıktığını söylemektedir. &#8220;All the animals come out at night. Whores, skunk-pussies, buggers, queens, fairies, dopers, junkies. Sick, venal.&#8221; Birgün bir yağmur yağmalı ve bütün bu pisliği temizlemelidir ona göre.</p>
<p><span id="more-28"></span>Uykusuz gecelerinin bir sabahında ona (Betsy) rastlar ve ilk görüşte aşık olur. Beyaz giysileri içinde diğer insanlardan ayrılan bir melek olduğunu düşünür.</p>
<p>Betsy&#8217;nin ise Travis&#8217;in varlığından haberi bile yoktur ve o da kendini başkan adayı Palantine&#8217;in seçimleri kazanmasına adamıştır. Artık kendine söz geçiremeyen Travis birgün seçim bürosuna gider ve Betsy ile tanışmayı başarır. Ancak kendi dünyasında yaşayan ve dış dünyadan nefret eden bu arkadaş, Betsy&#8217;nin sevinerek kabul ettiği sinemaya gitme teklifini bildiği tek sinema olan porno sinemada değerlendirmeye karar verince tekmeyi yer ve bir daha tüm çabalarına rağmen Betsy&#8217;i göremez.</p>
<p>Betsy&#8217;nin hayaliyle taksicilik yaptığı gecelerden birinde başkan adayı Palantine şans eseri onun taksisine biner ve sohbet esnasında Travis, şehrin bütün pisliklerden arındırılması gerektiğini, yeni başkanın gerektiğinde tuvaletleri temizleyerek gece dışarda gezen tüm bu hayvanlardan ülkeyi kurtarması gerektiğini söyler. Palantine &#8220;anladım ben seni&#8221; numaralarıyla Travis&#8217;i geçiştirir. Kısa süre sonra Palantine&#8217;in bir mitingine şahit olan Travis, onun izlediği politikanın aslında kendi istekleriyle uzaktan yakından alakası olmadığını görür. Palantine&#8217;in halkı kazanmak için yaptığı &#8220;we <strong>are</strong> the people&#8221; temalı konuşması Travis&#8217;e ters etki yapar. Çünkü Vietnam&#8217;da acı çeken odur, işsizlikten, suçtan, enflasyondan ve sokakların pisliğinden acı çeken Travis&#8217;in ta kendisidir, sadece konuşmaktan anlayan politikacılar değil.</p>
<p>O güne kadar kendini işe yaramaz hisseden ve herkes tarafından aşağılanan Travis, vatanı kurtarmaya ve sokakların pisliğini tek başına temizlemeye karar vererek tüm birikmişini yatırarak 44&#8242;lük Magnum, 38&#8242;lik Magnum, 25&#8242;lik Colt ve 38&#8242;lik Walther satın alır. Hedefi Palantine&#8217;i temizlemek ve dünyayı bir pislikten kurtarmaktır.</p>
<p>Bu esnada, daha önce de karşılaştığı bir fahişeyle yeniden karşılaşır. Pezevengiyle konuşup bir randevu ayarlar ve onu bu hayattan çekip kurtarmaya karar verir. 12 yaşındaki zavallı fahişe Iris ise birgün bir komünde yaşamanın hayalini kuran pembe gözlüklü, sevimli bir çocuktur aslında. Iris&#8217;in kurtulması ve bir komüne yerleşmesi için yeterli olacağını düşündüğü bir miktar parayı ona gönderen Travis, Palantine&#8217;i indirmek için miting alanına gider. Fakat suikastçilikten anlamaması görevin başarısızlıkla sonuçlanmasına sebep olsa da kaçarak izini kaybettirmeyi başarır.</p>
<p><img src="http://www.delininkuyusu.com/images/taxidriver2.jpg" alt="Taxi Driver" hspace="5" vspace="5" width="200" height="140" align="left" />Hem hızını alamamış olması hem de bir işi daha beceremediği için kendini iyice işe yaramaz hissetmesi soluğu apar topar Iris&#8217;in pezevenginin yanında almasına neden olur. Ayna karşısında saatlerce yaptığı çalışmaların karşılığını orada alır ve ortalığı kan gölüne çevirir. En sonunda bir işi başarıyla tamamlamanın gazıyla kendini de öldürmeye çalışır ama başaramaz. Travis&#8217;in bu kahramanlığından geriye, Iris&#8217;in ailesinden gelen bir teşekkür mektubu ve birkaç gazete sütunu kalır yalnızca. Tüm bunlar Betsy&#8217;nin ona dönmesi için yeterli olsa da, &#8220;hayır&#8221; der Betsy&#8217;e, çünkü o artık beyazlar içinde bir melek değil, Travis&#8217;i reddeden ve hepsi birbirinin aynı olan milyonlarca kadından biridir.</p>
<p>Yüzlerce küçük ayrıntıyla dolu bu film. Travis&#8217;in arabasında oturup kendisini aldatmakta olan kadını izleyen Martin Scorsese bu detay sahnelerden birinde görülebilir. Ayna karşısında gerçekleşen ve Robert De Niro klasikleri arasına giren birkaç dakikalık &#8220;you talkin&#8217; to me?&#8221; sahnesi senaryoda yoktur ve De Niro&#8217;nun doğaçlama oynadığı bir sekanstır. Kimi zaman Betsy&#8217;nin ilgisizliği, kimi zaman Travis&#8217;in kafa karışıklığı, bazen Iris&#8217;in saflığı Scorsese&#8217;nin gözünden çok güzel yansıtılmış.</p>
<p>Yollarda her zaman gördüğümüz ve çoğu zaman önemsemediğimiz için asla hatırlamadığımız milyonlarca insandan biri aslında Travis. Ve bu milyonlarca Travis&#8217;in kendilerini kötü hissetmelerine neden olmak, işe yaramaz hissetmelerini sağlamak için elimizden geleni yaptıkça, hükümetler halkın içinden geldiklerini düşünüp halkın ihtiyaçlarıyla alakası olmayan eylemlere giriştikçe hergün onlarca Travis çıkacak dünyanın çeşitli yerlerinde.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/you-talkin-to-me.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

