Etiket Arsivi: reklam

Esnaf samimiyeti

Esnaflik herkesin harci degilKarikatür: Selçuk Erdem

Eğri oturup doğru konuşmak lazım. Türkiye birçok konuda gelişmiş ülkelerle aşık atacak seviyede değil, o seviyeye ulaşmasına da çok vakit var. Yine de Türkiye ile gelişmiş ülkeleri birbirinden ayıran en önemli olgulardan biri, Türk insanının samimiyeti ve bu samimiyetin ticarete yansıması diye düşünüyorum.

Esnaflık güzeldir Türkiye’de. Küçük esnaflığın birçok detayında Ahilik etkilerini görebilirsiniz. Alışverişlerdeki samimiyette, müşteriye gösterilen alâkada, bulunulan ikramlarda hâlâ önce insan diyen ve kârı ikinci planda tutan Ahiliğin izleri bulunur.

Zaten olması gereken bu tip detaylar, günümüzde marketing derslerinde okutulur, üzerine tezler yazılır; müşterisinin güvenini kazanmak isteyen büyük markalar bu gelenekleri çok yeni bir şeymiş gibi sunup, yararlanmaya çalışırlar.

Ne kadar samimi görünürlerse görünsünler, işin arkasında “karşıdaki dükkân henüz siftah etmedi, kalan alışverişinizi oradan tamamlayın” diyen eski esnafların değil, “rakip markanın iflas etmesi için neler yapabilirim” diye düşünen kâr odaklı şirketlerin mantalitesi olduğu için, yapmacık olur bu ilişkiler.


Devam

Çok sosyal kulüp Beşiktaş

kizilayBen tatildeyken olmuş bu olay. Daha yeni inceledim neymiş ne değilmiş diye. Beşiktaş, formasının sırtına Kızılay’ın reklamını almış. Sosyal kulübüz, halkın takımıyız, yardımseveriz teranelerinin son şekli. Başkan Yıldırım Demirören olayla ilgili “Bunları yaparsak Beşiktaş sevgisini, dürüstlüğünü insanlara gösteririz. Beşiktaş gibi bir kulüp senede 2-3 milyon dolar kazanacak diye formasının sırtına reklam almaz. Türk Kızılayı’nın reklamıyla gelecek hafta sahaya çıkacağız. Bu şekilde topluma Kızılay’ın önemini anlatmak istiyoruz’’ demiş.

Sen kulübünde çalışan personelinin maaşını paramız yok diye vaktinde yatırma, maaşı taksit taksit vererek parayı piç et, kredi taksidi olanlar senin yüzünden bir sonraki ay faiziyle ödesin, 4 yıl içerisinde bir kere zam yap, en başarılı branşın olan hentbol takımına para yüzü gösterme, amatör branşların kan ağlasın ondan sonra da sosyal kulübüz, dürüstüz, kılız, yünüz; 2-3 milyon dolara kafamız girsin diye dolaş ortada.

Ya reklam verecek kimseyi bulamadılar ya da gerçekten ahmaklar. Personel maaşını iki kuruş faiz gelsin diye ayın yedisinden önce yatırmayan kulübe mi kalmış sosyal sorumluluk çerçevesinde ücretsiz reklam almak.

Beşiktaş gibi bir kulüp senede 2-3 milyon dolar kazanacak diye formasının sırtına reklam almazmış. Yürü be kartal parçası, ayranın yok içmeye atla gidiyorsun çeşmeye!?

Bu yüzyılda bu zihniyetle köy yönetmeye kalksan davar sürüsü vermezler adamın eline.

Sokak sütü öldürür!

sut super bisey!Zamanında adamın biri demişti ki, “gelecekte sınırları devletler değil şirketler çizecek.” Uluslar arası çalışan şirketlerin devletleri savaşa sürükleme başarılarını da gördükten sonra bu söze inanmayan kalmamıştır sanırım. Bilirsiniz, fazla semirmiş ulusal şirketler, devletin ithalat kurallarını, vergilerini bile değiştirme yeteneğine sahiptir.

Eğer yeterince gelişmişse bir şirket, piyasayı kendi çıkarlarına göre düzenlemekte hiçbir sakınca görmez. Fakat bazı sektörler vardır ki, büyükler firmalar bir türlü yenişemezler. Misal; tavuk & piliç sektörü. Büyükler bir türlü yenişemediği için ufakları elemenin farklı bir yöntemini buldular: Kuş Gribi.

Köy yumurtası almayın, köylerden tavuk almayın, kuş gribi olursunuz! Kuş gribi esnasında tavuk firmalarının borsada dip yapan kağıtları, bir süre sonra gayet güzel yükseldi. (Yalan yok, iyi kazanmıştım Banvit’ten) Kuş gribinden bir süre sonra da televizyonlarda tavuk firmalarının kurduğu bir derneğimsi kurumun reklamlarını görmeye başladık. “Hey bakın, bizim fabrikalarda herkes galoş giyer, maske takar. O kadar sağlıklı bir ortamda çalışıyoruz ki, tavuklarımız gribi bırak, nezle bile olmaz!”


Devam

Bacaklarınızı çok seviyoruz

Atlas JetHell yeah! Biz de sizi seviyoruz Atlas Jet! Zaten sizinkisi 77 cm.

Atlas Jet, Marka ile çalışmaya başladığından beri “biz ikinciyiz ama…” temalı, kompleks kokan reklamlardan bir türlü vazgeçemedi.

Birkaç yıl önce de “biz ikinciyiz ama bizimkisi 77 cm.” diye bi’ reklam sloganı uydurmuşlardı. Ali Sabancı’nın Pegasus toplantısında “bizimkisi 65 cm. ama vaktinde kalkıyor!” diyerek duruma açıklık getirdiğine dair çeşitli rivayetler var.

Bu cinsellik kokan sloganlar cirolara ne kadar etki etti bilemiyorum ama korktuğum bir şey var, Atlas Jet yakında yolcularına temelli talip olacak.

Önce “bizimkisi 77 cm,” diyerek şimdi “bacaklarınızı çok seviyoruz,” diyerek koltuk aralıklarını övüyorlar. Korkuyorum yakında götünüzü çok seviyoruz, koltuklarımız o yüzden bu kadar rahat, sizi kucaklamak istiyoruz diye reklam çıkmaya başlayacaklar.

Siz siz olun, THY’den vazgeçmeyin. Onlar hiç olmazsa finansal yönden tecavüz ediyorlar, çeşitli uzuvlarımıza talip değiller.

Aldığım duyumlara göre, son reklam filmini Kevin Costner ile çeken Türk Hava Yolları’na Atlas Jet, Jenna Haze ile yanıt verecekmiş. “Biz ikinciyiz ama hostesimiz aynı anda 7 yolcumuzla ilgileniyor. Çünkü biz yolcusunu en çok seven havayoluyuz ve sizinkine bayılıyoruz.”

Hiç bana kızmayın, önce siz başlattınız.

Neden DRV kullanmıyoruz?

Bir yarış takımınız, biri as biri yedek olmak üzere iki adet otomobiliniz var ve ulusal bir şampiyonada şampiyon olmayı hedefliyorsunuz. Tüm rakipleriniz ve arkadaşlarınız gibi siz de takım sponsoru buluyor, sponsorunuzun maddi desteğiyle yarışıyorsunuz. Sponsorunuz sadece size destek olarak, babalık mı yapmış oluyor?

Hayır! Hem size verdiği parayı gelir vergisinden düşüyor, hem de bu sporla ilgilenen on binlerce sporsevere reklam yapmış oluyor. Yani bir taşla iki kuş vuruyor. Sponsor olmasa, gelir vergisini tam gelir üzerinden ödeyecek ve size verdiğinden çok daha fazlasını vergi olarak kutsamış olacak. Üstelik reklam da yapamayacak.
Devam