Etiket Arsivi: sanatçı

Gel Mikrofona Konuş

Mikrofona konus cicimGeçen haftanın gündem kızı Aysun Kayacı çok sinirlenmiş sözleriyle dalga geçtiler diye. “Nerelerinden anlıyorlarsa oralarına konuşayım” demiş. Ah be güzelim, mikrofona konuşsan yeterli, anlamak istersek çok iyi anlarız biz.

Bu konuyu kurcalamamak için çok sıktım kendimi ama yok, duramadım artık. Aysun Kayacı’ya herhangi bir şey söylemek istemiyorum, çünkü bu kadın yıllardır bir çok “aydın”ın alttan alta söylediği cümleyi kurdu sadece. “Çobanla benim oyum neden eşit?” Cümleyi biraz değiştirerek söyleseydi bu kadar tepki çekmeyecekti belki, ama aynen kopyalayınca sorun oldu. Çünkü bu sözü doktorlar, aydınlar, anlı şanlı medya mensupları söylediği zaman bu kadar tepki almazdı, halk biliyordu onların ne kadar “yüksek” kademelerde olduklarını, bu nedenle “halka inmek” gibi bir tabir bile uydurdular kendi aralarında.


Devam

Hepiniz Recep İvedik’siniz!

Recep İvedikSon birkaç gündür sinema salonları Recep İvedik aşkıyla yanıp tutuşanları ağırlıyor. Gidin aralarına karışın hepi topu 3-5 cümle ile konuştuklarını göreceksiniz. ?Gonhuşma leğeen?, ?Bu ne kopuk hayat, bu ne manyak yaşam tarzı ya , bu ne bohem ya?? bu kadar işte. Başka bir şey yok.

Pazar günleri yeni bir şey yapmak istiyor insan. Uzun süredir sinemaya gitmek istiyordum, arkadaşlardan teklif gelince de balıklama atladım. Buluştuktan sonra Recep İvedik?e gideceğimizi söylediler; direndim, ısrar ettim, ?Etmeyin eylemeyin çok basit bir şeye benziyor? dedim. Dedim dedim dinletemedim. Arkadaş hatırı dedik, gittik. Eğer hala bu filmi izlemediyseniz bütün olumsuzluklara rağmen kendinizi şanslı insanlar kategorisinde değerlendirin. Çünkü halen daha ziyan olmamış 2 saatiniz var elinizde. Gidenlere ise söyleyecek sözüm yok, kendileriyle mümkün olduğu kadar görüşmemeyi düşünüyorum.


Devam

Bir Garip Dünya; Neyzen Tevfik

Neyzen TevfikHasan Fehmi Bey’in yuvacığı ufak bir veletle şenlenir. Bodrum’daki mütevazi ev, Emine Hanım’ın kucağındaki yavruyla daha da neşelenir, ortalık keyiften geçilmez. Mahallenin imamı, bebeciğin kulağına “Tevfik” der, ilk işlem biter. Küçük Tevfik, gözlerindeki zeka pırıltılarıyla dikkat çeker; ellenip, ayaklanınca etrafındakilere dünyayı dar eder. Haylazdır, ana-baba lafı dinlemez. Keyfine göre yaşar, akşam ezanından önce bir türlü eve gelmeyi beceremez. Arkadaşlarının koynuna çekirge atar, kedilerin kuyruğuna teneke bağlar, gece gece mahalleyi ayaklandırır. Görüldüğü üzere yaramaz bir çocukluk geçirir. Hiç kimse onu sevmese de o kendine bakar; yaptıklarından zevk alır, kimseyi de iplemez. Ama peder beyciğinin canına artık tak etmeye başlamıştır. Hasan Fehmi Bey, oğlunun bir boşlukta olduğunun farkındadır. Zira, Tevfik sıkıntıya gelemez, emir altında yaşayamaz. Bir meşgale bulmalıdırlar ama ne?


Devam

Bir kariyer hikayesi: Jenna Jameson

Jenna JamesonÇocuklara büyüyünce ne olmak istediklerini sorduğumuzda, aldığımız yanıtlar hep birbirine benzer. Polis, doktor, avukat, mühendis, şarkıcı… Hiçbir çocuk bakkal olmayı, kasap olmayı veya küçüklüğümde söylediğim gibi kamyon şoförü olmayı hayal etmez. Ancak Las Vegas’ta bir küçük kız, büyüdüğünde ne olacağını soranlara porno yıldızı olmak istediğini söylermiş hep. 1970′lerin sonlarında bunları söyleyen bir kıza o çok özgür takılan Amerikalılar bile şaşırarak bakarlarmış. Ancak küçük Jenna’nın hayalleri kendisinden bile büyükmüş.

“Bu işe girmek için ilk adımlarımı attığımda henüz 14 yaşımdaydım” diyor Jenna. “Abim eve sürekli porno film kasetleri getirir ve arkadaşlarıyla izlerdi. O kadınların hayaliyle yaşadıklarını, onlara sahip olabilmek için her şeyi feda edebileceklerini bilirdim. Hepsi birbirine benzeyen ve tüm davranışları aynı olan kadınlardı. Bu sektöre girdiğimde çok başarılı olacağımı ve hepsinden daha iyi olacağımı, tüm erkeklerin bana hayran olup, hayalimle yaşayacaklarını biliyordum. Hedeflerime ulaşmak için çok çalışmam gerektiğini de biliyordum.”


Devam