Etiket Arsivi: savaş

Kahrolsun İsrail!

CarsiGazze’deki olaylardan sonra güzel yurdumun en güzel insanları oturdukları köşeden İsrail’i kınıyorlardı. Olaylardan sonra hükümetin “kınama” mesajına da kızıyorlardı, “Yıllardır kınıyoruz, kınamakla n’oluyor?” diyerek. Haklılar, doğru düşünüyorlar. Her Türk vatandaşı gibi ben de kızıyorum hükümetin bu tarz komik tepkisine. Hükümet dedik de, AKP ile bir alakası yok olayın. “Devlet” diye değiştirelim “hükümet” yazan yerleri.
Devam

Şimdilik özür dilemiyorum

[Öncelikle uyaralım. "Ermeni soykırımı yoktur, kimsenin canı yanmamıştır, asıl onlar Türkleri öldürmüştür" diyerek ucuz milliyetçilik yapanlar hiç okumasınlar bu yazıyı. Evet, Ermenilere uygulanan işlem soykırım değil ama tehcirdi. 1915 yılında 900.000 Ermeni bu topraklardan sürülmeye çalışıldı ve onbinlercesi de yollarda öldü. Onlar da intikam olarak 1918 yılında Türklere vahşi bir katliam uyguladılar. Yani iki taraf da birbirinin canını yakmış olsa da, kavgayı başlatanlar Ermeni halkı değildi.]

Yurdum aydınlarından bir kısmı bir araya gelmişler ve internet üzerinden bir kampanya başlatmaya karar vermişler. Yılbaşında başlayacak olan kampanyanın adı; “Özür diliyorum.”

Metinde deniliyor ki, “1915′de, Osmanlı Ermenilerinin maruz kaldığı büyük felakete duyarsız kalınmasını, bunun inkar edilmesini vicdanım kabul etmiyor. Bu adaletsizliği reddediyor, kendi payıma Ermeni kardeşlerimin duygu ve acılarını paylaşıyor, onlardan özür diliyorum.”

Hmmm…

Özür dilemek bir erdemdir, büyüklüğün şanındandır. Haklı konumda olsa bile özür dilemesi kişinin büyüklüğünü gösterir.

Ancak…

Eğer halkların kardeşliğinden, Anadolu mozaiğinden bahsediliyorsa ve geçmişten özür dilenecekse, bunun belli bir sıralaması olmalı.
Devam

Hangi düşman, neden düşman?

Geçen gün Patricia ile eskilerden bir film izleyelim dedik. Kız tuttu Saving Private Ryan, dedi. “Tamam kardeşim güzel film de, gına geldi artık,” desem de dinletemedim. Bu Amerikalılara biraz film noir, biraz Fransız sineması tanıtmak lazım geldiğini düşündüm. Gerçi “Troia neden Türkiye’de çekilmedi, bana en iyi Türk filmi hangisi söyler misin, Kurtuluş Savaşı’nın, İstanbul’un Fethi’nin filmi var mı” gibi sorularına cevap yetiştirmek daha zordu; bir Amerikalı’nın yanında Hollywood’un -klişeleşmiş de olsa- kaliteli eserlerini eleştirmek zor durumda bırakıyormuş yurdum insanını, bunu da fark etmiş oldum. Özeleştiri bir yere kadar tamam, sinemamızı kendi aramızda eleştiriyoruz da, bir yabancının dalga geçme mahiyetinde olmadan, şaşkınlıkla sorduğu sorular insanı sinemadan soğutuyor emin olun.
Devam

Merakla beklenen 3. Dünya Savaşı

nuclear bombYurtdışından bir misafirim vardı 10 gündür. Aslen bir hispanik olması nedeniyle Obama’nın seçildiğine pek sevinen, hatta zenci ve hispanik ortaklığında beyazlara karşı faşistçe bir zafer gururu taşıyan cici bir kız Patricia.

Geçen gün oturmuş önümüzdeki yaz Mısır’a mı gitsek Karayipler’de mi sürtsek diye plan yaparken Hindistan’da patlayan bombaları duymamız üzerine 3. Dünya Savaşı’nın çıkacağına ve bizim tatil planlarımızın yalan olacağına emin olduk.
Devam

Somali’nin kara belası ABD

Somalili korsanların patırtısı üzerine korsanlara ilgimiz arttı bu sıralar. Ama bugün konu başka. Hükümetlere bağlı çalışan korsanların arkasında belli bir güç olurdu eskiden. Somali korsanlarında o güç yok. Somali’nin hiçbir yanında dünyaya kafa tutacak bir güç yok.

Osmanlı’dan arta kalan topraklara mal bulmuş mağrıbi gibi yığılan Avrupalıların sayesinde, diğer Afrika toprakları gibi Somali de Avrupa ülkelerine peşkeş çekildi. Kuzeyi İngiliz Somalisi, güneyi İtalyan Somalisi olmak üzere iki parça olarak yönetilen ülke, 1960 yılında birleşerek Somali adını aldı.
Devam