<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Delinin Kuyusu &#187; savaş</title>
	<atom:link href="http://www.delininkuyusu.com/index.php/tag/savas/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.delininkuyusu.com</link>
	<description>Bir deli, kuyuya bir akıllı atar ve olaylar gelişir!</description>
	<lastBuildDate>Sun, 14 Aug 2011 01:36:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Senin için şöyle böyle diyorlar</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/senin-icin-soyle-boyle-diyorlar.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/senin-icin-soyle-boyle-diyorlar.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Apr 2010 11:52:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Akay Perker</dc:creator>
				<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[medya]]></category>
		<category><![CDATA[abd]]></category>
		<category><![CDATA[askerlik]]></category>
		<category><![CDATA[iran]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=3549</guid>
		<description><![CDATA[Küçükken mahallenin abileri bizi birbirimize karşı gazlar, sonra da tüm çocukların birbirine girip mahalle kavgası çıkarmasını ellerinde sigaralarıyla, sırıtarak seyrederlerdi. Yaşımız ve tecrübemiz gereği yeterince düşünecek yeteneğimiz olmadığı için, &#8220;Akay, Altay senin için &#8216;ben onu döverim&#8217; dedi&#8221; cümlesine inanır, o esnada &#8220;bence sen Akay&#8217;ı döversin&#8221; cümlesiyle gazını almış olan Altay&#8217;a dalardık. Kavga fazla büyüyüp abilerin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-full wp-image-3559 alignleft" title="iran" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2010/04/iranordusu.jpg" alt="" width="421" height="280" />Küçükken mahallenin abileri bizi birbirimize karşı gazlar, sonra da tüm çocukların birbirine girip mahalle kavgası çıkarmasını ellerinde sigaralarıyla, sırıtarak seyrederlerdi.</p>
<p>Yaşımız ve tecrübemiz gereği yeterince düşünecek yeteneğimiz olmadığı için, &#8220;Akay, Altay senin için &#8216;ben onu döverim&#8217; dedi&#8221; cümlesine inanır, o esnada &#8220;bence sen Akay&#8217;ı döversin&#8221; cümlesiyle gazını almış olan Altay&#8217;a dalardık. Kavga fazla büyüyüp abilerin büyüklerden fırça yeme tehlikesini doğuracak olursa, yine onların sakinleştirmesiyle barışırdık.</p>
<p>Bugün <a href="http://www.milliyet.com.tr/-iran-ordusu-tsk-ile-basa-cikamaz-/siyaset/sondakika/22.04.2010/1228320/default.htm" target="_blank">Milliyet&#8217;in haberini okuyunca</a> o günler geldi aklıma. Milliyet&#8217;in aktardığına göre, DIA &#8220;İran ordusu TSK ile başa çıkamaz,&#8221; şeklinde bir rapor hazırlamış ve rapor İsrail&#8217;de yayınlanan Yedioth Ahronoth gazetesine sızmış. Milliyet de o gazeteden aldığı haberi allayıp pullayıp, gaz milliyetçilerin okur okumaz &#8220;döveriz İran&#8217;ı hocu!&#8221; diyeceği şekilde düzenleyerek sitesine yerleştirmiş.</p>
<p><span id="more-3549"></span>DIA&#8217;in durup dururken İran&#8217;ın Türkiye&#8217;ye kafa tutamayacağını anlatan bir rapor hazırlayıp senatoya sunması bana epey saçma geldiğinden biraz araştırdım haberi. Rapor Yedioth Ahronoth&#8217;a sızmış falan değil, buradaki birçok haber sitesi gayet olağan bir şekilde bahsediyor konudan. Ancak hiçbiri &#8220;İran Türkiye&#8217;yi yenemez&#8221; şeklinde haber yapmamış. Raporun orijinalini <a href="http://www.politico.com/static/PPM145_link_042010.html" target="_blank">Politicio&#8217;dan okuyabilirsiniz.</a></p>
<p>İşi gücü bırakıp okudum, adamların yaptığı tek iş olası bir saldırı için İran ordusunun profilini çıkarmak. Türkiye&#8217;nin adı sadece bir cümlede, örnekleme için geçiyor. &#8220;İran&#8217;ın askeri durumu çevresindeki Irak, Azerbaycan, Afganistan ve Arap ülkelerinden iyi, ancak İsrail ve Türkiye gibi ülkelerden özellikle hava gücü ve lojistik açısından düşük, o nedenle İran ABD veya müttefik ülkeler karşısında ümitsiz&#8221; deniyor.</p>
<p>İran ordusunun profilini anlatan 12 sayfalık bir rapordan, &#8220;DIA raporuna göre Türkiye İran&#8217;ı dövermiş!&#8221; şeklinde anlam çıkarmak için ya aptal ya da art niyetli olmak lazım.</p>
<p>Bu haberi yapanların arzuladığı şeyin, Türk halkını gaza getirip &#8220;İran&#8217;ı döveriz ki biz&#8221; düşüncesine sevkederek düşmanlığı alevlendirmek olduğunu düşünüyorum.</p>
<p>Bu numaraları daha önce yiyen Türkiye&#8217;nin bugün de yiyeceğine emin çünkü adamlar.</p>
<p>ABD&#8217;nin yakın gelecekte İran&#8217;a saldırma ihtimali yüksek ve böyle bir durumda Türkiye bir taraf tutmak zorunda. Uzun süredir pompalanan İran düşmanlığına medyanın ve askeriyenin &#8220;İran&#8217;ı döveriz&#8221; temalı açıklamaları da eklenince Türkiye&#8217;yi savaşta aktif olarak kullanmanın yolu hepten açılıyor. Türkiye böyle bir durumda zaten ABD tarafında olacak, her türlü lojistik desteği sağlayacak, kaçış yok bundan. Ancak Türk milleti her ne kadar gazla çalışan bir millet olsa da, bu işbirliğine karşı çıkacak olanlar da var. Eh, bu tip haberler o tepkileri mümkün olduğunca azaltacaktır.</p>
<p>Öyle bir dille yazmışlar ki haberi, iş medyaya kalsa ABD&#8217;yi beklemeden dalacaklar İran&#8217;a. 350 yıldır savaşmadığımız İran&#8217;la savaşa girmek için yanıp tutuşan, içten içe halka gaz veren medya, kraldan çok kralcı bile değil, bambaşka bir şey. Türkiye o gazla savaşa girişince, küçükken bizi gaza getiren abilerin yaptığı gibi sırıtarak oturup savaşı izleyecekler sanırım. Sonra da mahallenin büyük abisi ABD gelip yeter diyecek, herkes köşesine çekilecek.</p>
<p>Bravo.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/senin-icin-soyle-boyle-diyorlar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2010/04/iranordusu.jpg' length ='47244'  type='image/jpg' />	</item>
		<item>
		<title>Koşun koşun altın bulmuşlar!</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/kosun-kosun-altin-bulmuslar.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/kosun-kosun-altin-bulmuslar.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Feb 2010 23:33:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Akay Perker</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[İnceleme]]></category>
		<category><![CDATA[Şahsiyet]]></category>
		<category><![CDATA[abd]]></category>
		<category><![CDATA[amerika tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[amerikada altın arayanlar]]></category>
		<category><![CDATA[amerikada altın göçü]]></category>
		<category><![CDATA[california]]></category>
		<category><![CDATA[california altın göçü]]></category>
		<category><![CDATA[california state indian museum]]></category>
		<category><![CDATA[californiada altın arayanlar]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[ghirardelli çikolata]]></category>
		<category><![CDATA[gold rush]]></category>
		<category><![CDATA[james w marshall]]></category>
		<category><![CDATA[joaquin miller]]></category>
		<category><![CDATA[john a sutter]]></category>
		<category><![CDATA[john augustus sutter]]></category>
		<category><![CDATA[john sutter]]></category>
		<category><![CDATA[levis]]></category>
		<category><![CDATA[los angeles]]></category>
		<category><![CDATA[mark twain]]></category>
		<category><![CDATA[meksika]]></category>
		<category><![CDATA[meksika amerika savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[new helvetia]]></category>
		<category><![CDATA[sacramento]]></category>
		<category><![CDATA[san francisco]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>
		<category><![CDATA[spreckels şeker]]></category>
		<category><![CDATA[stanford üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[sutters fort]]></category>
		<category><![CDATA[sutters mill]]></category>
		<category><![CDATA[ticaret]]></category>
		<category><![CDATA[yerba buena]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=3393</guid>
		<description><![CDATA[California&#8217;da altın aramaya davet eden afişlerden biri. 1803&#8242;de Almanya&#8217;nın Kandern kasabasında doğan John Augustus Sutter, doğduğu yerden çok uzaklarda, alabildiğine vahşi girişimlerle bir dünya kurulmasına önayak olacağını biliyor muydu acaba&#8230; O sadece bir köylü çocuğuydu ve kendini kurtarabilmenin, para kazanmanın derdindeydi. Amerika&#8217;ya gitmenin hayaliyle büyüdü, sadece hayal kurmakla kalmayıp orada lazım olabilecek şeyleri de daha [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-3410" title="Kosun kosun altin bulmuslar!" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2010/02/goldrushreklam.jpg" alt="Kosun kosun altin bulmuslar!" width="421" height="262" /><em>California&#8217;da altın aramaya davet eden afişlerden biri.</em></p>
<p>1803&#8242;de Almanya&#8217;nın Kandern kasabasında doğan John Augustus Sutter, doğduğu yerden çok uzaklarda, alabildiğine vahşi girişimlerle bir dünya kurulmasına önayak olacağını biliyor muydu acaba&#8230; O sadece bir köylü çocuğuydu ve kendini kurtarabilmenin, para kazanmanın derdindeydi.</p>
<p>Amerika&#8217;ya gitmenin hayaliyle büyüdü, sadece hayal kurmakla kalmayıp orada lazım olabilecek şeyleri de daha Almanya&#8217;dayken öğrendi. New York&#8217;a indiğinde İspanyolca ve İngilizceyi gayet akıcı konuşabiliyordu.</p>
<p>Askerliğini İsviçre ordusunda yaptıktan sonra bulduğu ilk fırsatta gemiye atlayarak 1834 yılında yeni dünya Amerika&#8217;ya indi. Çatışmalar, kavga gürültüler arasında kendini kurtarıp ülke kurmaya çalışan Amerikalıların arasına o da katıldı. New York&#8217;daki çeşitli maceralarının ardından 1839 yılında asıl hedefi olan Meksika&#8217;nın Yerba Buena (California ABD&#8217;ye katılınca Yerba Buena&#8217;nın ismi San Francisco olarak değişecekti) kentine ulaşmayı başardı.</p>
<p><span id="more-3393"></span>San Francisco&#8217;nun bereketli toprakları, Sutter karaya çıktığında sadece 30.000 Amerikan yerlisi ve 1.000 civarında Avrupa göçmenini besliyordu. California&#8217;ya vardığında cebinde doğru düzgün parası bile olmayan Sutter&#8217;ın toprak macerası, Alta California&#8217;da tarımı geliştirmek için uğraşan vali tarafından Meksika vatandaşı olması şartıyla bağışlanan ve merkezi bugün Coloma sınırlarında kalan 200 km² araziyle başladı.</p>
<p>Geniş arazisine çiftliğini kuran Sutter, valinin yüzünü kara çıkarmadı; Avrupa göçmenlerinin yanında Miwok ve Maidu kabilelerinden işçi olarak tuttuğu yerlilerle de iyi geçinerek kısa sürede zenginleşti. Yeni topraklarına kurduğu devasa çiftliğine New Helvetia ismini vermişti; Yeni İsviçre.</p>
<p>Sutter için hayat harika gidiyordu. Meksika &#8211; Amerika savaşına bile aldırmamış, zamanında kendisine toprak veren valiyi, parasının ve adamlarının gücü sayesinde küçük görecek hale gelmişti. Ancak dünyayı zengin edecek olan metaller onun çiftliğinde ortaya çıkınca her şey tersine dönüverdi.</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-3408" title="Sutter's Mill" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2010/02/suttersmill.jpg" alt="Sutter's Mill" width="421" height="311" /><em>California&#8217;yı birbirine katan altın John Sutter&#8217;ın Coloma&#8217;daki bıçkıhanesi Sutter&#8217;s Mill&#8217;de bulunmuştu.</em></p>
<p>Sutter&#8217;ın topraklarından akan American River üzerinde, Sutter&#8217;s Mill ismiyle anılacak olan bıçkıhanenin inşaatına başlayan adamlarından James W. Marshall, 24 Ocak 1848&#8242;de toprağın içinde sarı metaller bulduğunu söyleyerek Sutter&#8217;a haber verdi. O güne kadar altının toprakta nasıl göründüğünü bile bilmeyen Sutter ve Marshall, buldukları metalin değerli bir şey olduğunu düşünerek ansiklopediler kurcaladılar ve altın bulduklarına öyle emin oldular.</p>
<p>Sutter bu işe hiç sevinmemişti. Çünkü o Amerika’ya altın aramaya değil, Yeni İsviçre’yi kurmaya gelmişti ve çiftliğinde altın bulunması kurmayı planladığı şehrin inşaatlarını aksatacaktı.</p>
<p>Kimseye söylemedi topraklarından altın çıktığını. Ancak Marshall çenesini tutamadı ve Sutter’s Mill’de altın bulduğunu Samuel Brannan adında bir gazeteciye söyleyiverdi. Gazeteciliğin yanında, California&#8217;ya ilk İspanyol göçünden beri usul usul devam eden altın arama işleri için malzeme de satan Brannan’ın şehre döner dönmez gazetesinde yayınladığı haber Amerika’ya bir anda yayıldı ve Amerika’nın gold rush ismiyle anılacak olan en büyük akını 1849 sonbaharında başladı.</p>
<p>Bu öyle bir akındı ki, çocuklar evlerinden, askerler kışlalarından kaçıyor, ülke genelinde dükkânlarını kapatan esnaf altın aramak için Sutter’ın arazisine hücum ediyorlardı. Birkaç ayda binlerce altın arayıcısı Sutter’ın arazisini işgal etmiş, çiftliğini yağmalamış, hatta topraklarını alıp satmaya başlamışlardı.</p>
<p>California&#8217;ya düzenlenen altın göçü, 1848 &#8211; 1855 arasında sürekli yükseldi ve 1855&#8242;de azalmaya başladı. 1849&#8242;da gelen ilk göçün üyeleri, &#8220;forty-niners&#8221; olarak anılıyorlardı ve gold rushın en büyük kaymağını da onlar yediler. Forty-niners, ağırlıklı olarak California çevresindeki Amerikalılardan oluşuyordu. Zamanla haberler Amerika&#8217;nın diğer bölgelerine ve dünyaya yayılmaya başlayınca, dünyanın her tarafından göçler gelmeye başladı. Avrupa ülkelerinden, Çin&#8217;den, Osmanlı&#8217;dan, Rusya&#8217;dan onbinlerce insan yeni bir yaşam kurma hayaliyle gemilere doluşup California&#8217;ya geliyorlardı.</p>
<p>Elbette herkes altın için gelmiyor, birçok insan da hızla büyüyen San Francisco&#8217;da ticaret yapmak için geliyordu. Altın arayıcılarına mal satmaya gelen bazı tüccarlar da, gelecekte dünyanın en ünlü markaları olacak olan şirketlerinin temellerini atıyorlardı. Levi Strauss (Levi&#8217;s Jeans), Domingo Ghirardelli (Ghirardelli Chocolate Company), James McClatchy (The McClatchy Company), Claus Spreckels (Spreckels Sugar Company), Leland Stanford (Stanford Üniversitesi&#8217;nin kurucusu), gibi adamların yanında, Mark Twain, Joaquin Miller gibi edebiyatçılar da bu göçün insanlarındandı.</p>
<p>Kaptanlar altın avcısı getirdikleri gemilerini San Francisco açıklarında terk edip altın aramaya koşuyor, terk edilmiş gemileri de altın arayıcılarına hizmete gelen tüccarlar depo niyetine, orospular genelev niyetine kullanıyorlardı. Hatta California&#8217;nın fuhuş ve porno sektörünün önemli merkezlerinden biri olmasının temellerini de bu kadınlar atmıştır diyebiliriz.</p>
<p>Gelinen yol ve hızla büyüyen şehirlerin yapısı o kadar kanunsuz, o kadar karmaşıktı ki, onbinlerce insan yollarda, ormanlarda, bataklıklarda öldüler, binlercesi de kolera salgınlarına kurban oldu. Buna rağmen, göçten en çok etkilenen San Francisco kasabası bir metropol oldu, boş arazilere sıfırdan şehirler kuruldu. Özellikle nehir kenarları hızla şehirleşti, Sacramento gibi birçok şehir altın arayıcılarının derme çatma çadırlarından, terk edilmiş gemilerden sökülen tahtalarla yapılan barakalardan yükseldi.</p>
<p>1849&#8242;daki nüfusu 35.000&#8242;i zor bulan San Francisco&#8217;nun nüfusu, iki yılda katledilen 120.000 yerliye rağmen 1855&#8242;de 400.000&#8242;e yaklaşmıştı. Sırf ayak işlerini yapması için gelen Çinli göçmen sayısı bile 40.000’in üzerindeydi. Öyle ki, San Francisco limanında kaderine terk edilen gemilerin sayısı 700’ü geçmişti. Meksika ve ABD arasında kalıp, otoriter bir yönetime de sahip olamayan California kanunlarının gücü, bu insanları durdurmaya yetmiyordu.</p>
<p>Her şeyini üst üste kaybetmeye başlayan Sutter, Eylül 1848’de İsviçre’den gelip kendisine katılan oğluyla birlikte topraklarını savunmaya çalıştı. Fakat oğlunun amacı New Helvetia şehrini geliştirmek değil, Sacramento Nehri kıyısına Sacramento ismini verdiği bir şehir kurmaktı. Baba Sutter buna her ne kadar kızsa da oğlu Sacramento’nun ismini verip temellerini attıktan sonra altın arayıcıların istilasından bıkarak Meksika’ya taşındı.</p>
<p>Sutter, California 1850 yılında ABD’ye katılıncaya kadar toprakları için savaştı. California bir eyalet olarak Birleşik Devletler’e katıldığında yeni kanunlar Sutter’ın toprak sahipliğini reddetti ve bütün toprakları devlet arazisi oldu.</p>
<p>Topraklarının, kurmaya çalıştığı şehrin ve hayallerinin sırf arazisinde altın bulunduğu için yağmalanmasını seyretmek zorunda kalan Sutter, devletin bağladığı 250 dolar harçlıkla Washington’da bir pansiyonda kalmaya başladı. ABD aleyhine açtığı tazminat davası 16 Haziran 1880’de sonuçlandı, 50 milyon dolar tazminat almaya hak kazandı ama sadece iki gün sonra, 18 Haziran’da kaldığı otelde öldü.</p>
<p>Bu yağmalama sadece Sutter’a zarar vermekle kalmadı, altın arayışının kontrolsüzce devam ettiği 1848 – 1850 yılları arasında Miwok ve Maidu kabilelerinden 120.000 yerlinin de öldürülmesine neden oldu.</p>
<p>Yerba Buena&#8217;nın ismi, California ABD’ye katılınca San Francisco olarak değiştirildi. John Sutter&#8217;ın New Helvetia adını verdiği topraklar, oğlunun kurduğu Sacramento şehrinin doğu sınırında kalıyor.</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-3406" title="Sutter's Fort" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2010/02/suttersfort.jpg" alt="Sutter's Fort" width="421" height="260" /><em>Sacramento&#8217;nun temelleri bu evde atılmıştı.</em></p>
<p>Sutter’ın çiftliğinin temellerini attığı yer olan Sutter’s Fort ise bugün California State Indian Museum ile birlikte Sacramento&#8217;da, şehrin ortasında kalıyor. Altın uğruna katledilen 120.000 yerlinin hatırasını yaşatmak için, her şeyini kaybeden adamın çiftliğine Indian Museum diye müze yapmak da garip bir af dileme yöntemi olsa gerek. Pazarlama başarısı da denebilir.</p>
<p>San Francisco şehir merkezindeki Sutter Street, San Francisco’nun çeşitli yerlerindeki Sutter’s Mill School, Sutterville Road gibi, hatta Amador Country’deki Sutter’s Creek gibi yerlere Sutter’ın ismi verilse de bu, altın uğruna toprakları ve yaşamı yağmalanan bir adama karşı günah çıkarma eyleminden başka bir şey değildir.</p>
<p>San Francisco ve Sacramento’yu kuran adamın bir otelde sefalet içinde ölmesi ibret verici.</p>
<p>Arazide altın bulunduğunu gazeteciye yetiştiren James W. Marshall’a ne oldu derseniz, ortak olduğu altın madenlerine yaptığı yatırımlar hep başarısız oldu. California’da yeni bir çağ başlattığı için verilen devlet nişanıyla birlikte, kendi üzüm bağındaki bir kulübede, yalnız başına öldü. Öldüğünde üzerinde bir dolar bile yoktu.</p>
<p>Bir gün Oakland Museum of California’yı ziyaret etme imkânınız olursa, kendini kurtarmaya çalışırken California’nın temellerini atanları ve California’nın gerçek sahipleri olan yerlileri daha yakından tanıyabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/kosun-kosun-altin-bulmuslar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>9</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2010/02/suttersfort.jpg' length ='99458'  type='image/jpg' />	</item>
		<item>
		<title>Savaşlar doğal seleksiyonun gereğidir</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/savaslar-dogal-seleksiyonun-geregidir.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/savaslar-dogal-seleksiyonun-geregidir.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 2009 00:24:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Akay Perker</dc:creator>
				<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[doğal seleksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[evrim]]></category>
		<category><![CDATA[hayvanlar alemi]]></category>
		<category><![CDATA[nüfus planlaması]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=495</guid>
		<description><![CDATA[İnsanoğlu sürekli gelişiyor. Yeni teknolojiler buluyoruz, yeni ilaçlar buluyoruz. Ölümcül hastalıkların birçoğunun artık çaresi var. Bilimadamları o kadar iyi çalışıyorlar ki, ortalama insan ömrü sürekli uzuyor. Bebek ölümlerinin önüne geçiliyor ve artık eskisi gibi ölmüyor bebekler. Ne güzel değil mi? İnsanlık için güzel şeyler bunlar. Ama doğa pek öyle düşünmüyor. Doğadaki her canlı, belli bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-1002" style="margin-top: 10px; margin-bottom: 10px;" title="aslan yemegi" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/04/aslan_yemek.jpg" alt="aslan yemegi" width="410" height="273" />İnsanoğlu sürekli gelişiyor. Yeni teknolojiler buluyoruz, yeni ilaçlar buluyoruz. Ölümcül hastalıkların birçoğunun artık çaresi var. Bilimadamları o kadar iyi çalışıyorlar ki, ortalama insan ömrü sürekli uzuyor. Bebek ölümlerinin önüne geçiliyor ve artık eskisi gibi ölmüyor bebekler. Ne güzel değil mi?</p>
<p>İnsanlık için güzel şeyler bunlar. Ama doğa pek öyle düşünmüyor.</p>
<p>Doğadaki her canlı, belli bir nüfus yoğunluğuna sahip. Eğer bir hayvan türü gerektiğinden fazla çoğalırsa, bir başka tür tarafından avlanarak sayılar normal seviyelere indiriliyor. Doğanın dengesi o kadar güzel ayarlanmış ki, düşmanları az olan hayvanlar daha uzun yaşayacakları için çoğalmaları da yavaş oluyor.<span id="more-495"></span></p>
<p>Etobur hayvanları incelediğinizde bu tabloyu çok rahat görebilirsiniz. Besin zincirinde yukarıdan aşağıya doğru inerken dikkat edin, en hızlı çoğalan hayvanlar besin zincirinin en altındaki hayvanlardır. Fareler mesela&#8230; Yırtıcı kuşlardan kedilere kadar bir dünya düşmanları vardır ve fareler korkunç bir hızla üreyebilirler. Oysa aynı zincirin en üstünde yer alan aslanlar, yılda en iyi ihtimalle 2-3 yavru doğurabilirler.</p>
<p>Otobur hayvanlara baktığınızda, neredeyse tamamının sürüler halinde yaşadığını görürsünüz. Etçil hayvanlar karşısında yalnız kalmaları varlıklarını o kadar tehlikeye düşürür ki, asla sürülerinden ayrılmazlar ve sürekli çoğalırlar. Etçil hayvanlar ise genellikle çiftler halinde veya yalnız gezerler.</p>
<p>Tüm bunlar bir dengenin göstergeleridir. Eğer otoburlar, etoburlar gibi yalnız dolaşmaya kalksaydılar bugün bir tane bile otobur hayvan kalmazdı. Ve eğer etoburlar, otoburlar gibi sürüler halinde dolaşsaydılar, insanları bile tehdit edecek hale gelebilirlerdi.</p>
<p>Dünyada, düşmanı olmayan tek canlı türüdür insanlar. Farklı ırklardan düşmanları olmadığı için kendi aralarında gerzekçe düşmanlıklar uydurmaları başka konu. Ancak bu düşmansızlık ve doğal bir avcıdan yoksun olmak insanoğlunun götünü o kadar kaldırdı ki, dünyadaki sınırlarını bilemez hale geldi.</p>
<p>Hızla sarıyoruz dünyayı. Su kaynaklarını, enerji kaynaklarını, bizden başka tüm canlıları tüketiyoruz, bendimize sığmıyor, manyaklar gibi taşıyoruz.</p>
<p>Doğal bir avcıdan yoksun olan hayvanlara bakın. Eğer bir köyde yılanların tamamını avlayıp derisinden çanta yaparsanız ekonomik durumunuz çok gelişir, depolara yığacak kadar çok para biriktirirsiniz. Ama sizin doğal dengeyi bozmanız, fareler, köstebekler gibi bilumum haşaratın avcısız kalmasına ve şımaran farelerin de biriktirdiğiniz paraları kemirmesine neden olur. N&#8217;oldu? Sonuçlarını düşünmeden yaptığınız işin zararı yine size dokundu.</p>
<p>İnsanlar artık aynı fareler gibi. Korkunç bir hızla ürüyoruz. Bizi budayacak doğal bir avcı olmadığı için de, doğanın dengesi bozulmaya başlıyor.</p>
<p>İnsan ırkı benim gözümde, vahşi yaşamda izlediğim hayvanlardan farklı değil. O nedenle doğanın denge arayışını, tıpkı bir aslanın ceylanı yemesi gibi normal karşılıyorum. Aslana yem olan ceylan için üzülmem, &#8220;yazık yaaa&#8221; falan da demem. Ceylanın neslinin tükenmeyeceğini, ama ceylanı yemezse aslanın neslinin tükeneceğini ve dünyayı ceylanların saracağını bilirim.</p>
<p>İnsanların savaşması da o kadar koymaz bana. Bunun doğanın dengesi için gerekli olduğunu kabul ederim. Büyük savaşlar olmalı, büyük salgınlar&#8230; Çeşitli dönemlerde insanların başına büyük felaketler gelmeli ki sayıları gereğinden fazla yükselmesin.</p>
<p>Dünya savaşlarında milyonlarca insan öldü. Bence bir sorun yok. Ölsünler ki, yenilere yer açılsın. Bilimadamları dünyada birkaç yıl daha yaşamak için ilaçlar bulup ortalama ömrü uzatmanın yolunu arayacaklarına, normal sürelerde seyreden insan ömrünü nasıl daha konforlu hale getireceklerini düşünsünler.</p>
<p>İnsan kendine faydası olan teknolojik gelişmelerin peşinde olmalı elbette. Ama bu teknolojik gelişmeler doğanın dengesini bozmamalı. Bazı ülkelerde bebekler ölecek, bazı ülkeler sürekli savaşacak ve insanlar ölecek. Çin gibi binlerce yıl hiç savaşmazsanız 2 milyar insanı göt kadar yerde yaşatmak için çabalarsınız. Yeterli tahılınız da olmayınca börtü böcek, kedi köpek ne bulursanız yersiniz, diğer insanların şaşarak baktığı tuhaf bir mutfak kültürünüz olur. Oysa Avrupa ırkları gibi hababam savaşırsanız nüfusunuz dengede kalır, insanları nasıl doyuracağınızı düşünmezsiniz.</p>
<p>Haçlı seferleri olmasaydı, Avrupa&#8217;yı kasıp kavuran hastalıklar, salgınlar olmasaydı Avrupa&#8217;nın nüfusu böyle mi olurdu bugün? Adamlar tüm fazlalıkları Haçlı Seferleri adı altında Orta Doğu&#8217;ya gönderdiler, buradakiler de onları biçtiler. Bu Avrupa için de iyi oldu.</p>
<p>Çocuklar elbette ölecek. Bebekler de ölecek. Siz nasıl çoğalacağınızı bilmezseniz, dünyanın sadece insan ırkına ait olduğunu düşünürseniz, sizin elinizde olmayan nedenler bunun dengesini bir şekilde ayarlar. Ama tutup da elinizde olmayan nedenleri de yönetmeye kalkarsanız bu kez kendi sonunuzu hazırlarsınız.</p>
<p>Hitler o kadar Yahudiyi öldürmeseydi n&#8217;olurdu? Para piyasaları sayıca dünyanın en az sayıdaki ırkı olmalarına rağmen onların elinde, peki ya 2 milyon kişi fazla olsalardı? Hitler Yahudileri öldürerek dünyanın bugünkü ekonomik durumunun temellerini attı.</p>
<p>Trujillo Dominik Cumhuriyeti&#8217;nde 30.000 kişiyi öldürmese bugün orda yaşanır mıydı? 5 milyon nüfus bile sığmıyor o adaya, daha fazla olsalar birbirini yerdi hepsi.</p>
<p>O nedenle, bırakınız yapsınlar, bırakınız savaşsınlar efendim. Siz yaşadığınız süreyi en iyi şekilde değerlendirin, kafi. Dünyanın dengesi bunu gerektiriyor çünkü. Bu denge bozuldukça çoğalacağız, çoğaldıkça mutsuzlaşacağız ve kendi sonumuzu kendimiz getireceğiz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/savaslar-dogal-seleksiyonun-geregidir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/04/aslan_yemek-300x199.jpg' length ='24598'  type='image/jpg' />	</item>
		<item>
		<title>Kahrolsun İsrail!</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/kahrolsun-israil.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/kahrolsun-israil.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Jan 2009 18:30:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Altay Esiroglu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[bomba]]></category>
		<category><![CDATA[eylem]]></category>
		<category><![CDATA[filistin]]></category>
		<category><![CDATA[gazze]]></category>
		<category><![CDATA[israil]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>
		<category><![CDATA[soykırım]]></category>
		<category><![CDATA[terör]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=533</guid>
		<description><![CDATA[Gazze&#8217;deki olaylardan sonra güzel yurdumun en güzel insanları oturdukları köşeden İsrail&#8217;i kınıyorlardı. Olaylardan sonra hükümetin &#8220;kınama&#8221; mesajına da kızıyorlardı, &#8220;Yıllardır kınıyoruz, kınamakla n&#8217;oluyor?&#8221; diyerek. Haklılar, doğru düşünüyorlar. Her Türk vatandaşı gibi ben de kızıyorum hükümetin bu tarz komik tepkisine. Hükümet dedik de, AKP ile bir alakası yok olayın. &#8220;Devlet&#8221; diye değiştirelim &#8220;hükümet&#8221; yazan yerleri. Devlete [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-542" style="margin-top: 10px; float: left; margin-bottom: 10px;" title="carsiisrailekarsi" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/2009/01/carsiisrailekarsi.jpg" alt="Carsi" width="410" height="211" />Gazze&#8217;deki olaylardan sonra güzel yurdumun en güzel insanları oturdukları köşeden İsrail&#8217;i kınıyorlardı. Olaylardan sonra hükümetin &#8220;kınama&#8221; mesajına da kızıyorlardı, <strong>&#8220;Yıllardır kınıyoruz, kınamakla n&#8217;oluyor?&#8221;</strong> diyerek. Haklılar, doğru düşünüyorlar. Her Türk vatandaşı gibi ben de kızıyorum hükümetin bu tarz komik tepkisine. Hükümet dedik de, AKP ile bir alakası yok olayın. &#8220;Devlet&#8221; diye değiştirelim &#8220;hükümet&#8221; yazan yerleri.<span id="more-533"></span></p>
<p>Devlete kızıyorduk sadece kınadıkları için ama biz de kınamaktan ve küfür etmekten öteye bir şeyler yapamadık bugüne kadar. Ben kafe köşelerinde kızdım, küfür ettim. Ama bizim de artık harekete geçmemiz lazım. <strong>&#8220;Amerikan ve Yahudi ürünlerine hayır!&#8221;</strong> diyerek, gerçekleştiremeyeceğimiz -bugüne kadar da hiç gerçekleştiremediğimiz- bir tepkiyi hatırlatmayacağım sizlere. Keşke böyle bir tepki ortaya koyabilsek&#8230; Ama fıtratımıza da ters biraz. Çünkü millet olarak tembel bir topluluğuz ve kıçımızın keyfine çok düşkünüz <strong>(Alperen Kurtkaya bu olaya el atsın!)</strong> O yüzden oturduğumuz yerden kınar dururuz. Devlete de kızmamak lazım aslında.</p>
<p><strong>Kızgınlığımızı, tepkimizi fiiliyata geçirmek için bir fırsat var önümüzde.</strong> Bu sabah telefonuma bir arkadaşımdan mesaj geldi. Mesajda <strong>&#8220;İsrail&#8217;i protesto etmek, vahşete seyirci kalmamak için 4 Ocak Pazar günü 12.00&#8242;de Çağlayan Meydanın&#8217;da olalım&#8221;</strong> diyordu. Ben de sizleri haberdar edeyim bundan. Belki aramızda utanması olan varsa tepkisini daha gerçekçi olarak gösterir. &#8221;Ha mitingde bağırmışız, ha oturduğumuz yerden tepki göstermişiz&#8221; diyecekseniz çok ayıp edersiniz. Evet &#8220;Kahrolsun!&#8221; demekle kimseyi kahredemeyiz lakin iki elin sesi olduğunu da unutmayın. Pazar günkü mitinge katılmanız kendinizle de yüzleşmek için bir fırsat aslında. Çünkü zahmete gireceksiniz. Dolayısıyla koyduğunuz tepkinin samimiyetini ölçebilirsiniz. İsrail&#8217;i gerçekten kınıyor musunuz yoksa laf olsun diye dudak mı oynatıyorsunuz, ortaya çıkar. Hem tebdili mekan da ferahlık vardır, bunu da unutmayın!</p>
<p>Yoksa benim 5 yaşındaki yeğenim de televizyonda gördüklerinden sonra kınayabiliyor İsrail&#8217;i.</p>
<p>&#8221;Sen ne yaptın bugüne kadar&#8221; diye bir soru zihninizi meşgul ederse cevaplamak isterim ama yapılan iyiliklerin söylenmemesini öğrettiler bana daha küçücükken.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/kahrolsun-israil.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şimdilik özür dilemiyorum</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/simdilik-ozur-dilemiyorum.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/simdilik-ozur-dilemiyorum.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Dec 2008 17:26:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Akay Perker</dc:creator>
				<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[adalet]]></category>
		<category><![CDATA[ekrem buğra ekinci]]></category>
		<category><![CDATA[ermeni]]></category>
		<category><![CDATA[faşizm]]></category>
		<category><![CDATA[ittihat]]></category>
		<category><![CDATA[milliyetçilik]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>
		<category><![CDATA[soykırım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=485</guid>
		<description><![CDATA[[Öncelikle uyaralım. "Ermeni soykırımı yoktur, kimsenin canı yanmamıştır, asıl onlar Türkleri öldürmüştür" diyerek ucuz milliyetçilik yapanlar hiç okumasınlar bu yazıyı. Evet, Ermenilere uygulanan işlem soykırım değil ama tehcirdi. 1915 yılında 900.000 Ermeni bu topraklardan sürülmeye çalışıldı ve onbinlercesi de yollarda öldü. Onlar da intikam olarak 1918 yılında Türklere vahşi bir katliam uyguladılar. Yani iki taraf [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>[Öncelikle uyaralım. "Ermeni soykırımı yoktur, kimsenin canı yanmamıştır, asıl onlar Türkleri öldürmüştür" diyerek ucuz milliyetçilik yapanlar hiç okumasınlar bu yazıyı. Evet, Ermenilere uygulanan işlem soykırım değil ama tehcirdi. 1915 yılında 900.000 Ermeni bu topraklardan sürülmeye çalışıldı ve onbinlercesi de yollarda öldü. Onlar da intikam olarak 1918 yılında Türklere vahşi bir katliam uyguladılar. Yani iki taraf da birbirinin canını yakmış olsa da, kavgayı başlatanlar Ermeni halkı değildi.]</strong></p>
<p>Yurdum aydınlarından bir kısmı bir araya gelmişler ve internet üzerinden bir kampanya başlatmaya karar vermişler. Yılbaşında başlayacak olan kampanyanın adı; <strong>&#8220;Özür diliyorum.&#8221;</strong></p>
<p>Metinde deniliyor ki, &#8220;1915&#8242;de, Osmanlı Ermenilerinin maruz kaldığı büyük felakete duyarsız kalınmasını, bunun inkar edilmesini vicdanım kabul etmiyor. Bu adaletsizliği reddediyor, kendi payıma Ermeni kardeşlerimin duygu ve acılarını paylaşıyor, onlardan özür diliyorum.&#8221;</p>
<p>Hmmm&#8230;</p>
<p>Özür dilemek bir erdemdir, büyüklüğün şanındandır. Haklı konumda olsa bile özür dilemesi kişinin büyüklüğünü gösterir.</p>
<p>Ancak&#8230;</p>
<p>Eğer halkların kardeşliğinden, Anadolu mozaiğinden bahsediliyorsa ve geçmişten özür dilenecekse, bunun belli bir sıralaması olmalı.<span id="more-485"></span></p>
<p>Ermenilere yapılan haksızlığı kabul ediyorum. İttihatçı dallamaların her şeyi ellerine yüzlerine bulaştırmaları gibi, Ermeni tehcirini de beceremeyip binlerce Ermeninin ölümüne sebep olmalarına ben de kızıyorum.</p>
<p><strong>Ancak şimdilik özür dilemiyorum.</strong></p>
<p>Ekrem Buğra Ekinci&#8217;nin bir yazısından alıntı:</p>
<blockquote><p><em>Son asırda Ruslar, kendilerine yakın gördükleri ve Anadolu&#8217;daki emellerine yardım edeceğini düşündükleri Gregoryen Ermenileri himaye siyasetine başladılar. Kafkasya&#8217;nın Ruslar eline geçmesinden sonra Rus destekli olarak kurulan <strong>Taşnak ve Hınçak partileri,</strong> milis teşkil ederek, Ermeniler arasında ihtilal tahrikinde bulundular. [Bugünkü <strong>PKK </strong>gibi.] Yerli halkı taciz ederek gençleri kendi içlerine çekmeye çalıştılar. Anadolu&#8217;nun muhtelif yerlerinde patırtılar [Osmanlı makamlarının hâdiselere verdiği isim budur] çıkmaya başladı. O zaman hükümeti ellerinde tutan İttihatçılar, bunlarla baş edemeyince, tertipleyenleri bulup cezalandıracak yerde, <strong>hıncını isyanla alâkası olmayanlardan çıkardı.</strong> Hâlbuki Osmanlı hukukunun anayasası mesabesindeki Kur&#8217;an-ı kerimde &#8220;<strong>Kimse kimsenin suçunun cezasını çekmez&#8221; </strong>der. <strong>İttihatçılar, kendi siyasî zaaflarını, hep cinayetlerle örtbas etmeye kalkışmıştır.</strong> Siyasetlerine muhalif olan devlet adamı, asker ve gazetecilerden öldürttükleri ya da sürgüne göndererek hayatlarını kararttıkları gibi; <strong>Türk, Ermeni ve Arap Osmanlı vatandaşlarına</strong> da çok kara günler yaşatmışlardır. Asırlarca sessiz sedasız yaşayan ve &#8220;<strong>millet-i sâdıka&#8221; diye tanınan Ermenilerin</strong> niye kıyama kalktıklarını kimse düşünmemiş; bundan dolayı o zamanki idarecilerin basiretsizlikleri görmezden gelinmiştir.</em></p>
<p><em>Cihan Harbinin patlak vermesi üzerine, iktidardaki İttihat ve Terakki Fırkası, Rus cephesine yakın yerlerde yaşayan Ermenilerin, düşmana yardım edebilecekleri gerekçesiyle Suriye&#8217;ye tehcirine [göçürülmesine] karar verdi. 14 Mayıs 1915 tarihli &#8220;<strong>Sevk ve İskân Kanunu&#8221;</strong> ile bu tehcir gerçekleştirildi. Rumeli ve Anadolu&#8217;nun Rus cephesine yakın veya uzak bölgelerinden kadın, erkek, çoluk, çocuk, genç, ihtiyar, hasta, sağlam, yüz binlerce Ermeni, köy ve şehirlerinden yaya olarak istasyon merkezlerine getirildi. Buralardan trenlerle veya yaya olarak güneye sevk edildi. Genç erkekler bunu önceden işitip, Rusya&#8217;ya kaçmaya muvaffak olmuşlardı. Bunlardan bir kısmı da Osmanlı ordusunda asker idi.  Gelin görün ki, sadece Anadolu&#8217;nun doğusundakiler değil, her nedense Rus cephesinden çok uzak bulunan İzmit, Samsun, Afyon, Yozgat gibi şehirlerdekiler de tehcire tabi tutuldu. İstanbul ve İzmir Ermenileri ile Amasya ve Kayseri gibi yerlerdeki bazı Ermeni aileler sürgünden istisna edildi.</em></p>
<p><em>Anadolu&#8217;nun Rus cephesine yakın veya uzak çeşitli bölgelerinden takriben 900 bin kişi tehcir edildi. Sürgünler, Suriye şehirlerinde %5&#8242;i geçmemek üzere iskân edilecekti. <strong>Ancak bunların ancak yarısı Suriye&#8217;ye varabildi.</strong> Mühim bir kısmı yolda soğuk, açlık ve hastalıktan; bir kısmı da çete baskınlarında öldüler. İttihat ve Terakki erkânı, bu tehcirde Ermenilere çok eziyet edildiğini, tehcir kervanına mezalim icra eden çetelerin, mahallî idarecilerin emrinde hareket ettiklerini itirafa mecbur kaldı. Ermenilerin götüremediği 10 bin kadar çocuk, Müslüman ailelere verildi.<br />
</em></p>
<p><em>&#8230;..</em></p>
<p><em><strong>Tehcirin intikamı gecikmedi.</strong> 1916 yılında Rus işgal kuvvetleriyle Anadolu&#8217;ya giren Kafkasya Ermenileri, sürülen yakınlarının intikamını almak için katliama başladılar. Doğu Anadolu&#8217;da yaşayan, güçlerinin yettiği Türkleri, kadın, erkek, çocuk, yaşlı demeden katlettiler. Şu anda yer yer ortaya çıkan <strong>toplu mezarlar</strong> hep bu katliamlardan kalmadır. Yani Ermenilerin yaptıkları bu <strong>katliamlar, hep sürgünden çok sonrasına aittir.</strong> Dolayısıyla tehcire gerekçe olamaz. Tehcir 1915 yılında gerçekleşmiştir. Bu toplu mezarlar ise, en az üç yıl sonrasına, 1918 yılına aittir. Hâlbuki o tarihte Anadolu&#8217;nun doğusunda tek bir Ermeni kalmamıştı. Bu cinayetlerin sorumlusu da Ermeni halkı değil, Cihan Harbinde Ruslarla beraber Anadolu&#8217;ya gelen Ermeni çeteciler idi. B<strong>ir başka deyişle tehcir, emniyeti temine yetmemiş; bilakis 1918 katliamlarına sebep teşkil etmişti. </strong>Mamafih nasıl bir avuç serserinin isyan çıkarması topyekûn sürgünü haklı çıkarmazsa, s<strong>ürgün de bu katliamları haklı kılmaz.</strong> Çünkü zarara zararla mukabele edilmeyeceği umumî prensiptir. <strong>Ancak kavgayı önce başlatmak da az kabahat midir?</strong></em></p>
<p><em>Kırım&#8217;dan bu yana kaybedilmiş binlerce kilometrekarelik vatan topraklarından hicrete mecbur kalan ve bu uğurda çok acı çekmiş insanların torunları olarak topyekûn sürgünü, hele kadın, çocuk ve yaşlılardan alınan bir intikamı savunmak hayli şaşırtıcıdır. &#8220;Dünyada örneği var! Amerika da yapmış, Norveç de!&#8221; demek de kimseyi temize çıkarmaz. Sui misal emsal olmaz, yani<strong> kötü örnek, örnek olmaz</strong> sözü meşhurdur. Devlet, suç teşkil eden işlerin faillerini arayıp bulur ve cezalandırır. Bundan dolayı başkalarından intikam almaz. İslâm-Türk kültürünün hâkim unsur olduğu Osmanlı Devletinde hiçbir zaman başka din ve ırk mensuplarına karşı -bugün yükselişi endişeyle izlenen- şovence yaklaşımlara rastlanmamıştır. Bu dikkate değer bir noktadır. Ne gariptir ki, bugün en şuurlu muhalifleri bile, kendilerini bir imparatorluğu batıran İttihatçıların kabahatlerini savunmak mecburiyetinde hissetmektedir.</em></p></blockquote>
<p>Aydınız, özür diliyoruz demek kolay. Grup Vitamin&#8217;in Özgün Müzik adlı şarkısında tarif ettiği yola uygun davranırsa, <strong>herkes aydın olabiliyor bu devirde.</strong> İşte bu nedenle, dilenmesi gereken özürler farklı yerlere gidiyor.</p>
<p>Eğer geçmişten bir özür dilenecekse, önce <strong>Osmanlı&#8217;dan özür dileyin.</strong> Cumhuriyet kurulurken vatanından sürülen ve Avrupa&#8217;da yıllarca sefalet çeken <strong>hanedana sunun özürlerinizi.</strong> Hakkında konuşurken iftiraların, yalan dolanın gırla gittiği hanedana, <strong>son Osmanlı padişahlarına</strong> yazın asıl mektubunuzu.</p>
<p>Osmanlı&#8217;ya özürlerinizi sunduktan sonra, İttihat ve Terakki ekibine &#8220;bunu yazan tosun&#8221; tadında bir mektup yazarak, Osmanlı&#8217;ya saygı duyduğunuzu ama İttihatçıları reddettiğinizi, beceriksiz yönetim politikaları yüzünden dünyaya rezil olup ceremesini hala çektiğinizi anlatın, <strong>yüzlerine vurun hatalarını.</strong></p>
<p>Sonra da Ermenilerden özür dilemeye gelsin sıra. Çünkü siz bir yandan <strong>İttihatçıları adamdan sayıp</strong> bir yandan da Ermenilerden özür dilerseniz, hiçbir aklıbaşında Ermeni bu sözlerinize inanmaz. Tribünlere oynadığınız belli olur.</p>
<p>Sıralamayı doğru yaparak özür dilerseniz, Ermenilere yazdığınız özür mektubunuzun altına ben de imzamı atarım. Çünkü İttihatçıların neden olduğu acılar nedeniyle <strong>benim de vicdanım rahat değil.</strong></p>
<p>Elbette ki, ben aydın bir vatandaş olmadığımdan ötürü biraz karşılık bekliyorum.</p>
<p><strong>Tehcirin ardından</strong> Ermenilerin intikam olarak Türkiye topraklarında katlettiği Türkler için özür bekliyorum.</p>
<p><strong>Karabağ&#8217;da, Hocalı&#8217;da yapılan katliamlar</strong> için özür bekliyorum.</p>
<p>Kundaktaki bebeklerin, hamile kadınların <strong>süngülerle, tecavüzle, diri diri yakılarak katledilmesi</strong> için özür bekliyorum.</p>
<p>Halen daha bulunamamış olan <strong>toplu mezarların</strong> yerlerinin söylenmesi istiyor ve beş yılda bir yeni toplu mezar bulunmasının hiç hoş olmadığını eklemek istiyorum.</p>
<p>Hepimiz Ermeni değiliz. Ancak <strong>hepimiz Türkiyeliyiz ve bir arada yaşamak hepimizin hakkı.</strong></p>
<p><strong>Geçmişle yüzleşmek ağır geliyorsa,</strong> geçmişi unutun ve geleceğe bakın. Ancak reddettiğiniz geçmişinizdeki gurur veren olayları da unutun. Sadece güzel şeyleri hatırlayıp bugün kötü karşılananları reddetmeye kalkarsanız komik duruma düşersiniz. Tıpkı 2.217 yıllık Türk Kara Kuvvetleri&#8217;yle gurur duyan 85 yıllık Türkiye Cumhuriyeti gibi.</p>
<p>Diplomaside mızıkçılık yapana hoş gözle bakmaz dünya.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/simdilik-ozur-dilemiyorum.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hangi düşman, neden düşman?</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/hangi-dusman-neden-dusman.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/hangi-dusman-neden-dusman.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Dec 2008 16:00:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Akay Perker</dc:creator>
				<category><![CDATA[Havadan Sudan]]></category>
		<category><![CDATA[askerlik]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>
		<category><![CDATA[saving private ryan]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=444</guid>
		<description><![CDATA[Geçen gün Patricia ile eskilerden bir film izleyelim dedik. Kız tuttu Saving Private Ryan, dedi. &#8220;Tamam kardeşim güzel film de, gına geldi artık,&#8221; desem de dinletemedim. Bu Amerikalılara biraz film noir, biraz Fransız sineması tanıtmak lazım geldiğini düşündüm. Gerçi &#8220;Troia neden Türkiye&#8217;de çekilmedi, bana en iyi Türk filmi hangisi söyler misin, Kurtuluş Savaşı&#8217;nın, İstanbul&#8217;un Fethi&#8217;nin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-452" style="float: left; margin-top: 10px; margin-bottom: 10px;" title="Saving Private Ryan Cikarma Sahnesi" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/2008/12/cikarmasahnesi.jpg" alt="" width="410" height="224" />Geçen gün Patricia ile eskilerden bir film izleyelim dedik. Kız tuttu <a href="http://www.imdb.com/title/tt0120815/" target="_blank">Saving Private Ryan</a>, dedi. &#8220;Tamam kardeşim güzel film de, gına geldi artık,&#8221; desem de dinletemedim. Bu Amerikalılara biraz film noir, biraz Fransız sineması tanıtmak lazım geldiğini düşündüm. Gerçi &#8220;Troia neden Türkiye&#8217;de çekilmedi, bana en iyi Türk filmi hangisi söyler misin, Kurtuluş Savaşı&#8217;nın, İstanbul&#8217;un Fethi&#8217;nin filmi var mı&#8221; gibi sorularına cevap yetiştirmek daha zordu; bir Amerikalı&#8217;nın yanında Hollywood&#8217;un -klişeleşmiş de olsa- kaliteli eserlerini eleştirmek zor durumda bırakıyormuş yurdum insanını, bunu da fark etmiş oldum. Özeleştiri bir yere kadar tamam, sinemamızı kendi aramızda eleştiriyoruz da, bir yabancının dalga geçme mahiyetinde olmadan, şaşkınlıkla sorduğu sorular insanı sinemadan soğutuyor emin olun.<span id="more-444"></span></p>
<p>Bu filmde bir sahne var, bir asker bir başka askerle boğuşuyor ve kavganın sonunda kasaturasını yavaşça diğerinin kalbine saplıyor. Çok soğukkanlı, gayet sakin. &#8220;Şşş sakin ol,&#8221; diyor fısıldayarak, &#8220;fazla uzun sürmeyecek.&#8221; İşte bu sahne çok düşündürdü bizi. Bu adamlar neden düşman, birbirlerini bu kadar soğukkanlı bir şekilde öldürmelerini kim emretti? Aynı ülkede doğmuş olsalar bu düşmanlık olacak mıydı aralarında? Veya birbirlerini savaştan önce tanımış olsalar ve arkadaşlık yapsalar? Hangi ideoloji onları bu kadar vahşice katliama itiyor?</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-450" style="float: left; margin-top: 10px; margin-bottom: 10px;" title="Kalbine sapla bicagi" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/2008/12/saving_private_ryan.jpg" alt="Kalbine sapla bicagi" width="410" height="273" />Asker dediğiniz, piyade dediğiniz, deniz kuvvetleri, hava kuvvetleri, Türk&#8217;ün gücü, Amerika&#8217;nın gururu, Sezar&#8217;ın orduları hey hey! dediğiniz kalabalıklar 18-28 yaş arasında gençlerden oluşuyor. Bu kalabalıklar binlerce yıldır birbirlerine en olmadık ölüm çeşitlerini, işkenceleri reva görüyorlar. Sadece bir neden var arkasında: Komutanları öyle emrediyor!</p>
<p>Ve savaş kazanıldığında, öldürdüğü bilmemkaç kişi yüzünden ödüllendirilmiyor bir asker veya cesedi savaş alanında çakallara yem olduğunda kimse anmıyor adını. Ama o asker gibi milyonlarca askeri savaşa sürenler binlerce yıl sonra bile <strong>askeri deha, taktik ustası, paşa, general, kahraman</strong> gibi sıfatlarla anılıyorlar.</p>
<p>Hitler sivilleri öldürdüğü için faşist diktatör, yüzyılın katili olarak kaldı adı, dünyanın her köşesinden küfür yemeyi başardı. Ama o kadar garip ki, sıradan bir insan üniforma giydiğinde ölmeyi hak edebiliyor. Ve ne bu üniforma giymiş sivili cepheye sürenler, ne de onu alev makinesiyle öldüren diğer insanlar katil olmuyorlar. Kahraman oluyorlar üstelik.</p>
<p>Bugün Irak&#8217;ta birbirini kesenler, bu filmde olduğu gibi birbirinin boğazına içinden taşan nefretle bıçak saplayan insanlar birbirlerini daha önceden tanıyor olsalar ne olur?</p>
<p>Arkadaşlarım var Yunanistan&#8217;da. Karşılıklı ticaret yaptığımız, birlikte tatile gittiğimiz, aynı konuları paylaşıp aynı şeylerden hoşlandığımız dürüst çocuklar. &#8220;Gerekirse 1.000 şehit daha verir Atina&#8217;yı alırız&#8221; derken burdaki kahramanlık meraklıları, bu arkadaşların hükümeti de aynı şeyi bizim için söylüyor, İstanbul&#8217;a yeniden sahip olmanın hayalini kuruyorlar.</p>
<p>Birgün bir savaş çıksa, seferberlik ilan edilse ve eli silah tutan herkes askere alınsa, onlarda da aynı şey olsa&#8230; Cephede karşılaştığımızda aynı nefretle onun boğazına saplayabilir miyim kasaturamı? Onun suçu Yunanistan&#8217;da doğmak, benim suçum Türkiye&#8217;de doğmak mı?</p>
<p>Ne onun, ne de benim karşılıklı hayallerimiz ve üstünlük planlarımız yok birbirimize karşı. O Atina&#8217;dan memnun, ben İstanbul&#8217;dan memnunum. Ama ikimiz de <strong>halk</strong> ve <strong>potansiyel asker</strong> olduğumuz için, birbirimize bu nefreti gütmemiz istenecek bizden. Aksi takdirde vatan haini oluyoruz, ne kadar ilginç.</p>
<p>Sonra birileri orduları savunuyor bana, askerliğin önemini, savaşların değerini&#8230; Tepedeki birkaç kişiyi tarih kahraman olarak ansın diye neden kendi arkadaşlarımı öldürmek zorundayım lan ben!? Kime düşman olup kimi arkadaş olarak seçeceğimi bana devlet mi söyleyecek? Sokarım öyle dünya düzenine.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/hangi-dusman-neden-dusman.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Merakla beklenen 3. Dünya Savaşı</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/merakla-beklenen-3-dunya-savasi.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/merakla-beklenen-3-dunya-savasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Dec 2008 01:40:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Akay Perker</dc:creator>
				<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[İnceleme]]></category>
		<category><![CDATA[abd]]></category>
		<category><![CDATA[afganistan]]></category>
		<category><![CDATA[ahmedinejad]]></category>
		<category><![CDATA[dış politika]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[el kaide]]></category>
		<category><![CDATA[etiyopya]]></category>
		<category><![CDATA[eyl limanı]]></category>
		<category><![CDATA[gürcistan]]></category>
		<category><![CDATA[hindistan]]></category>
		<category><![CDATA[hint okyanusu]]></category>
		<category><![CDATA[imf]]></category>
		<category><![CDATA[ingiltere]]></category>
		<category><![CDATA[ırak]]></category>
		<category><![CDATA[iran]]></category>
		<category><![CDATA[israil]]></category>
		<category><![CDATA[karayipler]]></category>
		<category><![CDATA[komplo teorisi]]></category>
		<category><![CDATA[korsan]]></category>
		<category><![CDATA[kutsal topraklar]]></category>
		<category><![CDATA[mısır]]></category>
		<category><![CDATA[nato]]></category>
		<category><![CDATA[nükleer silah]]></category>
		<category><![CDATA[pakistan]]></category>
		<category><![CDATA[restore hope]]></category>
		<category><![CDATA[rusya]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>
		<category><![CDATA[somali]]></category>
		<category><![CDATA[süveyş]]></category>
		<category><![CDATA[terör]]></category>
		<category><![CDATA[umman]]></category>
		<category><![CDATA[varşova paktı]]></category>
		<category><![CDATA[yahudi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=439</guid>
		<description><![CDATA[Yurtdışından bir misafirim vardı 10 gündür. Aslen bir hispanik olması nedeniyle Obama&#8217;nın seçildiğine pek sevinen, hatta zenci ve hispanik ortaklığında beyazlara karşı faşistçe bir zafer gururu taşıyan cici bir kız Patricia. Geçen gün oturmuş önümüzdeki yaz Mısır&#8217;a mı gitsek Karayipler&#8217;de mi sürtsek diye plan yaparken Hindistan&#8217;da patlayan bombaları duymamız üzerine 3. Dünya Savaşı&#8217;nın çıkacağına ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-440" style="float: left; margin-top: 10px; margin-bottom: 10px;" title="bomba" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/2008/12/bomba.jpg" alt="nuclear bomb" width="410" height="243" />Yurtdışından bir misafirim vardı 10 gündür. Aslen bir hispanik olması nedeniyle Obama&#8217;nın seçildiğine pek sevinen, hatta zenci ve hispanik ortaklığında beyazlara karşı faşistçe bir zafer gururu taşıyan cici bir kız Patricia.</p>
<p>Geçen gün oturmuş önümüzdeki yaz Mısır&#8217;a mı gitsek Karayipler&#8217;de mi sürtsek diye plan yaparken Hindistan&#8217;da patlayan bombaları duymamız üzerine 3. Dünya Savaşı&#8217;nın çıkacağına ve bizim tatil planlarımızın yalan olacağına emin olduk.<span id="more-439"></span></p>
<p>Neden mi çıkacak 3. Dünya Savaşı? Koyu katolik olan ve tüm dinleri iyi araştırmış olan (aslında daha iyi araştırsa Müslüman olurdu ya, neyse) Patricia&#8217;nın ve kutsal toprakların ne zaman İsrail&#8217;in eline geçeceğini merak eden şahsımın düşünceleri hemen aşağıda. Tabi bunlardan önce Somali hakkındaki <a href="http://www.delininkuyusu.com/index.php/2008/12/02/somalinin-kara-belasi-abd/" target="_self">şu yazıyı </a>da okursanız iyi olur.</p>
<p>ABD&#8217;nin Umman ve Etiyopya gibi bölgenin güçlü ülkeleriyle arası gayet iyi. <strong>Ve 1960&#8242;dan beri Somali&#8217;yi kullanmak için can atıyor.</strong> Ancak ne oraya kurduğu kukla hükümetler, ne Etiyopya&#8217;yı Somali&#8217;nin üstüne salması, ne de IMF taktikleri tam olarak işe yaramadı ve ABD hala Berbera&#8217;da kurması gereken üssü kuramadı.</p>
<p><strong>Restore hope operasyonu</strong> ile ağzının payını aldı ABD. Hem Somali milislerine karşı yeni bir gerilla savaşından çekiniyorlar, hem de dünyanın gözü önünde sebepsiz yere Somali&#8217;ye girmeyi kimseye açıklayamayacaklarını biliyorlar.</p>
<p><a href="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/2008/12/wtc.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-441" style="float: left; margin-top: 10px; margin-bottom: 10px;" title="wtc" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/2008/12/wtc.jpg" alt="" width="410" height="308" /></a>Ama ABD bir şeyler aramayı pek sever. Benim varlığına bile inanamadığım El-Kaide neye sinirlendiyse, durup dururken pek kıymetli World Trade Center&#8217;larına daldı bunların. &#8220;O gün binada hiç Yahudi yokmuş, doları üçe katlayıp bardağın altından bakınca yanan binalar çıkıyormuş&#8221; falan demiyorum ama şunu iyi biliyorum ki, tanıdığımız hiçbir Yahudi işadamı o gün orada değildi. Ve binanın tepesine çarpan uçaklar zemin katta bomba etkisi yapamazlar, fizik kurallarına aykırı bu. Haydi, her şey kitabına uygun yapıldı diyelim, bin Laden denen adamın kimin tarafından nerede yetiştirildiğini sağır sultan biliyor.</p>
<p>S<strong>onuçta ABD bu bahaneyle Afganistan&#8217;a dalmayı başardı.</strong> Bugün sıradan bir internet kullanıcısının <strong>Google Earth</strong> ile dağını ovasını gezdiği Afganistan&#8217;da 2 yıl boyunca uydular, askerler ve her türlü teknolojik ekipmanla Laden Amca&#8217;yı aradılar, bulamadılar.</p>
<p><strong>Sonra sıra Irak&#8217;a geldi.</strong> Dediler ki, &#8220;sende kitle imha silahları var, onları görmemiz lazım.&#8221; Haliyle yalanladı eski öğrencileri Saddam, olmadığını iddia etti. &#8220;O zaman gelip kendimiz ararız,&#8221; dediler ve Irak&#8217;a girip çocuk, genç, yaşlı, kadın, asker, sivil demeden ortalığı dümdüz ederek nükleer silah aradılar. Saddam o kadar aptaldı ki, elindeki nükleer silahları ülkesi işgal altındayken kullanmadı işgalcilere karşı, en sonunda yakalandı ve asılarak idam edildi.</p>
<p><strong>Ülkesi, toprakları, petrolleriyle birlikte ABD ve İngiltere şirketlerine kaldı. Nükleer silahlar bulunamadı.</strong></p>
<p><a href="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/2008/12/iran.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-442" style="float: left; margin-top: 10px; margin-bottom: 10px;" title="iran" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/2008/12/iran.jpg" alt="" width="410" height="306" /></a><strong>Irak da tamamlanınca sıra İran&#8217;a geldi.</strong> Aynen onlara da mesaj gönderdiler; &#8220;Sende kitle imha silahları varmış, çok ayıp şeyler bunlar, onları derhal bize teslim et!&#8221; Ama İran&#8217;dan gelen yanıt pek beklendiği gibi değildi. Ahmedinejad tersledi ABD&#8217;yi, &#8220;he var bende kitle imha silahı, göndereyim istersen sana buradan 3-5 tane?&#8221; deyiverdi. İnadına, nükleer füze tatbikatları yaptı çöllerde, &#8220;Ooo, süper çalışıyor yeni ürünler&#8221; diye haberler yaptı televizyonlarda.</p>
<p>Dünyanın en eski 3 medeniyetinden biri olan İran&#8217;a savaş açmak kolay değildir. Bunu ABD de fark etti. Tam da bu farkındalığın üzerine, İran ve Rusya kankalık ilan etti. Putin&#8217;in İran ziyareti, Ahmedinejad&#8217;ın Rusya ziyareti üst üste geldi, ABD&#8217;nin ezeli rakibi Rusya, tarafını belli etti.</p>
<p>Bunun üzerine ABD bir süre sustu ama yıllardır Rusya&#8217;nın dibinde kuzu kuzu yaşayan <strong>Gürcistan, Rusya&#8217;ya baş kaldırmaya başladı.</strong> Hem de ABD&#8217;nin stratejik ortağı (!) olan Türkiye&#8217;nin 1.000.000 YTL&#8217;lik askeri yardımını yanına alarak.</p>
<p>Azerbaycan her zamanki gibi sessiz kaldı, şimdilik sessiz kalmaya da devam edecek. Ermenistan da bir açıklama yapmadı.</p>
<p>Türkiye yardım ettiğini kendi halkına açıklamadı, yöneticiler &#8220;Laik, demokratik bir hukuk ülkesi olarak iki kadim komşumuz olan Rusya ve Gürcistan&#8217;ın anlaşmazlığından hicap duyuyor ve bu çatışmaların kısa zamanda bitmesini diliyoruz, yurtta sulh cihanda sulh&#8221; falan dediler, ikinci adımı atmak üzere emir beklemeye başladılar.</p>
<p>Sonra tüm bu şamata bir anda duruverdi. ABD&#8217;deki <strong>mortgage krizi,</strong> yıkılan domino taşları gibi gelişmiş ülkelerin ekonomisini etkiledi ve küresel bir ekonomik kriz ortaya çıktı. Orta Doğu zaten sefaletin içinde olduğu için krizi pek umursamadı ama Uzak Doğu, -ABD ile çok sıkı ekonomik ilişkiler içinde olan Japonya hariç- krizden faydalanmaya, kendi ekonomisini Avrupa ile yarıştırmaya başladı. Yazılım uzmanı Hindistan, başarılı çalışmalara imza atmaya ve özgün yazılımlarını ortaya çıkarmaya başladı. Çin ucuz işgücünü tüm dünyaya pazarlamaya devam etti. Tayvan, Tayland gibi ülkeler Çin&#8217;i takip etti, Malezya sanayisini ve teknolojisini geliştirmeye devam etti. En tehlikelisi de Pakistan, nükleer silahlarından dünyayı haberdar etti. Gelişmiş ABD ve Avrupa ekonomisi, küçümsediği çekik gözlüler karşısında küçük düşmeye başlamıştı.</p>
<p>Artık tesadüfler zinciri nasıl işledi bilinmez, Afrika&#8217;nın aç ülkesi Somali&#8217;nin İslam milisleri kendi ülkelerinde karınlarını doyuramaz olunca açık denizlere yelken açtılar. Yıllar öncesinin korsanlık hikâyelerini aratmayan bir hız ve kararlılıkla hareket eden korsanlar, Hint Okyanusu&#8217;nda seyahat eden gemileri hangi ülkeye ait olduklarına bakmaksızın (!) yakalayıp kendi ülkelerindeki Eyl Limanı&#8217;na götürmeye başladılar.</p>
<p>(Somali&#8217;nin ülke sınırlarına bakarsanız, <strong>bölünmek için en uygun noktanın Eyl olduğunu görürsünüz.</strong> Eyl&#8217;in tam batısında kalan Etiyopya sınırı durmayıp devam etse, soluğu Hint Okyanusu&#8217;nda alır ve Aden Körfezi tamamen Etiyopya topraklarına katılmış olur. Etiyopya&#8217;nın yıllardır gerçekleştirmek için kıvrandığı bir hayal bu.)</p>
<p>Somalili korsanların uluslar arası sularda yer alan gemileri zırt pırt kaçırması dünyanın dikkatini çekti. ABD, İngiliz, İsveç, Türk, Rus bandıralı demeden her türlü gemiyi kaçırıp Eyl Limanı&#8217;na saklayan korsanlar, açık denizde denk geldikleri Hindistan Donanması&#8217;yla çatışmaya girmekten kaçınmıyorlardı.</p>
<p>Başlarda sadece Hindistan Donanması&#8217;nın Yemen, Umman ve Somali açıklarında yakalamaya çalıştığı ve kimsenin yerini tespit edemediği korsanlar, daha sonra nasıl bir cesarete kapıldıysalar, Somali&#8217;nin Eyl Limanı&#8217;nda ikamet ettiklerini; el koydukları gemiler ve esir aldıkları personelin de burada tutulduğunu, cesareti olanın gelip bunları almasını söyleyerek meydan okudular.</p>
<p>Maersk gibi dev bir nakliye firmasının, 50 petrol tankerinden birini bile tehlikeye atmamak için<strong> Süveyş Kanalı&#8217;nı kullanmak yerine Ümit Burnu&#8217;nu dolanmaya karar vermesi</strong> işin ticari yönünün ne kadar tehlikeye girdiğini gözler önüne serdi.</p>
<p>Rusya&#8217;nın T-72 tanklarla dolu bir gemisini kaptırması, Amerikan ve İngiliz ticari gemilerinin Eyl&#8217;de bekleşmeye başlaması, Rusya&#8217;nın baş düşmanı NATO&#8217;yu da ayağa kaldırdı.</p>
<p>İlginçtir ki, Somalili korsanlar -Rusya hariç- NATO üyesi olmayan ülkelerin gemilerine dokunmadılar. NATO&#8217;nun en yaygaracı üyelerinin Somali&#8217;de el koyulmuş gemileri varken Hırvatistan, Gürcistan ve Ukrayna gibi ülkelerin gemileri yok. Oysa ki bu ülkeler boylarına bakmadan açık denizlerde çok sayıda gemi yüzdüren ülkelerden.</p>
<p><strong>NATO&#8217;nun, ABD emrinde çalışan bir ordular birliği olduğunu hepimiz biliyoruz.</strong> En başta Avrupa ülkelerini Sovyet ve doğu bloku ülkelerinin potansiyel saldırılarından korumak için kurulan NATO, ABD&#8217;nin olaya maydanoz olmasıyla resmen onun emrine girdi, ABD ne derse o oldu. Dışarıda kalanlar da kendileri için<strong> Varşova Paktı</strong>&#8216;nı oluşturdular ama dağılan ülkelerin birliği de fazla uzun yaşamadı. Ve ortalık NATO&#8217;ya kaldı.</p>
<p>Fazla uzağa gitmeye gerek yok, Bosna Hersek&#8217;te, Afganistan&#8217;da, Irak&#8217;ta yapılan katliamlara hiç sesini çıkarmayan NATO, Somali&#8217;de başlayabilecek bir katliama da sessiz kalacak. Zaten adamlar korsanları yüzünden daha şimdiden dünya nezdinde suçlu duruma düştüler.</p>
<p>ABD, düşlediği üsse ulaşmak için eğer Aden Körfezi&#8217;nin girişine şu pek meşhur deniz piyadelerini ve gemilerini yığsaydı, tüm dünyanın tepkilerini üzerine çekecekti. Ama korsanların varlığı, tüm NATO ülkelerini ve haliyle ABD donanmasının da bölgeye gelmesini sağladı. Ezeli rakipler ABD ve Rusya&#8217;nın savaş gemileri, İsveç, İngiliz ve Türk gemileri, Hindistan donanmasıyla birlikte Sudan açıklarında korsan arıyorlar bugünlerde.</p>
<p>Ve korsanlar Eyl Limanı&#8217;nda meydan okumaya, naralar atmaya devam ediyorlar.</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-443" style="float: left; margin-top: 10px; margin-bottom: 10px;" title="tajmahalterror" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/2008/12/tajmahalterror.jpg" alt="" width="410" height="224" />Tam korsanların şarkılarıyla yaşamaya alışmışken, <strong>Hindistan&#8217;da yedi bomba patladı.</strong> Lüks otellere yapılan bombalı ve silahlı saldırılarda 200&#8242;e yakın insan öldü, bir o kadarı yaralandı. Ve ilginçtir, teröristler sadece <strong>Amerikan ve İngiliz</strong> pasaportlu turistleri rehin alıp, diğerlerini serbest bıraktılar.</p>
<p>Amerika ve İngiltere&#8217;nin bu duruma sinirlenmesi sizce de normal değil mi?</p>
<p>Üstelik Hindistan&#8217;ın hemen bir açıklama yaparak bu işi Pakistan gizli servisinin yaptığını iddia etmesi, Pakistan&#8217;ın olayı yalanlamakta gecikmesi hep bir oyunun parçaları gibi gelmiyor mu size de?</p>
<p>Şu maddeleri merak ediyorum:</p>
<p>1.    ABD ve NATO, Laden&#8217;i aramak için Afganistan&#8217;a girdiler, ortalığı talan ettiler ama bol miktarda eroinden başka bir şey bulamadılar.</p>
<p>2.    ABD ve NATO, nükleer silahları aramak için Irak&#8217;a girdiler, ortalığı talan ettiler, Saddam&#8217;ı yakalayıp astılar ama bol miktarda petrolden başka bir şey bulamadılar.</p>
<p>3.    ABD İran&#8217;ı nükleer silahları yüzünden tehdit etti, İran ters yanıt vererek Rusya ile işbirliği yaptı. Bunun üzerine Gürcistan ve Rusya arasında savaş çıktı.</p>
<p>4.    Şimdi <strong>dünya barışını tehdit eden yeni bir unsur</strong> olarak Somali çıktı ortaya. Barışı tehdit eden her ülkeye hizmet etmeye ve demokrasi götürmeye kendini zorunlu hisseden ABD&#8217;nin NATO desteğiyle Somali&#8217;ye girmesinden daha doğal bir şey olabilir mi?</p>
<p>5.    Somalili korsanların dünyaya meydan okur bir tavırla yerlerini belli etmesi ve sadece NATO üyesi olan ülkelerin ticari gemilerine el koyması aptallık mı, tesadüf mü? Bu adamlar Eyl Limanı&#8217;nda o gemilerin geri alınmasının fazla uzun sürmeyeceğini bilmiyorlar mı?</p>
<p>6.    Hindistan&#8217;da gerçekleşen terör saldırılarının, Somalili korsanları terbiye etmek üzere NATO gemilerinin Hindistan Donanması&#8217;yla birlikte Aden Körfezi ve Sudan açıklarında devriyeye başlamasıyla aynı güne denk gelmesi bir tesadüf mü?</p>
<p>7.    Eskiden beri savaşan, savaşı pek seven ve nükleer silahlara sahip olduğu bilinen Pakistan&#8217;ın, gizli servis veya piyonlar aracılığıyla Hindistan&#8217;da sivil halka terör saldırıları düzenlediği, ABD ve İngiltere vatandaşlarını rehin aldığı iddia edildiğinde, bu iki ülke NATO&#8217;yu o ülkeye sürüklemeden durabilir mi?</p>
<p>8.    Hindistan&#8217;da bombaların patlamasından 2 gün önce Türkiye Başbakanı&#8217;nın orada olması bir tesadüf mü?</p>
<p>9.    Hindistan, eskiden beri savaş halinde olduğu Pakistan ile uzak patronu İngiltere&#8217;nin güdümünde bir savaşa girişebilir mi?</p>
<p>10.    Pakistan haritasının değişmesi halinde dört bir tarafı ABD ordusu tarafından kuşatılacak olan İran&#8217;ın hali nice olur?</p>
<p>Şu pek ünlü kutsal toprakların Sam Amca&#8217;nın eline geçmesi bu kadar açık seçikken, bu noktadan geri dönüş olabilir mi?</p>
<p>Kızıldeniz çevresine dikkatle bakıyoruz:</p>
<p>İki mini ülke Kuveyt ve Katar birer ABD mandası. Irak zaten ABD&#8217;ye ait. İran&#8217;ın doğusunda sadece iki ülke var: Afganistan ve Pakistan.</p>
<p>İran&#8217;ın kuzeybatısında kalan kutsal topraklara kuzeyden girmek Rus engeli yüzünden bu kadar zorlaşmışken, doğudan zorlamak neden boş bir hayal olsun?</p>
<p>Ancak Hindistan ve Pakistan sınırında, Keşmir&#8217;de gerçekleşebilecek olan bir savaş kısa sürede bitmez, NATO da bu işin içine çekildiğine göre capcanlı bir 3. Dünya Savaşı bizi bekliyor dersek çok mu abartmış oluruz?</p>
<p>Türkiye&#8217;nin doğusundaki iki tane tırt ülke, arkalarında ABD olmadan ne işe yarar? Ermenistan zaten hazır, Irak&#8217;ın kuzeyine kurulacak bir Kürt Devleti bu toprakları tamamen gelecekteki kutsal (!) görevlerine hazırlar. Eh, İran da halledildikten sonra sıra Türkiye&#8217;ye gelir, çünkü bu kutsal mı kutsal, cici mi cici toprakların büyük bölümü Türkiye sınırları içinde kalıyor.</p>
<p>Tüm bu nedenlerle, ben abarttığımızı sanmıyorum, finalde buluşmak üzere birkaç yıl içinde herkesi Türkiye&#8217;ye bekliyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/merakla-beklenen-3-dunya-savasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Somali&#8217;nin kara belası ABD</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/somalinin-kara-belasi-abd.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/somalinin-kara-belasi-abd.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Dec 2008 15:31:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Akay Perker</dc:creator>
				<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[İnceleme]]></category>
		<category><![CDATA[abd]]></category>
		<category><![CDATA[aden körfezi]]></category>
		<category><![CDATA[ak 47]]></category>
		<category><![CDATA[ak 74]]></category>
		<category><![CDATA[askerlik]]></category>
		<category><![CDATA[berbera]]></category>
		<category><![CDATA[black hawk down]]></category>
		<category><![CDATA[bm]]></category>
		<category><![CDATA[boksit]]></category>
		<category><![CDATA[call of duty]]></category>
		<category><![CDATA[cibuti]]></category>
		<category><![CDATA[colt]]></category>
		<category><![CDATA[delta force]]></category>
		<category><![CDATA[demir]]></category>
		<category><![CDATA[dış politika]]></category>
		<category><![CDATA[eritre]]></category>
		<category><![CDATA[etiyopya]]></category>
		<category><![CDATA[hint okyanusu]]></category>
		<category><![CDATA[imf]]></category>
		<category><![CDATA[kalay]]></category>
		<category><![CDATA[korsan]]></category>
		<category><![CDATA[m16]]></category>
		<category><![CDATA[m203]]></category>
		<category><![CDATA[m4]]></category>
		<category><![CDATA[medal of honor]]></category>
		<category><![CDATA[pc oyunları]]></category>
		<category><![CDATA[petrol]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[somali]]></category>
		<category><![CDATA[uranyum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=434</guid>
		<description><![CDATA[Somalili korsanların patırtısı üzerine korsanlara ilgimiz arttı bu sıralar. Ama bugün konu başka. Hükümetlere bağlı çalışan korsanların arkasında belli bir güç olurdu eskiden. Somali korsanlarında o güç yok. Somali&#8217;nin hiçbir yanında dünyaya kafa tutacak bir güç yok. Osmanlı&#8217;dan arta kalan topraklara mal bulmuş mağrıbi gibi yığılan Avrupalıların sayesinde, diğer Afrika toprakları gibi Somali de Avrupa [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-435" style="margin-top: 10px; margin-bottom: 10px; float: left;" title="somali" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/2008/12/somali.png" alt="" width="410" height="273" />Somalili korsanların patırtısı üzerine korsanlara ilgimiz arttı bu sıralar. Ama bugün konu başka. Hükümetlere bağlı çalışan korsanların arkasında belli bir güç olurdu eskiden. Somali korsanlarında o güç yok. Somali&#8217;nin hiçbir yanında dünyaya kafa tutacak bir güç yok.</p>
<p>Osmanlı&#8217;dan arta kalan topraklara mal bulmuş mağrıbi gibi yığılan Avrupalıların sayesinde, diğer Afrika toprakları gibi Somali de Avrupa ülkelerine peşkeş çekildi. Kuzeyi İngiliz Somalisi, güneyi İtalyan Somalisi olmak üzere iki parça olarak yönetilen ülke, 1960 yılında birleşerek Somali adını aldı.<span id="more-434"></span></p>
<p>Aslında tarım ve hayvancılık sayesinde gayet iyi gidiyorlar, kendilerine yetiyorlardı. Bir Afrika ülkesi için kendine yetebilmek, açlıktan ölmemek ne demektir, bunu Afrika&#8217;yı görmemiş olan anlayamaz. Somali ülke coğrafyasında sadece %2&#8242;lik bir yeri olan tarım alanlarını kullanarak üretebildiği tarım ürünlerini sadece iç ticaretinde kullanmakla kalmıyor, aynı zamanda gayet iyi ihracat yaparak gelen parayla sanayiye yatırım yapıyordu. Üstelik uranyum, petrol, boksit, demir, kalay gibi önemli madenleri de vardı Somali&#8217;nin.</p>
<p>Ancak özgür ve birleşik Somali, 1980&#8242;lerin başında ABD destekli Muhammed Siyad Barre iktidarıyla tanıştı. <strong>Uygulanan IMF politikalarıyla yeni gelişmekte olan sanayi yok edildi</strong>, kamu kurumlarının ABD şirketlerine satılması olarak yapılan özelleştirmeler serbest girişimi yavaşlattı ve tarım ürünlerini ihraç eden bir ülke, ithalatçı konumuna düştü. (Tanıdık geliyor mu bu kısım?)</p>
<p>Ülkede başlayan iç karışıklık ticareti ve iş dünyasını karmakarışık bir hale soktu, yerli sermaye canını kurtarmakla meşgulken piyasa sadece çok uluslu şirketlere kaldı. <strong>Yok olan tarımın yerine Avrupa ve ABD şirketlerinin ithalatı girdi ülkeye.</strong></p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-436" style="float: left; margin-top: 10px; margin-bottom: 10px;" title="blackhawkdown" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/2008/12/blackhawkdown.jpg" alt="" width="410" height="270" />1991 yılında, kötü giden gidişi durdurmaya çabalayan Muhammed Farah Aidid bir darbe girişiminde bulundu, yönetimi ele geçirse de darbe başarılı olamadı ve ülkede büyük bir kaos başladı. BM&#8217;nin ağababası konumundaki ABD, 1992 yılında <strong>restore hope</strong> adlı operasyonla Siyad Barre&#8217;yi geri getirmek istedi ancak başaramadı ve ülkedeki kargaşa daha da büyüdü.</p>
<p>(Restore hope operasyonlar zinciri bir yıldan fazla sürdü. Hatta bu operasyonlar esnasında iki tane Black Hawk helikopterinin düşmesi ve 18 Amerikan askerinin kurtarılması için 1.000 Somalili&#8217;nin öldürülmesi 2002 yılında <strong>Black Hawk Down</strong> adlı filmle Hollywood tarafından pazarlanmıştır. Amerika&#8217;nın geri çekilmek suretiyle yenilgiyi kabullendiği son çatışma olarak kabul edilir. Ancak bu operasyon o kadar iyi pazarlandı ki, Somali&#8217;nin adını bile bilmeyen dünya gençliği bir yandan Black Hawk Down adlı filmi izledi, bir yandan da filmden aldığı gazla<strong> Delta Force: Black Hawk Down</strong> ile &#8220;teröristleri&#8221; öldürerek oyunda ilerlemeye çalıştı. [Ben de yaptım bunu, <strong>Call of Duty</strong> ve <strong>Medal of Honor</strong> ile 2. Dünya Savaşı'nda Almanlarla, <strong>Delta Force</strong> ile Irak, Afganistan ve Somali'de Müslümanlarla çarpıştım. Bu apayrı bir pazarlama stratejisidir, emperyalizm bunu gerektirir.])</p>
<p>Farah Aidid&#8217;in milislerine karşı mücadeleyi kaybeden ABD, Somali&#8217;den kısa süreli çekilerek sadece arka plandan iş yönetti, halkı birbirine düşürmeye devam etti.</p>
<p>Gariban ve çaresiz halkı yaşamak için ekmek bulamazken, Etiyopya&#8217;nın savaş ilanına aynı şekilde karşılık verdi Somali. Hıristiyan Etiyopya, Somali&#8217;deki laik hükümete destek veriyor ve bir İslam devleti kurulmasına karşı çıkıyordu. Etiyopya&#8217;nın özellikle Mogadişu ve çevresinde sivil &#8211; asker demeden (zaten resmi bir ordu bile yok, her yer cephe, herkes gerilla) her yeri bombaladığı ülkede; İslam adına savaştığını iddia eden gerillalar Mogadişu ve çevresinde etkiliyken, ülkenin bir başka kısmı ABD destekçilerinin, bir kısmı İtalya taraftarlarının, bir kısmı da demokrasi isteyenlerin elinde kaldı. Ve bu ülkede bir hükümet de vardı, insanlar birbirini canlı canlı keserken kime ne diyeceğini şaşıran ve polisine, askerine söz geçiremeyen, yapabildiği tek şey ABD ve İngiltere şirketlerine ihalelerde &#8220;yabancı sermaye desteği&#8221; sağlamak olan bir hükümet&#8230;</p>
<p>Yani görüntüde Hıristiyan &#8211; Müslüman çatışması var ortada, ancak biraz derine inildiğinde asıl kazancı konuyla resmi olarak hiçbir bağlantısı olmayanların elinde olduğunu görmek hiç zor değil. Somali halkı laik, demokratik veya seküler bir devlet peşinde değil, Somali halkı sadece karnını doyurmak istiyor. Ama birileri o kadar dayatıyor ki, ülke iki parça halinde İslam ve Hıristiyanlık adına birbirini parçalıyor. Elbette ki İsrail menşeli silah ve cephanelerle?</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-438" style="float: left; margin-top: 10px; margin-bottom: 10px;" title="icsavas" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/2008/12/icsavas.jpg" alt="" width="410" height="274" />Rusya&#8217;da üretimi durmasına rağmen Afrika&#8217;nın neredeyse tüm ülkelerinde üretilmeye devam eden AK-47, AK-74 gibi silahlarla birlikte, M4, M16, M203  gibi ünlü modelleri olan Amerikan <strong>Colt</strong> markasının envai çeşit üretimi yıllardır Somali&#8217;de kullanılmaya devam ediyor.</p>
<p>Etiyopya&#8217;nın Somali&#8217;ye savaş açması onu güçlü bir ülke gibi gösterse de, orası da Somali&#8217;den çok farklı değil. Halkı açlıktan kırılmakta olan <strong>Etiyopya&#8217;nın tek amacı ABD&#8217;nin gözüne girebilmekti.</strong></p>
<p>ABD 1960 yılından beri çabalamasına rağmen tam olarak kontrol altına alamadı Somali&#8217;yi. Çok farklı stratejiler denediler, son olarak da Etiyopya ile ortak bir denemeye giriştiler. Somali toprakları, Etiyopya&#8217;nın denize açılabilmesi için önemli. Kızıldeniz&#8217;e inişi Eritre ve Cibuti adlı iki ABD dostu ülke tarafından engellenen Etiyopya&#8217;nın tek çaresi Somali&#8217;den kurtulup Aden Körfezi&#8217;ne veya direk Hint Okyanusu&#8217;na açılmak. ABD&#8217;nin derdi ise bir Somali kenti olan <strong>Berbera&#8217;da (Aden Körfezi sahili) bir üs açarak Afrika&#8217;daki sesini yükseltmek.</strong></p>
<p>Yani ABD&#8217;nin Etiyopya&#8217;ya silah ve taktik yardımı yapması son derece anlamlı oluyor.</p>
<p>Somali&#8217;de on binlerce insan öldü, yüz binlerce insan evsiz kaldı. Her bölgede ayrı bir milis grubu hüküm sürdü, bir gün dost olanlar ertesi gün kanlı bıçaklı oldular. Kazanan her zamanki gibi ABD olacak derken&#8230;</p>
<p>2008 yılında ABD ve Etiyopya destekli hükümet yenilgiyi kabul etti. İslami milisler iktidara geldiler ve her ne kadar tam anlamıyla bir iktidar olmamış olsa da, 1 milyon insanın açlık sınırının altında yaşadığı Somali&#8217;de ölümler, iç çatışmalar kısmen durdu.</p>
<p>1991&#8242;den beri adam gibi bir hükümetin olmadığı Somali&#8217;de, düzenin adı anarşi oldu. Devlet olmasa da ihtiyaçların karşılanmasının gerekliliği çeşitli milis kuvvetlerinin yurtdışından uçak alıp havaalanları yaparak 15&#8242;den fazla havayolu kurmasına, herkesin kendine göre okul, hastane vs. yapmasına sebep oldu.</p>
<p>2008&#8242;in başından beri hiç sesi çıkmayan, ABD belasından kurtulmuş olan Somali&#8217;ye ne oldu da dünya gündemine pat diye oturdu peki korsan hikayeleriyle?</p>
<p>Onu da daha sonra inceleyelim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/somalinin-kara-belasi-abd.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Somalili korsan kardeşler</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/somalili-korsan-kardesler.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/somalili-korsan-kardesler.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 24 Nov 2008 10:09:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Altay Esiroglu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Havadan Sudan]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[deniz yolları]]></category>
		<category><![CDATA[gemi]]></category>
		<category><![CDATA[korsan]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>
		<category><![CDATA[somali]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=400</guid>
		<description><![CDATA[              Somalili korsanları sevdim ben. Hayatımıza yeni bir heyecan getirdiler. Yoksa öyle mal mal aynı rutinlikte yaşayacaktık. Tarihin tozlu sayfalarına götürdü adamlar beni. Bildiğiniz korsan işte. Geliyorlar ve &#8216;hop&#8217; diye geminize el koyuyorlar. Bize masal gibi geliyordu 300-400 yıl önceki korsan hikayeleri. Aslında öyle değilmiş, gayet gerçekmiş. O yüzden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/2008/11/101.jpg"></a><a href="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/2008/11/101.jpg"></a></p>
<p><a href="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/2008/11/anafoto1.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-401" style="float: left;" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/2008/11/anafoto1.jpg" alt="" width="410" height="246" /></a></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p>Somalili korsanları sevdim ben. Hayatımıza yeni bir heyecan getirdiler. Yoksa öyle mal mal aynı rutinlikte yaşayacaktık. Tarihin tozlu sayfalarına götürdü adamlar beni. Bildiğiniz korsan işte. Geliyorlar ve &#8216;hop&#8217; diye geminize el koyuyorlar. Bize masal gibi geliyordu 300-400 yıl önceki korsan hikayeleri. Aslında öyle değilmiş, gayet gerçekmiş. O yüzden tuttum ben bu adamları. Haklılar ya da haksızlar o ayrı mesele&#8230;<span id="more-400"></span>Ben tarihe meraklı adamım arkadaş. Çok tarihi vak&#8217;a vardır ki, keşke orada olsaydım diye içlenmişimdir. Sadece kitaplardan okuyup; şuradan, buradan gördüğümüz fotoğraflarla avuturuyoruz kendimizi. O yüzden, imitasyon da olsa Somalililerin yaptıkları beni bir nebze olsun rahatlatıyor, özlemimi dindiriyor.</p>
<p><a href="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/2008/11/7.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-403" title="unutulmus_eskigunler" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/2008/11/7.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a>Şimdikilerin eskilerden farkı var tabii ki. Öyle 3-5 gülle atıp, gemileriyle bodoslama dalmıyorlar hedeflerine. Önce birkaç roketatar sallıyorlar, hemen sonrasında da kalaşnikoflarla gemiyi tarıyorlar. Ondan sonra gemiyi ele geçiriyorlar. Gemilerin yan tarafında bir merdiven var, adını bilmiyorum. Muhtemelen oradan çıkıyorlar. Gemi personelinde kendilerini koruyacak herhangi bir silah yok. Bir tek kaptanda tabanca var, o da kasada duruyor genellikle. Dolayısıyla fazla bir aksiyon yaşanmıyor gemiyi ele geçirirken. Olsun&#8230;</p>
<p>2 tane Türk gemisi Eyl limanında rehin durumda şu anda. Gazetelerden öğrendiğimiz kadarıyla NATO birliğinde görevli bir gemimiz o taraflara doğru intikal halinde. Bakalım gittiklerinde ne yapacaklar göreceğiz. Kaçırılan ikinci geminin kaptanıyla geçtiğimiz günlerde uydu telefonundan görüşebilmişler. Rahatları yerindeymiş. Korsanlar bizimkilere Türk-Müslüman kimliklerinden dolayı iyi davranıyorlarmış. Osmanlı zamanında gördükleri yardımlardan dolayı bizimkileri sıkmamışlar. Rehin durumdaki vatandaşlarımıza ben de üzülüyorum. Bana göre ufak bir ihtimal olsa da hayatları tehlikede. Anaları, babaları, karıları, çocukları vardır hepsinin. Onlar da endişelidir mutlaka. Umarım bizimkiler bir şekilde sağ salim evlerine hayırlısıyla dönerler.</p>
<p>Somalili arkadaşların bizim gemilerimizi bırakmasını istiyorum ben buradan! Yazıktır, günahtır&#8230;</p>
<p>Korsanların elinde bir sürü gemi var. Bunların çoğu da çeşitli Avrupa ülkelerine ait. Şimdi onlar da paniklemiş vaziyette, gemilerinin derdine düşmüş durumda. Somalililer bunları öldürürse öldürsün, batırırsa batırsın umrumda bile değil!</p>
<p><a href="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/2008/11/3.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-402" title="bizimbayrak" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/2008/11/3.jpg" alt="" width="300" height="200" /></a>Ulan sen yıllarca adamların iliklerini sömür, bütün yer altı, yer üstü kaynaklarını ele geçir. İnsanlıktan çıkar, köle gibi kullan. Bir lokma ekmeğe muhtaç bırak. Kardeşi kardeşe kırdır, gül gibi geçinenlerin arasına nifak tohumları serp, iç savaşlarını pompala, hırsızlığa teşvik et, kendi ellerinde kendine düşman yap. Ondan sonra da gemilerini ele geçirince ağla, sızla. Milletten yardım dilen, &#8220;Gemilerimize el koydular. Vatandaşlarımız ölümle burun buruna&#8230;&#8221; diye ortalığı velveleye ver. Hak ettiniz koçum siz bunları. Beter olun!</p>
<p>Uyku uyutmasınlar size!</p>
<p>Afrika kıtasının intikamıdır bu olaylar. Halinize şükredin, Ümit Burnu&#8217;nu sokmadılar bi&#8217; taraflarınıza, hala yerinde duruyor!</p>
<p>Captain Jack Sparrow tırtmışsın oğlum sen, budur korsanlık!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/somalili-korsan-kardesler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Demiryolları komünist işi midir?</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/demiryollari-komunist-isi-midir.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/demiryollari-komunist-isi-midir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 22 Nov 2008 02:26:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Akay Perker</dc:creator>
				<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[demir yolları]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>
		<category><![CDATA[trafik]]></category>
		<category><![CDATA[tren]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=384</guid>
		<description><![CDATA[Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nu üstteki taşıt yok etti. Eğer aptallığa devam edersek, alttaki de Türkiye Cumhuriyeti&#8217;ni yok edecek.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/2008/11/tren1.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-385" style="float: left; margin-top: 10px; margin-bottom: 10px;" title="tren1" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/2008/11/tren1.jpg" alt="" width="400" height="300" /></a>Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nu üstteki taşıt yok etti.</p>
<p>Eğer  aptallığa devam edersek, alttaki de Türkiye Cumhuriyeti&#8217;ni yok edecek.<a href="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/2008/11/tren21.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-387" style="float: left;" title="tren21" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/2008/11/tren21.jpg" alt="" width="400" height="267" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/demiryollari-komunist-isi-midir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

