Hangi düşman, neden düşman?
Geçen gün Patricia ile eskilerden bir film izleyelim dedik. Kız tuttu Saving Private Ryan, dedi. “Tamam kardeşim güzel film de, gına geldi artık,” desem de dinletemedim. Bu Amerikalılara biraz film noir, biraz Fransız sineması tanıtmak lazım geldiğini düşündüm. Gerçi “Troia neden Türkiye’de çekilmedi, bana en iyi Türk filmi hangisi söyler misin, Kurtuluş Savaşı’nın, İstanbul’un Fethi’nin filmi var mı” gibi sorularına cevap yetiştirmek daha zordu; bir Amerikalı’nın yanında Hollywood’un -klişeleşmiş de olsa- kaliteli eserlerini eleştirmek zor durumda bırakıyormuş yurdum insanını, bunu da fark etmiş oldum. Özeleştiri bir yere kadar tamam, sinemamızı kendi aramızda eleştiriyoruz da, bir yabancının dalga geçme mahiyetinde olmadan, şaşkınlıkla sorduğu sorular insanı sinemadan soğutuyor emin olun.
Devam

Yurtdışından bir misafirim vardı 10 gündür. Aslen bir hispanik olması nedeniyle Obama’nın seçildiğine pek sevinen, hatta zenci ve hispanik ortaklığında beyazlara karşı faşistçe bir zafer gururu taşıyan cici bir kız Patricia.
Somalili korsanların patırtısı üzerine korsanlara ilgimiz arttı bu sıralar. Ama bugün konu başka. Hükümetlere bağlı çalışan korsanların arkasında belli bir güç olurdu eskiden. Somali korsanlarında o güç yok. Somali’nin hiçbir yanında dünyaya kafa tutacak bir güç yok.






Son Yorumlar