Etiket Arsivi: türban

Bana soyumu anlat Canan Abla!

Fikirleri en özgür milletvekilinin Canan Arıtman olduğuna karar verdim. Fikirleri o kadar özgür ki, bir fikri diğeriyle taban tabana zıt gidebiliyor. Hepsi özgürlükten hepsi.

Hem özgürlükçü, hem muhalif. Bir yandan özgürlüğü savunurken bir yandan da fahişeleri aşağılayabiliyor. Ve bunu sadece türbanlıları aşağılamak için kullanıyor. Türbanın tarihini inceleyip “Sümerlerde fahişeler saçlarını örterdi, türban o günlerden kalma bir gelenektir” gibi garip bir tezi vardı bunun. Dur aklımda kalan birkaç maddeyi sayasım geldi şimdi.
Devam

Özgürlükte Çileli Yollar

Din ve vicdan özgürlüğü, laik demokratik devletlerde vazgeçilmez bir kavramdır. Türkiye’de “din” kavramı cumhuriyet tarihi boyunca tartışılagelmiştir. Bu küçük genellemeden ve tümevarımdan “din, cumhuriyet rejimleri için vazgeçilmez bir gündem maddesidir.” sonucuna rahatlıkla varabiliriz.

Uzunca bir süredir sessiz kalmamın sebebi gündemi sinsice takip ediyor oluşumdu (yok be, karı kız kovalıyordum bakmayın siz.). Gündemi meşgul ve abesle iştigal eden türban olayı var mesela kişisel indeksimde. Her iktidar döneminde vuku bulan bu “gündem” hadisesi bu güne kadar hiç tedirgin olmadığımız ülke vazgeçilmezlerimize bir tehdit unsuru gibi yansıtılıp “laiklik bitiyor” çığlıkları “Malezya mı oluyoruz” serzenişleri peşisıra geliyor.


Devam

Kafada türbanla laiklik bekçisi olunmaz.

Dünyanın en iyi eğitim sistemine sahibiz. Çocuklarımıza ve gençlerimize o kadar değer veririz ki, kız-erkek farkı gözetmeden, devlet zoruyla ilköğretime başlatırız hepsini. Elbette ki öncelik kızlarımızadır, çünkü okuması ve gelişmesi lazımdır kızlarımızın. Bilimdedir öncelik, inancını sadece evinde yaşamalıdır minik kızımız.

Sekiz yıllık ilköğretimin ardından dört yıl da lisede eğitmeye çalışırız kızımızı. Toplamda 12 yıl süren bu eğitim & öğretim aşamasından geçen kızımız, üniversite çağına geldiğinde hâlâ başını örtmeye devam ediyorsa, artık ümit kesilmiştir kendisinden. O nedenle üniversitede işi yoktur onun. Neden?


Devam

Nerelerden Nerelere Geldik

Sene bundan bayağı bir önce. Kurtuluş Savaşı dönemleri falan Maraş isimli şehrimiz Fransız askerlerinin çizmeleri altında eziliyor. Sadece Maraş da değil Anadolu?nun bir çok toprağı kan ağlıyor o sıralar. Maraş, Fransızların kaldırılmayacak fiillerine ?la havle? çekip cevap verdikçe Napolyon?un torunları azıtıyor. Erkeklere yaptıkları hareketler bir süre sonra yetmemeye başlıyor ve Maraş?ın kızlarına laf atıyorlar. Yerli halk yavaş yavaş galeyana geliyor ama ayaklandıkları zaman başlarına ne geleceğini iyi bildiklerinden eyleme geçemiyorlar. Ta ki, Maraş sokaklarında hanımlarımızdan birisinin başındaki örtüye el uzatan Fransız askerini görene kadar?


Devam

Ve CHP Dayanamaz

Çok partili günlerde başladı CHP?nin muhalif olma tavrı. Birden fazla partili döneme kadar halkı istediği şekle soktuğunu düşünen CHP, Menderes hükümeti kendilerini şamar oğlanına çevirdiğinde neye uğradığını şaşırdı ve o günden beri saldırgan bir politikayı tercih etti. Bu seneki cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde CHP?nin ne menem bir oluşum olduğunu da iyice idrak etmiştik.


Devam