Takkın Adam v.1

Efendim selamlar! Nasılsınız?
Beni soracak olursanız, gayette iyiyim. Aslında yorgun bile değilim. Artık alışıyorum tekrardan iş hayatına…
Ama bugün metrobüs’te giderkene, bir anda, gayri ihtiyari olarak boynum vasıtasıyla kaldırdığım kafam ve kafamda bulunan gözlerim vasıtasıyla gören gözlerim, yine boynum vasıtasıyla sağ tarafa dönen kafam sayesinde gören gözlerimle, oracıkta oturan hatunu görünceye kadar herşey güzeldi. (kendim bile bunaldım cümleden, o yüzden küfürlerinizi yadırgamayıp, bu seferlik sineye çekiyorum…)
Arkadaş! Sen nasıl bir hatunsun lan! İnsan mısın? Hayır, şimdi böyle yardırıyorum diye insanlarda çok güzel bir şey gördüğümü sanacaklar. Yok efendim. Öyle değil, anlatayım bugünkü takkın adam (takıntılı adamın bi’ üst modeli) olma nedenimi…
Boynum sayesinde çevirdiğim başım… hehe tamam tamam. Hatunun yüzüne bir baktım, hatunun yüzü yok! Bildiğin yüzü görünmüyor. Öyle bir fontoden sürmüş, öyle bir fondoten sürmüş ki yüzüne; yüzü kaybolmuş adeta. Lan hatun milleti; gerçekten çok ilginçsiniz! Yani bir kısmınız kendini nasıl güzelleştireceğini bilirken, bir kısmınızda kendini nasıl kıçıma çevireceğini gerçekten iyi biliyor. İnanın kızarım! Gerçekten kızarım! Bu tip hatunlar için “kıçıma iki kaş göz çizsem daha güzel olurdu hehehe” şeklindeki esprilerle bana gelmeyin, çok kızarım, kalp kırıcı yanım ortaya çıkar!
Ya, insan hiç mi aynaya bakmaz? Yüzünün kızarmış tavuğun kıçına döndüğünü nasıl görmez? Sivilceleri olan bir hatun olsan bile -ki değilsin- bu kadar makyaj yapman gerekmez! Hiç öğretmedi mi sana annen, erkekler doğal hatunlardan hoşlanır diye? Suratını resmen yakmış gibi dolanıyordu hatun. Elleri bembeyaz, suratı kopkoyu fondoten rengi. Senin erkek arkadaşın -ki olduğunu pek sanmıyorum- seni günde üç kere öpse, dördüncü gün kanser teşhisi konur adama lan?! Ya bir gün cilt kanseri geçireceksiniz, ya da bu takkın adam size iki tane esaslı bir tokat patlattıktan sonra, hiç birşey olmamış gibi yoluna devam edecek. Çok sinirleniyorum kendinizi bu kadar çirkinleştirmenize.
Bunu deyince bak başka bir mevzu daha geldi aklıma. Gelinler! Gelinlere de takıyorum arkadaş. Damat abiler yanlış anlamasın, öyle takmak değil.
Yani şimdi, bir damat abi sabah heyecanlı, uyanmış, akşama düğünü var. Öyle mutlu ki. Hazırlıklara başlanıyor, herşey muhteşem. Gelin hanım geliyor, o kadar güzel ki; gözlerinden güneş fışkırıyor. Yanyana geldiklerinde, otomatik olarak havaya kalpler yükseliyor. Öyle güzeller. Damat abi gelini kuaföre yolluyor ve o da kendi hazırlıkları için yol alıyor.
Herşey muhteşem!
Ama herşey gelin kuaföre gittikten sonra oluyor. O melaike yüzlü kıza öyle bir makyaj yapıyorlar ki; sabah duran cillop gibi hatun gitmiş, yerine kırkbeşş (ş ler vurgulu) yaşındaki kokoş bi teyze gelmiş. Surat fondoten içinde, göz altları bembeyaz, yanaklarda simler, kafada yüzyılın klişesi olan o iğrenç GELİNBAŞI adı verilen topuz… Yani bir gelinde şu topuz olayını yaptırmasın arkadaş! Topuz ve iki taraftan aşağı salınmış iki tutam lüle… ÖH LAN ÖH! Bu kuaförlerde çalışan tipler kesin evde kalmış ya da çirkin insanlar. Gelinin güzelliğini görüyor ve evde kaldığı için hasetle yüzyılın pisliğini yapıyor kızcağıza. Düşünsene; o gün onlarca fotoğraf çektireceksin ve gece bitene kadar o tiple görecek insanlar seni. Kasetler, filmler… Bir dahaki yüzyıla kadar öylesin artık… Peki durum bu iken; neden böyle sapıkça ve iğrenççe bir makyaj yapılmasına müsaade edersiniz? Bundan hoşlandığınızı düşünüyorum.
Olaya damat tarafından baktığımız zaman adama üzülmemek elde değil. Sabah kuaföre yolladığı melek yüzlü hatun akşam yanına bir geliyor; rengarenk, resmen tavuskuşu olmuş! İşte bu saatten sonra damadın düğündeki hareketlerini izlemek gerekiyor. Böyle bir durumla karşılaşmış damat düğünde boyna oynar, hiç durmaz. O tavuskuşuyla birlikte görünmemeye çalışır. “buna ne olmuş böyle lan?”,”yoksa…”,”fatal error” tarzında sorular ve mesajlar beynini didik didik etmektedir. Bir damat insanı, düğünde sinirliyse, çok oynuyorsa, çok içiyorsa, somurtuk ve tedirgin duruyorsa hiç durmadan geline bakın. Topuz bir saç, iki tutam lüle, beyaz göz altları, simli surat, kokoş ruju ile size bakıyor olacaktır.
3 Yorum
Darkohl March 7th, 2009 tarihinde demis ki;
1. Fotoğraf çok rahatsız edici, lanet olsun ona, onu o hale getirenlere.
2. “Gelin Başı” klişedir, kendini düğün günü kaybetmiş pıtırcık gelincik kısmısının olmazsa olmazıdır. O gün sadece giydiği gelinliğin nerede olduğunu bilir sadece. Dolayısıyla o günün, kuaförün, yakın akraba hatunların gazabına uğrar. Normaldir. Makyajın; mavi far, pembe ruj olması olağandır.
3. Keşke sadece fondoten olsa..
4. Yanlış kullanımı önleme yazılarınızla bekliyoruz adeta bir bilgilendirici genç niteliğinde. Ha sana mı kaldı, değil tabi ama yeter ki bir söyleyenimiz olsa.
Söylenecek pek çok şey varmış..
burak March 21st, 2009 tarihinde demis ki;
bence yüzünde ya maske var, ya da fotomontaj..





Altay Esiroglu March 7th, 2009 tarihinde demis ki;
Cem bunların bi de erkek versiyonu cirit atıyor şimdi ortalıkta. Lan ne erkeğe benziyorlar ne de kıza. O taraftan mı yoksa bu taraftan mı belli değil. Dünya hızla eşcinselleşiyor!
Erkekler de küreselleşiyorlar artık. Böyle kızları görünce cinsel tercihleri mi değişiyor lan yoksa!?
Kızlar makyaj yapmayın, pasaklı da olmayın! Bu biz erkekler için yeter de artar bile.
Aklıma geldi: bahsettiğin bu kızların akşam losyonlarla pamukla makyaj temizlediklerini düşünmüyorum. Kesin spatulayla kazıyorlardır kendilerini…