Uğur Dündar’ı üzmüşler :(

Yapmayın! Çok ayıp! Uğur Dündar dürüstlüğüyle herkesin gönlünde baş köşeye oturmuş bir gazetecidir. O olmasaydı biz hangi pastanede hangi tür böceklerin yaşadığını nereden bilebilirdik?

Videonun başına dikkat. “Karısının Brezilya’ya gidişi… Bununla ilgili bir yığın, daha fazla vaktinizi almak için okumuyorum, palavra” diye devam ediyor. Ben vaktinizi almak istiyorum, yazının devamını okuyun bakalım ne demişler?

İlk bakışta Uğur Dündar haklı görünüyor. Mealen diyor ki, “benim eşimin iddianamede ne işi var? Evlendikten sonra bir kez bile Brezilya’ya gitmedi! İftira bunlar! Gelin öldürün o zaman beni! Aileme, namusuma laf söyletmem! Lan! Öldürün o zaman beni! Kendimi keserim lan! Höyt! Kalbinin temizliğine inandığım sayın başbakanım, sana sesleniyorum! Emine Hanım için Brezilya’ya gitti deseler ne yapardınız? Sayın adalet bakanım, size güveniyorum! I lev ye!”

Baba bir yandan saydırıyor, bir yandan da kendini garantiye alıyor. Helal!

Eğer sadece Uğur Dündar’ın anlattıklarını, onun kolpa heyecanına ve tiyatro yeteneğine kanarak dinlerseniz, “vay anam yaaa ne ibnelik yapmışlar adama peh peh!” dersiniz.

Eğer sadece Uğur Dündar’ın anlattıklarını, tiyatro yeteneğini ikinci plana atarak dinlerseniz, “hacı bu kadar atıp tutuyorsun ama bu sözleri sana savcı söylemiyor, sadece iftiracı olduğunu itiraf etmiş sanıklardan birinin iddiası olduğu için, bu da bir iddianame olduğu için orada duruyor, celallenmeye gerek yok,” dersiniz.

Eğer sıradan bir televizyon izleyicisi olarak bakarsanız, “ulan bizim başımıza gelenleri kimsenin umursadığı yok, ama bir televizyon spikerine iftira atılınca televizyon ekranını babasının malı gibi kullanıp ona buna saydırabiliyor. Adalet karşısında hani herkes eşitti?” dersiniz.

Eğer Uğur Dündar’ın nasıl bir adam olduğunu bilerek bakarsanız, “hadi lennn,” dersiniz. “Bunca zamandır Aydın Doğan’ın borazanlığını yapmaktan ve fırınlarda böcek kovalamaktan başka nasıl bir işe yaradın şu memlekette?”

Uğur Dündar iyidir veya kötüdür, eşi Brezilya’ya gitmiştir veya gitmemiştir, orası beni ilgilendirmez. Ama Uğur Dündar televizyona çıkıp da rerörerö bağırırarak hedef saptırmaya çalışırsa, buna sinir olurum.

Eşinin adı sadece, “iftiracı olduğunu itiraf etmiş bir sanık” tarafından zikrediliyor. Adam iftiracı zaten, bu söylediğinin de iftira olduğu iddianamede mevcut. Ve savcı, iddianamede sanıkların, şahitlerin ifadelerini korumak zorunda. “Vay, yeğenime iftira atmışlar, sileyim buraları,” diyemez. Mahkemeye çıkılır, iş sonuçlandırılır.

Üstelik hiç kimse, Uğur Dündar’ın karısı hakkında herhangi bir yorumda bulunmamış. Önemsiz denmiş geçilmiş. Ama adam öyle bir patırtı kopardı ki, sanırsın 2. iddianamenin yarısı Bayan Dündar’ın Brezilya maceralarını anlatıyor. Yok kardeşim öyle bir şey!

Uğur Dündar televizyonda yaygara yaparken; iddianamenin sadece bir cümlesinde, eşine atılan iftira yüzünden sözü geçen masum çocuğu oynadı. Oysa konuşmasa, bu cümleyi kimse görmeyecekti bile.

Ama bu ülkede “namusuma laf söylediler!” derseniz, halk sizi omuzlarında taşır.

Peki Mr. Dündar bu kadar sinirlenerek iftiraları yanıtlarken iddianamenin kalanında isminin geçmesini neden atladı? Madem bu kadar sinirlendin, haber bültenin ortasında reklamlara girmeyi rica edecek kadar kendini kaybettin, diğer suçlamalara da yanıt ver.

“Fazla vaktinizi almamak için kalanını okumuyorum,” dediğin yerleri oku! Vaktim bol, dinlerim. Yedi dakika boyunca “karım Brezilya’ya gitmedi lan! Rio Karnavalı’nda bayrak taşıyan başkasıydı,” diye höyküreceğine, birkaç dakika daha ayır da para karşılığı programına çıkıp yalan söylediğini iddia eden adama cevap ver!

İddianamenin, yaygara yapmana neden olan noktalarında suçlanmıyorsun.

Ama sinirleniyorsun, ağlamaklı oluyorsun, Türk milleti de bunlara inanıp “yazık yaaa” falan diyor.

Peki suçlandığın noktalar için neden sinirlenmiyorsun? Onları neden es geçtin hacı?

Mesela:

1. İlhami Yangın adlı kişi, Tuncay Özkan’dan para aldığını ve Arena’ya çıktığını, Çiller hakkında “atıp tuttuğunu” iddia ediyor. Sonra yediği halt ortaya çıkmış, Tuncay Özkan buna yalvarmış beni rezil etme diye, bu da savcılığa demiş ki, “aldığım para kadar yalan söyledim.”

Adam Uğur Dündar’la ilgili aynı paragrafta iki farklı konudan bahsediyor. Karısının sürekli Brezilya’ya gidişi sadece bir geçiştirme, sözünün devamında para karşılığında Uğur Dündar’ın programında yalan söylediğini anlatıyor.

Yani Uğur Dündar’ı “para karşılığı yalan söyleyenlere yardımcı olmakla” ve “başkalarına iftira atanlara programı sayesinde destek vermekle” suçluyor.

Eee, Mr. Dündar buna yanıt vermek yerine neden en alakasız noktada celalleniyor? Neden? Aynı adam savcılıktaki ifadesinde “Bu Aydın Doğan hep böyle yapıyor, baskı ve şantajla insanları kullanıyor,” demiş. Ben olsam buraya kızarım, bu da iftira değil mi? Yoksa doğru mu? Ohhh shit!

2. Sami Hoştan Uğur Dündar’ın hangi röportajı için araya girmiş, ayarlama yapmış?

3. Aydın Doğan Star TV’yi satın aldıktan sonra Uğur Dündar’a “burayı size teslim ediyorum, ulusal bir kanal yapacaksınız” diye teslim etmiş. Sonra Star’ın çizgisi değişmiş, CHP kanalı olmuş. Zaten Hurşit Tolon da bir konuşma ortamında “Star TV yönetim değişikliğinden sonra hem reyting hem haber programıyla hem de sizin ve Sayın Dündar’ın gelişiyle herkesin gönlünde eskisinden çok farklı bir taht kurduğunu” ifade etmiyor mu?

Bu İlhami Yangın denen kişi iddianamede bangır bangır Aydın Doğan ve Uğur Dündar’ın ne kadar koftiden adamlar olduğunu iddia ederken Mr. Dündar neden aradaki bir minik noktaya takılıyor ki? Madem bu kadar alıngan, diğer noktalara neden dokunmuyor ki?

Yoksa Doğan görünümlü Şahin emir mi verdi? “Olm paçamız tutuştu, feci geliyolar üstümüze, sonumuz Cem Uzan’dan beter olacak halimiz, fırsat bu fırsat, ajitasyonu yer bu millet, çık haber sunarken ağla, bağır çağır, daha bi’ sevsinler seni, hem de dikkatleri başka yöne çek,” gibisinden bir şeyler mi söyledi?

Ben bilmeeeemm… Ergenekon yurdun adı, Asena kurdun adı derlerdi eskiden, şimdi Ergenekon terörün adı, Asena dansözün adı olmuş, karışmıyorum bu geyiklere.

Ama tutup da “vay 66 yaşında adama bunlar yapılır mı, ağlayacak lan nerdeyse, yazık ya, üstelik çok dürüst adam, adı hiç yolsuzluğa karışmadı,” derseniz karışırım. Eşek olmayın lan! İddianamenin tamamı her gazete sitesinde var, 10 dakikalık gazete okuma sekansınızda 2 dakika metin okuyup 8 dakika uyduruk foto galerilerini gezeceğinize gidin okuyun, sonra konuşun.

Adı yolsuzluğa karışmamış. Vay be! Adamın çalıştığı medya grubu Türkiye’yi yıllardır birbirine düşüren medya tekeli değil mi kardeşim? Madem her yolsuzluğun üstüne giden süper bi’ adamdı, neden Doğan Grubu’nun yediği naneler hakkında bir tanecik haber yapmadı?

Ulan bu ülkenin arkasında dönen dolapların sayısı, yenen bokların kilosu belli değil. Uğur Dündar bugüne kadar hangisiyle ilgilendi bunların? Aydın Doğan’ın geçinemediği hükümetlere saldırmaktan ve pastanelerde, fırınlarda böcek avlamaktan başka bir habercilik başarısı mı var? Ha bir keresinde helikopterden gemiye atlamıştı, neden böyle fantastik bir hareket yaptığını unuttum ama o gazetecilik başarısı falan demişti.

“Sayın seyirciler, görüyorsunuz size bok böceği yediriyorlar! Ne geziyo lan bu böcekler burda?” (Bu esnada diğer kanallarda hortumlanan bankalar, içeri atılan işadamları, kafasına anayasa yemiş bir başbakan ve Rahşan krizi haberleri vardır.)

“Sayın seyirciler, irtica fena ilerledi, cumhuriyetin bölünmez bütünlüğü tehlikede, irticacılar çok rerörerö” (Bu esnada diğer kanallar ekonomiden, gelişen diğer ülkelerden falan bahseder.)

“Sayın seyirciler, çok dürüstüm, o kadar dürüstüm ki anlatamam. Dürüstlük süper bişey, forza dürüstizm!” (Bu esnada diğer kanallar “biz dürüst değiliz, arkanı dönme çakarız,” der. Demez tabi lan, dürüst olan adam ben dürüstüm demeye neden ihtiyaç duysun? Tutup da buradan medyaya dürüst dediğimi çıkarmayın ha, öyle bir gazetenin ömrü sadece bir kelebek için uzun olur.)

1. İki lafından biri dürüstlük olan adam dürüst değildir.

2. Aydın Doğan’ı savunan adama dürüst denemez.

3. Bu “dürüst” adam, elindeki iddianameyi haber olarak okuması gerekirken tek kelimeye takılıp konuyu saptırdı. “Vaktinizi almamak için devamını okumuyorum” dediği yerde, “para karşılığında Uğur Dündar’ın programına çıkıp Çiller’e iftira attım” diye bir paragraf var. Bu mu lan dürüstlük?

(Yav o değil de, argo kültürüm geniştir diye bilirdim. Bir adama “karını Brezilya’da görmüşler” demek başka anlamlar falan mı ifade ediyor? Bizimki şu sıralar Miami’de, bi sakatlık çıkar mı hacı?)

Bookmark and Share

16 Yorum

bosbogaz  March 26th, 2009 tarihinde demis ki;

basindan sonuna kadar katiliyorum

Altay Esiroglu  March 26th, 2009 tarihinde demis ki;

Süper bir video olmuş. Bence devlet buna bi şey yapması lazım.

İşin daha ilginç tarafı iki gün önce salladığı başbakan için süper cümleler kurdu uğur dündar. “kalbinin temizliğine inandığım sayın başbakan…”
“Dürüstlüğüne güvendiğim sayın adalet bakanı…”
utanmasa bütün kabineyi yalayacaktı ama süre yetmedi galiba.
“Gelin öldürün beni!” diye bağırması da çok hoştu, hastası oldum.
Durdurun dünyayı inecek var!

buyukkay  March 26th, 2009 tarihinde demis ki;

Uğur dündarın yediği naneleri burda saymaya kalksak yaşlanırız. bir örnekle yetinmekistiyorum: bu adam ( uğur dündar) , şerafettin yardımedici adındaki bir adamı kadın tuzağına düşürerek gizli kamerayla millete afİşe etti. kişilik haklarını hiçe sayarak ve tuzak kurarak. ve o adam bu haberden sonra “intihar” etti. ultra dürüs uğur dündar sebep oldu bu adamın ölümüne. ve o zmanlar bu adam hem savcı hem hakim hemde infaz memuruydu…. atalarımız boşuna dememişler……EDEN BULUR….

BZeybek  March 26th, 2009 tarihinde demis ki;

Oh be,sonunda!!!! kafasi calisan,arastiran,akli selim bir insanin yazdigi yazi. keske herkes gercekleri bu kadar net gorebilse…kici her sıkıstıginda laiklik elden gidiyor diye böguren salaklar,hic bir seyin elden gittigi yok,sizin saltanatiniz haric…

Princess  March 26th, 2009 tarihinde demis ki;

Gerçekleri bu kadar açık yazan bir başka yazıya daha rastlamadım, editörü tebrik ediyorum. Hem cesareti, hem de gerçekleri görebilme yeteneğiyle örnek bir yazıyı kaleme almış. Okuyan ve araştıran insanları kandırmak böyle ağlamakla, onun bunun vicdanına seslenmekle mümkün olmaz. Gerçekleri gören herkese teşekkürler…

mhasan  March 26th, 2009 tarihinde demis ki;

bravo

ismail bal  March 27th, 2009 tarihinde demis ki;

Uğur Dündar denen ne idüğü beirsiz k derinlerin adamı olduğu belli. Ama ne kadar derinlerden olursa olsun O’ nunda ipliği pazara çıkacak. Türk Halkını nasıl dürüst, vatansever ayakları ile kandırdığını derinlere çok özelçalıştığıı en safı da görecek inşaallah. teşekkürler

Cem Gezmis  March 27th, 2009 tarihinde demis ki;

takdir ettim.

Vatandaş  May 16th, 2009 tarihinde demis ki;

Uğur Dündar’ı üzmüşler :( yazınızı baştan sona okudum. Derken ben bu yazıyı benzer şekilde nerede okumuştum diye düşündüm. Sonunda, 15/05/2009 Cuma tarihli VAKİT gazetesinde okuduğumu hatıladım. Hem serdar Arseven, hem de Hasan Karakaya aynı yazıyı yazmışlardı. Yukarıda bulunan yazıda aynı şekilde. Ya vakit sizden aldı, ya da siz vakitten…
Sanırım kuyudan bu taşı çıkarmak gerekiyor mu ona da deliler olarak siz karar verin. Yalnız alıntı yazılarda kaynak göstersek İYİ BİR DELİLİK yapmış olur muyuz bilmem.

Akay Perker  May 16th, 2009 tarihinde demis ki;

Baştan sona okuduğunuzu iddia ettiğiniz yazının hemen sol tarafında bir tarih ibaresi bulunuyor.

Antik Maya takvimlerini inceleyerek ulaştığım bilgiler sonucunda, 26.03.2009 Perşembe’nin 15.05.2009 Cuma tarihinden önce geldiğine kanaat getirdim.

Hasan Karakaya ve Serdar Arseven’in BENDEN 3 AY SONRA neler yazdığını görmek için Vakit’in sitesine girdim ama sağolsunlar yazıları o kadar kıymetli ki, üye olmadan okumaya izin vermiyorlar. Buna da şükür, en azından başlıkları gördüm.

Onlar buradan bir şeyler kopyaladı mı kopyalamadı mı, bilemem. Siz sanırım sıkı bir takipçisisiniz Vakit Gazetesi’nin, bir zahmet onlara sorun da hep birlikte aydınlanalım.

Bundan sonra yazılarımın altına “KAYNAK: 3 AY SONRAKİ VAKİT GAZETESİNİN HERHANGİ BİR SAYISI” şeklinde kaynak belirtmeye karar verdim. Umarım iyi bir delilik yapmış olurum.

refaettin  May 26th, 2009 tarihinde demis ki;

senden allah razi olsun ,cok guzel bir yazi,allah turk milletini bu turlu parazitlerden kurtarsin

AMIN

ersien  June 16th, 2009 tarihinde demis ki;

Güzel yazı olmuş elinize sağlık. Aslında fazla Tv izlememek gerek. Harbi bak, fazla bilgisayar az Tv. Hem bu tipleri görmemiş olursunuz. Star Tv yi Tv den kaldırsak mı ne yapsak sırf bu adama rastlamamak için?

Mehmet  July 11th, 2009 tarihinde demis ki;

elinize sağlık

vatandaş  July 18th, 2009 tarihinde demis ki;

hem uğur dündar’a diyosunuz eleştirmeye gelemiyor.hemde vatandaş ın biri size yazınıza vakit gazetesinden alıntıdır.diye eleştrince dayanamıyorsunuz.ilginç..herkim olursa olsun uğur dündar dürüstte olsa ki öyle.olmasada etik olarak insanın ailesi hakkında ve çirkince idda ortaya atmak doğru değildir.uğur dundarın bu şekilde tepkiside normaldir.uğur dündar sadece pastanelerde böcek kovalamadı yakın bir takipçisi olmadığınız belli.kusura bakmayında insan o şekilde iftiraya maruz kalsa kim olursa olsun normalmiş gibi davranamaz.

billur definition  July 29th, 2009 tarihinde demis ki;

@vatandaş;

akay hocam size vakit gazetesinden herhangi bir kopyalama veya esinlenme olmadığını yüzde yüz bir kaynakla ispat etmiş. herhalde bu ironik yaklaşımlı ispatın verdiği kuyruk acısından olsa gerek, sizin gibi sadık bir vakit gazetesi okuyucusunu, uğur dündar gibi bir yalakayı, yalamaya sevk etmiş. yazık!

Hande  August 28th, 2009 tarihinde demis ki;

brezilyada ne var ki? kadın başka memlekete tatile mi gitmiş ne olmuş ki ..anlamadım ..neyse.. bu arada uğur dündar sadece böcekleri açığa çıkarmıyor filmi de var birtane adile naşitle oyuncu da aynı zamanda..

Simdi de sizi dinliyoruz