Yayın ahlakı ne lan?

Hürriyet MaxBugün arkadaşlardan biri bir link gönderdi. “Abi,” dedi “habercilik başarısı budur!”

Girdim baktım, gerçek bir habercilik başarısıydı. Elbette başkasından değil, her zamanki gibi Türkiye’nin en büyük gazetesi Hürriyet’ten. Bu gazetenin başarılı haberleri genelde herkesin bildiği sıfatsız mankenlerin seksi resimlerini bulmaktır ama bu seferki gerçek bir başarıydı. Hürriyet bile uygun başlık bulamamış ve “Bu kızlar bildiğinizden çok farklı” başlığıyla sunmuştu haberini.

Peki neydi haberin içeriği? Yaşları 16-17 civarındaki kız çocuklarının internetten derlenmiş fotoğrafları.

Sizce de bomba bir haber değil mi? Başka hangi gazete size bacak kadar çocukların çıplak resimlerini “bu kızlar çok farklı” diye sunabilir?

Hadi ama, çocuk pornosu demeyin, porno yok. Kızların göğüs uçlarını sansürlemişlerdi. Çıplak göğüslerinin uçları sansürlenen 17 yaşında bir kız çocuk pornosunun kurbanı sayılamaz ki.

Hürriyet MaxBüyük hali için resmin üzerine tıklayın.

Biraz önce baktım ki, bir internet kullanıcısının uyarısı üzerine kaldırmışlar küçük kızların resimlerini. O kişi ve Fatih Çekirge arasındaki e-mail trafiğini buradan okuyabilirsiniz.

Fatih Çekirge’nin yazdığı e-mail, internet kullanıcılarının ne kadar aptal yerine konduğunu da gösteriyor. Yakaladığınız için sildik, biz yine çıplak fotoğraflar doldurmaya devam ederiz, reklam tıklamasından para kazanırız, siz yakalarsanız sileriz. Yakalamadığınız sürece otuzbire devam.

Peki, aptalız ve kabul ettik bu kabahatten büyük özrü. Bir gazetenin sitesindeki her türlü yayın gazetede de rahatlıkla yayımlanabilir. Gazetede bu kadar rahat olabiliyor mu Hürriyet? Okumadığım için bilmiyorum, belki de rahattır. Hürriyet benim evime en son evi boyamaya gelen boyacıyla gelmişti. O da yere yayıp zeytin ekmek yemişti üzerinde. Belki tuvalette başka şeyler de yapmıştır, bilemem.

Bu haber (!) gazetede yayınlansaydı kimse görmeden silebilecekler miydi? Nasıl duracaklardı arkasında? Ne diyeceklerdi o pek bir aydın takılan okurlarına? Yoksa Hürriyet okurlarının aydınlığı amatör porno ve otuzbir üzerine mi sadece?

Çıplak çocuk resimlerine yeterince bakıp hepsini bilgisayarıma kaydettikten ve Aydın Doğan’ın bize verdiği nimetleri düşünerek otuzbirimi çektikten sonra sitenin diğer sayfalarını dolaşmaya başladım.

Meğerse bu site yeni açılmış. Hürriyet Gazetesi’nin internet sitesini hazırlayanların elindeki arşiv o siteye sığmaz olunca, Hürriyet Max diye yeni bir site açmışlar. Sitenin tek işlevi, erotik resimler yayınlamak.

Ana sayfaya bakıyor ve haber başlıklarını atlamadan yazıyorum:

1. En muhteşem 50 – 50 kadının bikinili fotoğrafları.

2. Transfer borsası kızıştı – Futbolcu fotoğrafları.

3. Türkiye güzeli futbolcuları kızdıracak – Bir kızın fotoğrafları.

4. O artık Amerikalı – Acun Amerika’ya gelecekmiş, onun fotoğrafları.

5. Bu klip çok konuşulur – Zerrin Özer’in kombinezonlu fotoğrafları.

6. Justin’in son gözdesi – Justin Timberlake’in yattığı kızların bikinili fotoğrafları.

7. Fragmanı bile kırıp geçirecek – Hedef kitleye uygun Recep İvedik 3 fragmanı.

8. Tara Reid Playboy’a soyundu. – Playboy’dan fotoğraf araklamaca.

9. En seksi ağır siklet boksörü – Rus boksör Natalia Ragozina’nın bikinili fotoğrafları.

10. Dekoltenin kitabını yazdılar – Boşluk doldurmak için isimsiz çıplak fotoğraflar.

Bunlar manşetten verilenler.

Aşağı doğru ilerliyorum, yine aynı tarzda, sadece ve sadece kadın vücudu gösterebilmek için oluşturulmuş galeriler. Eğer bir paragraf yazı yazmaları gerekirse, onu da resimlerin altına serpiştirmişler ki bir 10 cümle okumak isteyen 10 sayfa gezsin, sayfa gösterimi artsın.

Yani Hürriyet Gazetesi abazanlıktan öylesine kudurmuş ki, çıplak resim yayınlayabilmek için ekip kurmuş, site açmış.

Bu site için çalışanların nasıl insanlar olduğunu merak ediyorum. Gerçekten, bir gün gidip tanışmak istiyorum. Çünkü siteyi gezince diğer eli meşgul olduğu için klavyeyi tek eliyle kullanan, sivilceli ve gözlüklü ergen çocuklar geliyor aklıma. “Oha karıya bak mutlaka siteme koymalıyım, Google reklamlarından orospuya gidecek kadar para kazanırım” diyen çocuklar.

Çünkü hiç ama hiç fark yok. Hürriyet Max’in sitesinde de Google AdSense var ve yayın ilkelerine uygun olarak, sadece “evli bayanlarla sohbet, ateşli arkadaşlar, ateşliyim seni bekliyorum” türünde sex partner sitesi reklamları çıkıyor.

Sitenin altından ne zaman MSN penceresi taklidinde bir banner çıkıp “Arzu size bir mesaj gönderdi” yazacak diye bekledim. Çıkmadı. Sanırım kodları yanlış yerleştirdikleri için çalışmıyor.

Sitede ne bir künye var, ne siteyle ilgilenen herhangi birinin adı. Ve eminim ki, görevi internetten çıplak kadın resimleri bulup bu siteye koymak olan adamlara meslek sorsak gazeteci olduklarını söylerler. Bu mudur lan gazetecilik dediğiniz? Bu mu sizin adamlığınız?

İsmini bile bilmediği kızın çıplak fotoğrafını “karıdaki göte bak, bulamazsın başka yerde” dercesine sitesinde yayınlayanın bırak gazeteciliğini, adamlığından, insanlığından şüphe ederim ben.

Yayın ahlakınıza tüküreyim sizin.

(Buraya yazıp görsel olarak da onların logosunu kullandığım için sevinmişlerdir şimdi. Ne de olsa reklamın iyisi kötüsü olmaz.)

Ebeveynlere uyarı: Çocuklarınızın internete koyduğu fotoğraflara dikkat edin. Yoksa çocuğunuz bazı sapıkların gözüne güzel görünebilir, Hürriyet Gazetesi de o fotoğrafları para kazanmak için kullanabilir. Bunlar bir ara şöyle bir söz vermişlerdi ama sözlerini tutmadılar, dikkatli olun.

Bookmark and Share

8 Yorum

bosbogaz  December 24th, 2009 tarihinde demis ki;

Bu sizin soylediginiz gibi birkac abaza gazetecinin isi degil bence. Keski oyle olsaydi. Adamlar isten atilir gazete rayina girerdi. Ben bu tur resimlerin bilincli bir sekilde yayinlandigini dusunuyorum. Bir felsefe bu onlar icin. Amac insanlarin ahlaki degerlerini asindirmak.

SELVAN  December 24th, 2009 tarihinde demis ki;

***
Niye şaşıyorsunuz süpriz değil ki bunlar? Şu yazıyı okuyup ‘aa ne doğru yazmış’ diyen beyefendiler(!)den tıklayan olmadı mı sanki? Dürüst olmak lazım; tamam Türkiye’de kirli tezgahlar kuran, kolları dışarıda pekçok ‘yarasa’ var. Ama bunlara TALEP de var.. Otobüste, vapurda .. heryerde ‘arka sayfa’ röntçülerini görmek mümkün.
Çalıştığı Yayın Grubuna sıradışı fikirleriyle ters düşen (bir rivayete göre de bu sebeple suikaste uğrayan) Rahmetli Boran Kaya’nın, -hangi kültür seviyesinde olursa olsun- Erkeklerin ‘Kadına bakışı’ konusundaki itirafları geldi aklıma..
Hele ‘SON’a doğru yaklaştığımız şu devirlerde…

Albatros  December 24th, 2009 tarihinde demis ki;

@Selvan
Bu yaptığınızı “Kadınların erkeğe bakışı” olarak değerlendirirsem sizin düştüğünüz yanlışa düşmüş olurum. Bu olsa olsa “Selvan’ın erkeğe bakışı olarak değerlendirilebilir.
En ciddi konularda bile böyle sulandırma ancak bizde olur.
Hürriyet gazetesi gibi bir dev çocuk pornosu yayınlıyor, tartıştığımız şeye bakın hele.

SELVAN  December 25th, 2009 tarihinde demis ki;

@Albatros

Türkiye’miz Kolları dışarıda olan bir Canavarla cebelleşirken; içteki bozulmanın da buna zemin hazırladığını anlatmaya çalıştım. Şu ya da Bu değil; Dansöz seyreden Bayan da, bu tip fotolara ‘hasta’ olan Bay da..
Kimsenin ‘Fikri’ tartışma konum değildir..
Kabullenemediğimiz yanlışlarımız da ‘Mutlak Gerçek’i değiştirmez maalesef..

Akay Perker  December 26th, 2009 tarihinde demis ki;

Bunları yazmama şaşırmanıza şaşırdım. Elbette yayıncılık anlayışları bu. İnsanların değerlerini aşındırmak gibi küçük bir hedefle ilgilendiklerini düşünmek komik gelse de, yapmaya çalıştıkları bu.

SELVAN demiş ki, talep var. Doğru, talep var. Fakat arz olmasa talep olmaz. Bir malı sunmak için önce piyasa araştırması yaparsınız, talep olacağını görürseniz sunarsınız. Pornografiye talep olacağını bilmek için piyasa araştırması yapmaya da gerek yok, sonuçta gayet ilkel, içgüdüsel bir durum bu. Onlar da bu tip yayınlar yapa yapa talebi iyice patlattılar.

Belki komik gelecek söyleyeceklerim, fakat bu talebi değiştirmenin mümkün olduğuna da inanıyorum. Medya ne verirse onu yer halk. Eğer 5 kanal gerzek diziler yayınlarken bir kanal çıkıp düzgün bir yayın yapmaya kalkarsa onu kimse izlemez. Ancak tüm kanallar düzgün yayın yapmaya başlarsa televizyon izleyicisi “düzgün” kabul ettiğimiz yayınlara da alışır, izler.

Bugün izlediği kadar çok izlemez, sabahtan akşama kadar TV karşısında oturmaz belki, oturmasın zaten. Medyanın istediği şey ise, halkın TV karşısında oturması. Düşünme, okuma, gezme, sadece TV seyret. Okuyacaksan gazete oku. Çünkü gazetede de TV’deki yayının aynısını yapıyor adam.

O kadar alıştılar ki gazetelerde okuduklarına, bugün farklı bir gazetede doğru bir şey bile yazılsa, sırf Hürriyet gibi denyo gazeteleri savunmak için doğruya yanlış derler.

Bakmayın burada eleştirdiğimize, Türk medyası işine geleni yapıyor. Aptal insanlara istediklerini vererek işine geldiği gibi yönetiyor, bırakır mı hiç :)

bosbogaz  December 26th, 2009 tarihinde demis ki;

“Bir malı sunmak için önce piyasa araştırması yaparsınız, talep olacağını görürseniz sunarsınız.
Kafasinda porno olan bir vatandas, durtuleri tatmin icin hurriyet gazetesine gitmez herhalde. Internet sadece porno ozelligi olan sitelerle dolu.
Uyusturucuya alistirmak icin kucuk dozlarda uyusturucuyu bedava ogrencilere dagitan uyusturucu tuccarlarina benzetiyorum ben hurriyeti. Haber okumaya gelen birinin nefsini durtuklemek amac. Kapi aralamak, pencere acmak, suur altina mesajlar gondermek. Turkiye’de en cok satan gazetelerden biri bunu yapiyor. Yazik…

YELDAAAA  January 20th, 2010 tarihinde demis ki;

arz talep

Aykut  February 23rd, 2010 tarihinde demis ki;

Hahaha :D Arzu yeni bir mesaj gönderdi :D Mükemmel bir üslupla yazılmış mükemmel bir yazı.

İngiltere’de günde kişi başına bilmemkaç gazete düşüyor da Türkiye’de 31 insana bir gazete düşüyor gibi laflar ediyorlar bir de. Böyle gazeteleri mi alacağız tabi ki gazete satılmaz bu ülkede. Gerçi böyle diyorum da en çok satılan gazete Posta Gazetesi. Gerçek haberlerle dolu bir gazete yapılsa kaç kişi satın alacak, 3 Posta 5 Posta, idiot bu millet. Bu millet derken bütün insanları kast ediyorum, İngiltere’nin gazeteleri de çok farklı değil. İnsanlık Idiocracy’ye gidiyor gerçekten.

Simdi de sizi dinliyoruz